Gençliğe hitabe

Yılmaz Özdil

Gençliğe hitabe ayet midir?

Hâşâ…

Ama, Allah’ın ilk emri ne?

Oku!

*

Okumak lazım.

*

Birinci vazifen “bağımsızlığı korumak” diyor. Çünkü, varlığın “bağımsızlığına bağlı” diyor. Manevi “hazine”ndir, “güven kaynağı”ndır diyor. İlerki yıllarda, seni bu hazineden yoksun bırakmak isteyecek “kötü”ler olacak… Bu kötüler, dışarda da olacak, “içerde” de olacak diyor. Geleceğine kıymak isteyen bu tipler “eşi benzeri görülmemiş galibiyetlerin” temsilcisi olabilir… Sakın ola şartlar elverişsiz filan diye düşünme, elini taşın altına koymaktan çekinme, savun diyor. 

Siyasetin yargısallaşması: Bu savaşı kim istiyor?

Ali Topuz

Yargıda iki sonuç var: Ya kazanır, ya kaybedersiniz. Ya beraat, ya mahumiyet. Siyasetteyse üçüncü bir sonuç var: Uzlaşma. Siyasi sorunları yargıya havale etmek, “Uzlaşmıyoruz, savaşacağız” demek.

“Yargı siyasileşmemeli. Partizanlaşmamalı.” Yaygın bir motto. Bunun tehlikeli olduğu, işte, adalet duygusunu yok edeceği filan söylenir. Doğru da. Fakat bugün, daha büyük, daha tehlikeli bir sorun yok mu? Yargının siyasileşmesi değil de siyasetin yargısallaşması, yargısallaştırılması sorunu.

Darbe sonrası yargılamalar, İstiklal Mahkemeleri, Dersim yargılamaları bu tarzın tarihteki en bilinen örnekleri.

Futboldaki kaosun müsebbibi Başbakan’dır çünkü ….

Sabahattin Önkibar

Şu hakikati bir kez daha hatırlayalım:

Bu ülkede Tayyip Erdoğan’a rağmen bir şey olmaz, olamaz…

Hele hele futbol gibi kitleler üzerinde müthiş etkisi olan bir alanda Başbakan’ın bilgisi olmaksızın yaprak bile kıpırdayamaz.

Buradan hareketle şike ve Aziz Yıldırım bağlamında yapılan dinleme faaliyetlerinden tutun sonrasındaki dava süreçlerine kadar her şey Başbakan’ın bilgisi dâhilindedir.

Dahası, güya özerk olan Futbol Federasyonu başkanlarını hiç kuşkunuz olmasın artık Tayyip Bey belirliyor.

Bitmedi, Kulüpler Birliği başkanları bile onun arzusu ile seçiliyor ki Yıldırım Demirören o şekilde göreve gelmiştir.

Zahit dışarı, savcı içeri

Sabahattin Önkibar

Deniz Feneri davasında kesinleşmiş bir yargı hükmü var ki kararın doğruluğunda zerre tereddüt yok.

Niçin mi?

Davayı gören Alman mahkemesidir ve o mahkemenin birilerine kollaması ya da hedef alması düşünülemez.

Dahası, mahkemede yargılanan Deniz Feneri sanıklarının kendi el yazıları ile yazdıkları itirafnameler var.

İşte gerek o itirafnameler gerekse de Alman yargısının verdiği hükme göre Deniz Feneri’ndeki zekât hırsızlığında gerçek failler Türkiye’de…

Fail olarak işaret edilen iki isim ise Zahit Akman ile Zekeriya Karaman’dır.

Taraf yazarından bomba iddia

Emre Uslu

Uludere köylüleri iki defa bombalanmış.

Taraf yazarı Emre Uslu, Uludere faciasında kaçakçılık yapan köylülerin bir değil tam iki kez bombalandığını yazdı.

Uludere’de kaçakçılık yaparken bombalanan köylüler bir değil tam iki kez bombalanmış. Bu iddianın sahibi Taraf yazarı Emre Uslu.

Uslu şöyle yazıyor:

– Uludere faciasıyla ilgili ayrıntılar ortaya çıkmaya devam ediyor. En son Heronların kaçakçıların yükleme yaptığı araçları gördüğü ortaya çıktı. Ayrıntılar bununla da sınırlı değil. Gelen bilgilere göre kaçakçılar bir saat arayla iki defa bombalanmış. İlk bombalama 19:45 civarında yapılmış. İkinci bombalama 20:30 civarında. Bu arada ilk bombalamadan sonra bölgede görev yapan bazı askerlerin ilgili sivil idarecilere ulaşmaya çalıştığı, telefonla bilgi vermek istemedikleri ve yüz yüze görüşelim dedikleri ancak bu süre içinde yüz yüze görüşemeden ikinci bombalamanın da geldiği belirtiliyor. 

Deniz Feneri’nde bir Kılıçdaroğlu detayı

Ezgi Başaran

Kemal Kılıçdaroğlu’nun üç yıl önce gösterdiği belgede de isimlerin ve adreslerin üstü ‘nezaketen’ kapatılmıştı.

Üç yıl kadar önce, Kemal Kılıçdaroğlu TBMM’de bir basın toplantısı düzenlemişti. Henüz o günlerde CHP grup başkanvekili. Koltuğunun altındaki mavi klasörlerle, retorik sorularla yolsuzluk ve usulsüzlük ifşaatları yapma maratonundaydı.

İşte yine öyle bir gün… Basın mensuplarına bir kâğıt gösteriyordu: Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği bir arama kararının fotokopisi. Fakat o da ne! Aramanın nedeni, aranacak kişi ve arama yapılacak evler ve diğer adresler gibi bilgilerin üstü kapatılmış. “Hamili çek gibi bir mahkeme kararı söz konusudur. Savcılar bunu açıklasın, Başbakan bunu açıklasın” diye ballandırıyordu Kılıçdaroğlu.

*** 

Yüz lazım doktor…

Bekir Coşkun

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Bekir Coşkun yazdı;

Yüz Lazım Doktor…

Aman doktor…

Canım doktor…

Bize de bir çare…

*

Yüz var mı?..

Yüz?..

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE