| 
 Mustafa Edib Yılmaz The Economist dergisi 2015 yılı için hazırladığı Demokrasi Endeksi’ni açıkladı dün. 167 ülkenin değerlendirildiği listede Türkiye, 10 üzerinden 5,12 puan alarak 97’nci sırada yer bulabildi kendine. Mayıs 2014’ten bu yana askeri cunta tarafından yönetilen Tayland da 5,09 puanla hemen Türkiye’nin arkasında 98’inci oldu sıralamada. Her iki ülke de ‘kusurlu demokrasiler’ kategorisine dahi giremeyerek ‘melez rejimler’ arasında gösterildi bu puanlarla. Afrika kıtasından tam 13 ülkenin Türkiye’yi geride bırakması da dikkatlerden kaçmadı. Siyasi iktidara kucak dolusu alkışlar bizden! 
 Emin Çölaşan Sevgili okuyucularım, Türkiye Cumhuriyeti 1923 yılında kurulduktan sonra 12 cumhurbaşkanı gördü. Sırasıyla Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Celal Bayar, Cemal Gürsel, Cevdet Sunay, Fahri Korutürk, Kenan Evren, Turgut Özal, Süleyman Demirel, Ahmet Necdet Sezer, Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan. Cumhurbaşkanı sıradan bir siyasetçi değil devletin başıdır. Dolayısıyla kendi saygınlığını kendisi yaratır. Nitekim son cumhurbaşkanına kadar hep öyle oldu. Hiçbir cumhurbaşkanı başkalarına en ağır ve hakarete varan sözlerle saldırmadı, vatandaşlarla mahkemelik olmadı. Bir Atatürk düşünün, Çanakkale’de tümen komutanı olarak savaşırken binlerce Mehmetçik gözlerinin önünde şehit düşmüştü. Ama savaş bitince o günün düşmanları olan Anzak askerlerine cumhurbaşkanı kimliği ile seslenirken “Siz artık bizim evladımız oldunuz, analarınız gözyaşı dökmesin. Bizim vatan toprağımızda huzur içinde uyuyun” demişti. Devlet adamlığı işte budur. 
 Yalçın Doğan “Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde hakaret suçundan 1.359 dava talebi gelmiş, 545’i kabul edilmiş, hiç kimse tutuklanmamıştır. Buna karşılık Tayyip Erdoğan’ın bir buçuk yıllık süresi içinde 1.500 kişi davalı olmuştur, şu anda 400 dava talebi de beklemektedir”. (Filiz Kerestecioğlu Demir, İstanbul HDP milletvekili, 20 Ocak 2016, TBMM Tutanakları, s.3-4). Filiz Kerestecioğlu önceki gün Meclis kürsüsünden bu sözleri söylediği saatlerde, bir başka Filiz, Filiz Akıncı isimli bir yurttaşTayyip Erdoğan’a el hareketiyle hakaret iddiasıyla on bir ay yirmi gün para cezasına çarptırılıyor. Ertelenmeyen ceza paraya çevriliyor, yedi bin seksen liraya. 
 Yılmaz Özdil Ahmet Kiziroğlu açıkladı. Hakkari ve Şırnak taşınıyor. Hakkari, Yüksekova’ya gidiyor. Şırnak, Cizre’ye gidiyor. * Kentsel dönüşüm yani. * Cudi dağı için henüz kesin karar verilmedi, ya komple sökülüp Konya’ya getirilecek, ya da ikiye bölünüp Yozgat’la Çorum’a serpiştirilecek. Nusaybinliler Silopi’ye gidecek, Silopililerin nereye gönderileceği güvenlik zirvesinde çekilecek kurayla belirlenecek. 
 Mehmet Türker Ahmet Davutoğlu, Londra’dan açıklıyor, il ve ilçe merkezlerinde bir tek hendek ve barikat kalmayacakmış… Lafa bak, hizaya gel… Devletin öncelikli görevi o hendek ve barikatların hiç yapılamamasını sağlamak… İktidar çözüm, çözülme, açılım saçılım diye kulağının üstüne yatmış, terör örgütü bu aymazlığı fırsat bilerek il ve ilçeleri ele geçirmiş… Sen iktidar olarak önce bunun hesabını ver!.. * * * Önceki gün 6 şehit daha verdik… Ülke, her gün cenaze kaldırıyor… Şehit haberleri hukukta çok kullanılan “hayatın olağan akışı” haline geldi… Son 6 ayda ateşin düştüğü evlerin sayısını artık tutamaz olduk.. Aslan gibi vatan evlatları kahpe kurşunlara hedef olarak gencecik yaşta hayatını kaybetti… Feryat eden analar, eşler, kardeşler, evlatlar… İktidar oy hesapları yaparken, bedelini onlar ödedi!.. 
 Hasan Cemal Eyy diktatör bozuntusu! Şunu iyi bil. Ya tarafsızlık yeminine uyarsın ya da o yemindeki namus ve şerefsözünü çöp tenekesine atarsın. Ya Cumhurbaşkanlığı görevini anayasadaki tarafsızlık yeminine göre yaparsın, yani ‘namus ve şerefi’ni korursun. Ya da namus ve şeref ne anlama geliyor, oturup düşünürsün. Cumhurbaşkanlığı görevini ‘tarafsızlık’la yapmayacaktın da, o zaman ne diye namusun ve şerefin üzerine yemin ettin? 
 Soner Yalçın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile sinema oyuncusu Kadir İnanır akrabadır.
Her ikisi de Trabzon Sürmene Zeytinli Köyü‘nde mezarı bulunan Çavuşzade Küçük Keleş İsmail Ağa’nın torunudur.
Fakat bu akrabalığın değil.
Berat Albayrak’ın -Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olması nedeniyle- bir başka akrabalık ilişkisinin -en azından siyasal etik anlamında- tartışılması gerektiğini düşünüyorum.
Hayır..! Hayır..! Akrabalık denince aklınıza hemen Berat Albayrak’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı olması gelmesin.
Yazacağım akrabası; Berat Albayrak’ın dayısının oğlu! 
| |