
Mehmet Türker
İmam hatipli olmasa da “imam kültürüne” sahip olan ve ağlamasıyla ünlü Başbakan Yardımcısı Bursalı (Manisalı-Siirtli) Bülent, sulu gözlü, duygusal bir siyasetçi olarak bilinir!..
Oysa aynı Bülent, “Şeyini şey ettiğimin şeyi” vecizesiyle tarihe geçmiştir!..
“Şey” ne, “şeyi” ne ve Bülent, o “şeyi” nasıl “şey” ediyor?..
Bu, vaktiyle epey merak konusu olmuştu!..
* * *
Meclis’teki bütçe görüşmelerinde ise Bülent’in bazı sözleri, TV dizileri ve filmlerde küçük yaştaki çocukların ahlakının bozulmaması, korku-şiddet etkisinde kalmaması için ekranda beliren +7 veya +18 yaş gibi uyarı işaretlerini gerektiriyordu!..
Örneğin, CHP Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın sorularına cevap verirken, “Ben mahcup bir insanım, zarif bir hanımefendinin bana bakmasından sıkılabilirim” demesi, cinselliği çağrıştırabilirdi!..
* * *
Bülent bununla da kalmamış!..
Aylin Nazlıaka’nın kürtaj konusundaki tartışmalarda sarf ettiği “vajina bekçiliği” lafına da takmış!..
Diyor ki:
“Kürtaj meselesi konuşulurken siz öyle bir söz sarf ettiniz ki benim yüzüm kıpkırmızı oldu. Bir evli, bir bayan, çocuğu olan milletvekili kendisi ile ilgili bir organını nasıl böyle açıkça konuşabilir?”
Organ?..
Bülent o organa da takmış!..
Takmasının sebebi hemen cinselliğin, seksin aklına geliyor olmasından kaynaklanabilir mi?..
* * *
+18 devam ediyor:
Bülent‘in, TRT Genel Müdürü’ne “Al İbrahim senin ihtiyacın vardır” diyerek mesir macunu atmasını CHP Milletvekili Kamer Genç eleştirince, Bülent edep (!) dersi vermiş:
“Mesir macunu güç verir, sizin aklınıza hemen uçkur geliyor”
Yeme bizi Bülent!..
Kimin ne maksatla konuştuğunu biz iyi biliriz!
* * *
Cansız vitrin mankenlerinin üzerini “Aman çıplak” diye örten;
Atatürk Hava Limanı’ndaki Zeki Triko’nun bikini reklamını müstehcen bulup, “Hacılar istemiyor” diye kaldırtan zihniyeti tanımıyor muyuz?..
Yeme bizi Bülent!..
Bikinili kız afişinin kaldırılması da, cansız mankenin üzerinin örtülmesi de uçkur meselesi değil miydi?..
Bikinili kız afişini gören hacıların aklına uçkuru gelecek, aptesti mi kaçacaktı?..
* * *
Ya şeyini şey ettiğimin şeyi?..
Neyini nasıl şey edecektin?..
O zaman yüzün hiç de kıpkırmızı olmamıştı!..
Selami Öztürkaksilik çıkarıyor!..
Büyükşehir Belediyesi Kadıköy İskele Meydanı’nın düzenini bozacak, Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, “Atatürk heykelini kaldıracaklar” diye feryat ediyor!..
AKP’li Meclis üyesi, “Canım daha iyi bir yere koyarız” derken, Büyükşehir Belediye Başkanı Doktor Mimar, “Yok öyle bir şey” diyor…
Böylece, Atatürk heykelini kaldırmaya niyetlendikleri, Selami Öztürk‘ün ortalığı ayağa kaldırması üzerine geri adım attıkları ortaya çıkıyor!..
Göztepe Parkı’na cami yapılacak, Selami Öztürk, “Yeşil alanı ortadan kaldırıyorlar” diye harekete geçiyor!..
* * *
Selami Öztürk’ün daha önce de sabıkası var:
Mühürdar’a çıkışta şehirciliği altüst eden bir otel yapılıyor, itiraz ediyor!..
Selamiçeşme’de güzelim meteoroloji arazisine 45’er katlı dört ucube dikilecek, mahkemeye koşuyor fakat sonuç alınamıyor, binalar yükseliyor, rezidansların (!) satışı başlıyor!..
E, yeter artık!..
* * *
Belediye Reisi Doktor Mimar tabii bütün bu olanlara çok kızıyor!..
Çevrecinin daniskası (!) olan bir Başbakan var, o bunları kafaya takmıyor da Selami
Öztürk’e ne oluyor?..
Başbakan çevrecinin daniskası (!), ama İstanbul’da yeşil alan kalmadı!..
Belediye Reisi mimarlığın doktoru, ama tarihi yarımadanın arkasından üç ucube yükseldi tarihin siluetini mahvetti o seyretti!..
* * *
Direklere saksı koyup, duvarlara çiçek yerleştirmeyi çevrecilik sanan Tayyip Bey ile mimarlığın doktoru, her karış toprağa büyük bir hırsla alışveriş merkezi ve beton yığınlarının dikilmesini şehircilik zannetti!..
Selami Öztürk de Kadıköy’e sahip çıkıyor, aksilikler yapıyor!..
Ayıp valla!..











Bu konu hakkındaki yorumunuz