| 
Almanya bağlantılı Deniz Feneri soruşturmasında 24 kişi örgüt kurmaktan, 10 kişi üyelikten takipsizlik aldı. Cumhuriyet/Ankara Bürosu- Almanya bağlantılı Deniz Feneri soruşturmasında “nitelikli dolandırıcılık” yapmaktan da tutuklanan eski RTÜK Başkanı Zahid Akman ve Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman hakkında, bu suçtan dava açılmak bir yana, takipsizlik kararı dahi verilmediği ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında 10 kişi örgüt kurmaktan, 24 kişi ise örgüt üyeliğinden takipsizlik kararı aldı. Akman “3 numaralı”, Karaman ise “20 numaralı” sanık olarak yer aldı. 

Deniz Feneri Soruşturması’nda Bakan’ın koruma müdürü ile başlayan ve Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Karaman’a kadar giden telefon zinciri ortaya çıktı. ANKARA – Deniz Feneri soruşturmasında yeni savcılar “örgüt” ve “köstebeğe” takipsizlik kararı verirken dava dosyasından çıkan telefon görüşmeleri; şüphelilerin, işyerlerinde yapılacak aramayı önceden öğrendiklerini ortaya koydu. Kanal 7 Yönetim Kurulu üyesi İsmail Karahan’ın sekreteri, 16 Ekim 2009’da yapılan aramadan bir gün önce, şüphelilerden Mehmet Sıddık Balıkçı’ya, patronunun “İşyerinde kayıtlı olan bir şeyler varsa onların hepsini ortadan kaldırmanızı istiyor (Karahan’ı kastediyor). 

Deniz Feneri davasında savcılık 20 şüpheli hakkında, 526 sayfalık iddianame hazırladı. İddianamede, 20 şüpheli hakkında, “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” suçlarından takipsizlik kararı verildi. ALMANYA’daki Deniz Feneri e.V. Derneği’nin Türkiye bağlantılarının araştırıldığı, 2008 yılından bu yana süren soruşturma tamamlandı. Savcılık, Almanya’daki dernek aracılığıyla Türkiye’de 41 milyon Euro’luk yolsuzluk yaptıkları iddia edilen eski RTÜK Başkanı Zahid Akman ile Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’ın da aralarında bulunduğu 20 şüpheli hakkında, 526 sayfalık iddianame hazırladı. 

Deniz Feneri soruşturmasında hazırlanan iddianamede sona yaklaşılırken Almanya’dan getirilen dosyanın içinden önemli bir belge ortaya çıktı. ANKARA – Buna göre, Zekeriya Karaman ve ekibinin Almanya’da kurduğu Euro 7 şirketinin 1 milyon Avro kredi başvurusunu değerlendiren Vakıfbank Frankfurt Şubesi, “Euro 7 tarafından kurulan Deniz Feneri Derneği’nin hesabı bizdedir” notunu düştü. 

Frankfurt 29. Ceza Mahkeme Hakimi Klaus Wienz, “Frankfurt Mahkeme Başkanlığı Türkiye’deki Deniz Feneri savcılarının görevden alınmasından sonraki durumu değerlendirecektir” açıklamasını yaptı. İstanbul- Gazeteport’tan Safile Usul’un haberine göre, Türkiye Deniz Feneri davasında görevli savcılar Nadi Türkaslan, Mehmet Tamöz ve Abdulvahab Yaren’in sanıklar aleyhinde düzmece delil oluşturma suçlamasıyla görevden alınmasının ardından Deniz Feneri davasının bundan sonraki süreçte nasıl yürüyeceği kamuoyunda merak konusu olmuştu. 
 Sabahattin Önkibar Deniz Feneri davasında kesinleşmiş bir yargı hükmü var ki kararın doğruluğunda zerre tereddüt yok. Niçin mi? Davayı gören Alman mahkemesidir ve o mahkemenin birilerine kollaması ya da hedef alması düşünülemez. Dahası, mahkemede yargılanan Deniz Feneri sanıklarının kendi el yazıları ile yazdıkları itirafnameler var. İşte gerek o itirafnameler gerekse de Alman yargısının verdiği hükme göre Deniz Feneri’ndeki zekât hırsızlığında gerçek failler Türkiye’de… Fail olarak işaret edilen iki isim ise Zahit Akman ile Zekeriya Karaman’dır. 

Almanya’da faaliyet gösteren Deniz Feneri e.V. Derneği aracılığıyla Türkiye’de faaliyet gösteren Kanal 7 televizyonu başta olmak üzere bazı şirketlere yasadışı yollardan para transferi yapıldığı iddiasıyla açılan soruşturma kapsamında yaklaşık 3 ay tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılan eski Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Zahid Akman, Kanal 7’de kendisine ofis açtı. Ancak bu durum ”Kamu Görevlerinden Ayrılanların Yapamayacakları İşler” hakkındaki yasaya aykırı. 
| |