|  Mehmet Y.Yılmaz ADALET Bakanı Sadullah Ergin, hapisteki gazeteciler için şöyle konuştu: “Silahla soygun yapıp, adam öldürenleri ne olur Türkiye’nin önüne gazeteci olarak getirmeyin.” Bakan Ergin, Uluslararası Gazeteciler Komitesi’nin Türkiye’de 49 tutuklu gazeteci bulunduğuna ilişkin açıklamasını da şöyle değerlendirdi: “Ekimde 76 demişlerdi, 49’a indirdiler. Ben buradan ilan ediyorum, bu liste de inecektir. Bu liste içinde banka soyan, adam öldüren, gasp yapanlar da var.” Üzülerek söylemem gerekiyor ki Bakan Bey demagoji yapıyor. 
 Barış Yarkadaş Pazar ve salı günü kaleme aldığım iki yazı CHP içinde fırtına kopardı. O yazılarda, dört ana noktaya dikkat çekmiş ve şunları sıralamıştım:
İŞTE O GÜNDEM 1- CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, TOKİ’de yaşanan yolsuzlukların üzerine gidiyor ama partisinin bazı milletvekillerince engellenmeye çalışılıyor. 2- Enerji Bakanı Taner Yıldız hakkında verilen gensoru önergesinde, Enerji Komisyonu’nda bulunan CHP’li altı milletvekilinden hiçbirinin imzası yok. Gensoru görüşmesinin yapıldığı gün ise TBMM’de sadece 30 CHP’li hazır. CHP, kendi gensorusuna dahi sahip çıkamıyor. 
 Mehmet Türker İmam hatipli olmasa da “imam kültürüne” sahip olan ve ağlamasıyla ünlü Başbakan Yardımcısı Bursalı (Manisalı-Siirtli) Bülent, sulu gözlü, duygusal bir siyasetçi olarak bilinir!.. Oysa aynı Bülent, “Şeyini şey ettiğimin şeyi” vecizesiyle tarihe geçmiştir!.. “Şey” ne, “şeyi” ne ve Bülent, o “şeyi” nasıl “şey” ediyor?.. Bu, vaktiyle epey merak konusu olmuştu!.. * * * Meclis’teki bütçe görüşmelerinde ise Bülent’in bazı sözleri, TV dizileri ve filmlerde küçük yaştaki çocukların ahlakının bozulmaması, korku-şiddet etkisinde kalmaması için ekranda beliren +7 veya +18 yaş gibi uyarı işaretlerini gerektiriyordu!.. 
 Emin Çölaşan Sevgili okuyucularım, Tayyip çareyi artık takvim günlerine ve rakam oyunlarına sığınmakta buldu. Herkes aptal ya, herkes bu oyunları yutacak ve oynanan komediye inanacak! Bildiğiniz gibi, sürekli olarak dev eserlerin (!) açılışını yapıyor ve bunları ciddi ciddi anlatıyor. Dün aynı şeyi bir kez daha, devlet parasıyla yaptı. 10.10.2010… O gün güya 110 dev eseri açmıştı! 11.11.2011… O gün güya 111 dev eseri açmıştı! 12.12.2012… Dün bu kez 112 dev eserin açılışını yaptı! Bu atraksiyonu önümüzdeki yıl ne yazık ki yapamayacak çünkü 13.13.2013 diye bir tarih olmayacak. Onun da çaresini bulup takvime 13. ayı ekletmeyi başarırsa, vallahi onu bilemem! Ne de olsa dünya devidir, Allah’ın dünyamıza bağışladığı bir lütuftur ve takvimleri bile değiştirmeyi başarır. 
 Barış Yarkadaş CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, pazar gününden beri bu köşede ele aldığımız konulara ilişkin yazılı bir açıklama yolladı. Hamzaçebi, yazılı açıklamasında bazı bilgilerin ”eksik ve kamuoyunu yanlış yönlendirici nitelikte” olduğunu iddia ediyor. Biraz sonra Akif Hamzaçebi’nin açıklamasını okuyacaksınız. Yarın ise bu köşede Hamzaçebi’ye hem bizim, hem de partisinin milletvekilleri Aykut Erdoğdu ile Kamer Genç’in cevabı olacak… Bakalım o yazıdan sonra CHP yönetimi ne diyecek? 
 Ali Murat İrat CHP’li Hüseyin Aygün’ün Meclis’te cemevi açılmasına yönelik talebine Meclis Başkanlığı’nın verdiği yanıt büyük tartışma yarattı. Meclis Başkanlığı’nın “Aleviler camiye gitsin” önerisi neye işaret ediyor? Bu önerinin altında yatan nedenleri “Aleviliğin ABC’si” kitabının yazarı Ali Murat İrat’a sorduk… Bilindiği gibi CHP milletvekili Hüseyin Aygün Meclis’te bir cemevi istemişti. Meclis Başkanlığı ise , Alevilerin cami dışında ayrı ibadethanelerinin olmadığını söyledi bununla da kalmadı Alevilik için “İslam’ın bir alt yorumu” dedi. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Şimdi bütün bunları duydukça şunu anlıyoruz. Ebu Suud hala yaşıyor. Yani “Ebu Suud ölmedi içimizde yaşıyor”. Onu anladık anlamasına da Kanuni Sultan Süleyman nerelerde henüz onu göremedik. Ama ben onun da yakınlarda bir yerlerde olduğunu hissediyorum. O da yakında zaten kendini ifşa edecektir diye düşünüyorum. 
 Barış Yarkadaş Pazar günü kaleme aldığım “CHP’de ilginç şeyler oluyor”başlıklı yazının ardından yeni bilgilere ulaştım. O yazıda, CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu‘nun TOKİ‘deki yolsuzlukların üstüne gittiğini belirtmiş ancak partisindeki birkaç milletvekilince engellenmek istendiğini dile getirmiştim. Yazının henüz mürekkebi dahi kurumamıştı ki; Aykut Erdoğdu aradı. Erdoğdu, “Barış Bey, yazınızı okudum. Telefonum yazınızın ardından susmak bilmiyor. Sizden yanlış anlamaya açık olan bir hususu düzeltmenizi rica ediyorum” dedi. Ardından da şöyle devam etti: 
| |