Çapsızlığı baş tacı etmiş ülke!

Cüneyt Ülsever

Ülkelerin en önemli sermayesi olan “insan sermayesi” 2007’den beri Türkiye’de çapsızlık yarışına çıkmış vaziyette.

Herkes bir adım öne geçip, “esas çapsız benim!” diye haykırmak derdinde.

İnsanlarla özel konuştuğunuzda başka türlü konuşuyorlar, resmi görüşleri sorulduğunda farklı tavır alıyorlar.

İkiyüzlülük hat safhada!

İşin özü şu:

Herkes bir kişiden (Recep Tayyip Erdoğan) çok ama çok korkuyor! İnsanlar var olma mücadelelerini korku üzerine kurunca kendisinden korkulanın zihin haritası ve tarz-ı siyaseti ülkenin zihin haritasını ve vatandaşlarının siyasi tavrını tarif ediyor. 

Beytüşşebap Kaymakamı Beytüşşebap’ı anlatıyor

Yılmaz Özdil

Beytüşşebap’a atandım…

Önce Diyarbakır’a geldim. 

Şırnak’a gidebilmem için Cizre’ye, oradan başka bir araçla Şırnak’a gitmem gerektiğini öğrendim. Karayoluyla gitmekten vazgeçtim. Diyarbakır kolordu’da üç-dört gün helikopter bekledim. Sonunda Sikorsky’yle hareket ettim. 

1.5 saat uçup, tümen’in pistine indim. Valilik binasına gittim. Vali beni kabul etti. Asla normal kaymakam gibi davranmamam gerektiğini, köy ziyaretleri yapmamamı, çünkü, devletin kırsalı tamamen terk ettiğini, il ve ilçe merkezinde tutunulmaya çalışıldığını söyledi. Kısacası, dost bilinen aşiretlerin dışındaki köyler, yollar PKK’nın hâkimiyetine bırakılmıştı. 

Allah aşkına inin o dağlardan!

Zeynep ÖZEL

Bu yazıyı kahvenizi içerek okuyorsanız eğer her şey bitmemiş demektir. Demek ki bu ülkenin Güneydoğusundaki savaş devam edecek ve siz kahvenizi yudumlarken, ölen gençlerin sayılarını okuyup, sayı aklınızda belirli bir rakamı geçince “vah vah tüh tüh” diyerek, elinize TV rehberini alıp, o günkü magazin programlarının listesine göz atacaksınız. Sonra, uzun süren Pazar kahvaltınızdan sonra yani-ki siz ona brunch diyorsunuz-, bu kez kedi dışkısından yapıldığından gramı bilmem kaç lira olan kahvenizi bir dost meclisinde içerken bu mesele üzerine acayip tezler üreteceksiniz, sonra da arkadaşlarınızla golf oynarken bir telefon gelecek size “oraya gidip dağda elinde kahve fincanı ile fotoğraf çektirsen ne afili olur” deyiverince ilk uçağa atlayıp soluğu Şemdinli’de alacak, elbette ki hayran olduğunuz tripleks yollarına, doğasına methiyeler dizerken, eskiden “sınır ve gümrük aşar gibi” geçilen köprüden Başbakanlık tarafından verilmiş basın kartınızla aşarken… 

Terörist Sever AKP Gölgesinde “30 Ağustos Zafer Bayramı”

Din-iman diye geldiler, kan emici vampirlere döndüler.

Terörle mücadele kanununda yaptıkları değişiklikle askerin elini-kolunu bağlayıp terörle mücadele edemez hale getirenler terörist faaliyetleri rahatlattı. Mafya devlet Amerika’nın tetikçiliğine soyunup Irak’lı Müslümanların önce canı, sonra namuslarının elinden alınmasına ortaklık ettiler. Irak’ın zenginliklerinin soyulmasına yataklık ettiler.

Onlar için El Kadı dost, El Beşir(eli kanlı katil) arkadaştı. İngiltere rehber, Pentagon sırtlarını dayadıkları güç merkezi,yani ağalarıydı.

Babalar gibi satmaya devam!

Ali Rıza İlgezdi

Bir önceki yazımızda; (CeHaPe) zihniyetinden ve (CeHaPe) zihniyetinin bu ülkede taş üstüne taş koymadığından dem vuran R. Tayyip ERDOĞAN’a 1923 – 1950 yılları arasında CHP tarafından yapılanları listeleyerek cevap vermiştik.

Yazıya gelen ilgi ve yorumların önemli bir kısmında “CHP yaptı AKP sattı; bunların da listesini görmek isteriz” talebi öne çıktı. Bu talep doğrultusunda AKP Hükümetleri tarafından 19.11.2002 – 31.10.2011 tarihleri arasında satılanların (özelleştirme adı altında) bir listesini okurlarımızla paylaşalım istedik… 

Cellâdın Taşeronu Olmak!

Banu Avar

Fransa, Birleşmiş Milletler’i 30 Ağustos’ta olağanüstü toplantıya çağırdı… Fransız Savunma Bakanı Jean-Yves Le Drian dün, Fransız televizyonlarına Suriye topraklarında oluşturulacak ‘uçusa kapalı güvenli bölge’ fikrini desteklediklerini açıkladı.

‘Celladının taşeron’u Türkiye’nin Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Batının Suriye’de ‘uçuşa kapalı bölge, ya da güvenlikli bölge için işaret verdiğini’ sevinçle açıkladı…

Biz bu filmi daha önce defalarca görmedik mi? Nedir bu sevincin sebebi! Bir ülkeyi yönetenler, param parça olacağına bu kadar sevinir mi?! Oluyor demek ki! 

Bizimle oynuyorlar

Can Dündar

Oyun, çocuk dünyasında gerçeğin yansımasıdır. Çocuk, hayatı oyun aracılığıyla algılar, büyüdükçe de oyunda öğrendiğini hayata geçirir.

Anlaşılan stratejistler de öyle…

Oyunla dünyayı algılıyorlar, sonra da oyunu hayata geçiriyorlar.

* * *

Hürriyet’te Tolga Tanış’ın Washington’dan verdiği haber, son dönem yaşananların en net izahı gibiydi.

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE