|  Mehmet Y.Yılmaz BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, “İnovasyon Haftası” etkinliklerinin açılış töreninde, bir süredir ağzına sakız ettiği Muhteşem Yüzyıl dizisine verdi veriştirdi. Önce “inovasyon” ne anlama geliyor, ona bir bakalım derim: İnovasyon, yeni fikirleri değer yaratan ürünlere dönüştürme işini tanımlamak için kullanılan bir kelime. Yeni bir ürün yaratarak bunu ticarileştirmek ya da önemli ölçüde değiştirilerek yenilenmiş bir mal ya da hizmet üretmek anlamına geliyor. Ve Başbakan, “inovasyon haftasında”, bu durumu teşvik etmek için neler yaptığını ya da yapacağını anlatmak yerine, bir televizyon dizisi ile uğraşıyor. 
 Barış Yarkadaş ANKARA – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geride bıraktığımız hafta CHP İstanbul Büyükşehir Grup Başkanvekili Fahrettin Kayhan ile Grup Sözcüleri Mehmet Yıldız ve Özgen Nama‘yı makamında kabul etti. Kılıçdaroğlu, hem CHP Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin çalışmaları hakkında bilgi aldı, hem de partisinin Kadir Topbaş‘ın hukuk dışı uygulamalarına karşı açtığı 107 davanın akıbetini öğrendi. Kılıçdaroğlu’nun açılan davalar hakkında yaklaşık iki saat süren bir brifing alması, İstanbul’a verdiği önemi gösteriyor. Kılıçdaroğlu, yapılacak olan ilk yerel seçimde İstanbul’da ciddi bir başarı kazanılamadığı taktirde, koltuğunu koruyamayacağını görüyor. Bu yüzden, İstanbul’daki rant ilişkilerini mercek altına alıyor. Seçim öncesi, partisinin bir yol kazasına uğramasını istemiyor. 
 Zahide Uçar 
Roma imparatoru Vespasion 50 bin kişilik, 80 kapılı devasa bir yapı olan Colosseum’u inşa ettirdi. Vespasion’un oğlu Titus Colosseum’u M.S 80 yılında tamamladı. Oturma düzeni toplumsal sınıflara göre ayarlanmıştı. Önler soylular için, en arkalar da köleler için ayrılmıştı. Ancak köleler, gösteriler başlamadan önce soyluların yerlerine bir süre oturarak taşları ısıtırdı! 100 gün ve gece süren açılış oyunlarında 5 bin hayvan ve yüzlerce insan kurban edildi. Beyaz adamın yeni arenası, yani Colosseum’u Ortadoğudur. 
 Emin Çölaşan Sevgili okuyucularım, Türkiye yağmalanıyor. Türkiye yandaşlara peşkeş çekiliyor. Hem de göz göre göre. Zannediyorlar ki bu düzen hep böyle gidecek, bu yağma hep devam edecek ve bunların hesabı hiçbir zaman sorulmayacak. İşte size son örneklerden biri. İstanbul’da AKP’li bir belediye var. Zeytinburnu Belediyesi. Bunlar geçtiğimiz kasım ayında bir karar aldılar ve belediyenin mülkü olan 3.859 metrekarelik bir taşınmazı bir başka yere devrettiler! Nereye: Deniz Feneri Derneği’ne! 
 Saygı Öztürk Yargıdaki atamalardan ilginç sonuçlar ortaya çıktı. Ergenekon, Balyoz ve Şike’ye bakan hakim ve savcılardan ceza verenler terfi etti. Tutuklamaları reddedenler alt göreve atandı. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) kararnamelerini incelediğinizde, ister istemez “özel yetkili hakim ve savcılar için ayrıcalık yapıldığı”, bazı davalarda görev alanların ödüllendirildiği gibi bir sonuç ortaya çıktığı kanısına varırsınız. 30 Kasım’da yayımlanan kararnameyle özel yetkili bir hakim ağır ceza mahkemesi başkanı, özel yetkili bir savcı başsavcı, üç savcı da başsavcı vekili yapıldı. Böyle önemli görevlerde bulunan hakim ve savcılar da yükselecektir. Buna kimse itiraz etmez. Ancak, “tutuklayanlar” yükseliyor, “tutuklamayan” adeta cezalandırılıyor kanısı yerleşirse adalet büyük yara alır, “HSYK’nın adaleti tutuklayan hakim ve savcılardan yanadır” yorumlarına da neden olunur. 
 Emin Çölaşan Sevgili okuyucularım, o hiç beğenmediğimiz, bazen haklı olarak aşağıladığımız Arap ülkeleri var ya!.. Onlar zaman zaman ayaklanıp başlarındaki diktatörleri alaşağı etmeyi başardı. Tunus’ta başlayan süreçle diktatörler devrildi ama onların yerine ne yazık ki yeni diktatörler geldi. Yenilerin en büyük ortak özelliği, İslamcı-şeriatçı olmaları. İşte karşımızda Mısır örneği duruyor. Mısır’da göstermelik seçimler yapıldı, şeriatçı Müslüman Kardeşler örgütünün başı olan Mursi isimli bir tiran işbaşına geldi. Ancak geldiği andan itibaren gerçek yüzünü gösterdi. Birkaç gün önce Başsavcıyı görevden alıp yenisini atadı. 
 Merdan Yanardağ Ülkede büyük bir sahtekârlık hüküm sürüyor. Çürüme, siyasi ahlaksızlık, ikiyüzlülük, yalancılık adeta kol geziyor. Bu duruma büyük bir akıl tutulması eşlik ediyor. Ülkede yaşanan süreç, bütün göstergeleri ve fiilleriyle yeni tipte bir darbeye, faşizan polis devletine ve tarihsel bakımdan gericileşmeye işaret ederken, yaşananlar büyük bir utanmazlıkla “demokratikleşme” ve “darbecilerden hesap sormak” şeklinde sunuluyor. Tarihi boyunca Kontrgerilla, darbeciler, gericiler ve işkencecilerle mücadele ederek özgürlük ve adalet mücadelesini sürdüren aydınlar, gazeteciler, akademisyenler ve politikacılar “Ergenekon Terör Örgütü” üyesi olmak suçlamasıyla tutuklandı, Türkiye’nin liberal demokratlarından çıt çıkmadı. 
| |