| 
 Ayşemden Akın Kuzey Kıbrıs’ın karanlık patronu Halil Falyalı ile Güney Kıbrıs’ın yeraltı baronu Loukas Fanieros, yıllar boyunca adanın görünmeyen yüzünde, sınır tanımayan bir ittifak kurdu. Biri kuzeyde, diğeri güneyde yükselen bu iki figür, yasadışı bahis gelirlerini aklamak ve saklamak adına coğrafyayı değil, sistemi eğip büktü. Fanieros’un itirafları ve Falyalı’nın eski finansçısı Cemil Önal’ın ifşaatları, bu ortaklığın detaylarını gözler önüne seriyor. Kuzey Kıbrıs’ın yeraltı dünyasında Halil Falyalı’nın en dikkat çekici bağlantılarından biri, Loukas Fanieros’tu. Güney Kıbrıs’ın karanlık bağlantılarıyla tanınan bir mafya lideri ve Ermis Aradippou futbol kulübünün başkanı olan Fanieros, Falyalı’nın ölümü sonrası yayınladığı taziye mesajıyla bu dostluğu gözler önüne serdi. “Seni tanıdığım için çok mutlu oldum. Benim için ölmedin” diyerek Falyalı’yı “adam gibi adam” sözleriyle anması, iki isim arasındaki yakınlığın derinliğini gösteriyordu. 

 Ayşemden Akın Devletin zirvesinde skandal iddialar: Yolsuzluk, rüşvet, video savaşları: Falyalı’nın mirası hala yaşıyor
Yolsuzluk, rüşvet, infazlar ve kayıp videolarla örülü bir karanlık tablo. Halil Falyalı suikastının ardından ardında kalan miras, sadece para değil; bir mafya imparatorluğu, bir istihbarat savaşının izleri ve devletin en derin katmanlarına sızmış bir düzen. Bu düzen hala işliyor.
Kıbrıs’ta kurulan sanal bahis imparatorluğu, Türkiye, İngiltere, Dubai ve daha birçok ülkede kara para trafiğini sürdürmeye devam ediyor. 

Geçen hafta CHP Genel Başkanı seçilen Özgür Özel, başta Gezi davasından yargılananlar olmak üzere tüm siyasi tutuklular için yazdı: İçeride haksız yere bulunan dostlara özgürlük sözüm var. Özgür ÖZEL / CHP Genel Başkanı “İçerisi”, aslında benim yıllardır çok iyi bildiğim bir yer. Partimizin Cezaevlerini İnceleme Komisyonu’nu kurduğumuz, haksız ve siyasi tutuklamalara karşı ses olmak, dışarıya seslerini duyurmak için çıktığımız yolculukta Türkiye’nin tüm illerinde çok sayıda cezaevine sayısız defa gittim. Yaşanan sorunların çözümüne katkı sunmak adına, haksızlığı dile getirmek adına yıllarca Komisyon üyesi milletvekillerimizle mücadele verdik. 
 Anadou Adliyesi yargıdaki krizin ortalığa saçıldığı ilk yer olmuştu. (Fotoğraf: AA)  Timur Soykan Başsavcı İsmail Uçar’ın rüşvet çarkını anlattığı dilekçenin ardından sular durulmuyor. Komisyon Başkanı Bekir Altun’un ‘FETÖ iltisaklı’ diyerek suçladığı hakim, HSK’ye yazdığı dilekçeyle yanıt verdi. Bekir Altun’un, Necat Gülseven’in beraat etmesi için kendisine yaptığı baskının ses kaydını dilekçeye ekledi. Yargıda herkesin korktuğu bir yapılanmanın olduğunu ve hakimleri fişlediğini ifade etti. İş insanı Necat Gülseven’in para vererek davalara müdahale ettiğini savundu. İstanbul Anadolu Başsavcısı İsmail Uçar, adliyedeki rüşvet çarkını anlatan bir yazı kaleme almış ve Hakimler Savcılar Kurulu’na (HSK) 6 Ekim 2023’te göndermişti. İsmail Uçar, yazısında uyuşturucu kaçakçılarının, silahlı soygun yapanların, yasa dışı bahis çetesi liderlerinin İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimi Sidar Demiroğlu tarafından birkaç ay içinde tahliye edildiğini anlatmıştı. Ayrıca haberlere para karşılığı erişim engeli getirildiğini ifade etmişti. 
 Levent Gültekin Son anda sürpriz bir gelişme olmazsa CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı neredeyse kesin. Kılıçdaroğlu’nun adaylık ihtimali güçlendikçe tartışmalar da giderek alevlendi. Muhalif kamuoyu neredeyse ikiye bölünmüş durumda. Kılıçdaroğlu’nun adaylığı üzerinden muhalefeti de ayrıştıran, muhalefetteki birlikteliğe zarar veren bir tartışma yürütülüyor. Bir tarafta Kılıçdaroğlu’nun adaylığını destekleyenler, diğer tarafta ise çeşitli nedenlerle bu adaylığa itiraz edenler var. Hatta iş öyle bir noktaya geldi ki sokaklarda ve sosyal medyada ‘Kılıçdaroğlu aday olma’ kampanyası bile yapılıyor. Bu meselenin ilginç yanı, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı çıkanların neredeyse tamamının muhaliflerden oluşması. 
 Bu cinayetleri işleyenlerin korkusuzluğundan hepimizin korkması gerekiyor. Başta da iktidar partisi mensuplarının!  Mehmet Y. Yılmaz Soruşturmayı yürüten savcılar ve polisler ile ilgili gelişmeler de cinayetin ardındaki gücün siyaseten korunmak istendiğini gösteriyor. Ve bundan da her halde öncelikle rahatsız olması gereken kişiler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısından çıkarken “Sinan Ateş cinayetini” soran gazeteciye “hadi işine bak, hadi bakayım” diyerek tepki gösterdi. Normal bir demokraside bir gazetecinin işi de esasen tam olarak budur. 
 Tolga Şardan Demirbaş’ın serbest bırakılması işlemi savcılık üzerinden gerçekleştirildi. Ve yine kritik bir işlem yapıldı: Polisin, “gecikmesinde sakınca bulunan hâl” kapsamında soruşturma savcısının sözlü talimatıyla gerçekleştirdiği gözaltı işlemine esas olacak dosyanın içi boştu! Eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş‘in öldürülmesine ilişkin soruşturma sürüyor. Olayla ilgili yürütülen tartışmaların odağında MHP Milletvekili Olcay Kılavuz var. Kılavuz’un bulunduğu adreste yakalanan cinayet zanlılarından birinin nasıl bırakıldığı merak konusu… Ülkücü camia içinde büyük tepki çeken suikastın organizasyonunda görev yaptığı iddia edilen Tolgahan Demirbaş‘ın yakalanması sürecinde yaşananlarla ilgili önemli bilgilere ulaştım. 
| |