| 
“Bu referandum sürecinde neden ‘Evet’ denilemeyeceğinin çok önemli bir ispatıdır bu” Zeytinburnu’nda bulunan Saadet Partisi İl Başkanlığının bulunduğu iş merkezine vinçle akşam saatlerinde ’Evet’ pankartı asıldı. DHA’da yer alan habere göre, parti tabelasının hemen altından asılan “Evet” pankartını gören Saadet Partisi üyeleri duruma müdahale ederek vinç görevlisinden pankartı indirmesini istedi. Partililerin tepkisiyle karşılan vinç görevlisi asılı olan “Evet” pankartını indirdi. Pankartın indirilme anı ise bir cep telefonu tarafından saniye saniye kaydedildi. 

Duayen Gazeteci Uğur Dündar’ın hazırlayıp sunduğu ‘Halk Arenası’ programının bu haftaki konuklarından biri CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt… Bozkurt, referandum öncesi AKP’ye yüklenip şunları söyledi; ”İsteyenle tartışırım. Burada söylüyorum asla bir AKP ve MHP milletvekilinin hazırladığı bir metin değildir. Bu metin 10 Ağustos 1920’de saltanat şurasının önüne konulan Serv Antlaşması nerede hazırlanmışsa, bu metin bu ülkenin başbakanlarını emperyalistlerin memuru eden o ‘BOP’ denilen Büyük Ortadoğu Projesi nerede hazırlanmışsa, o Büyük Ortadoğu Projesi’nin haritaları kimler tarafından nerelerde çizilmişse, işte bu metin de o mahfirlerde hazırlanıp bu meclisin önüne getirildi. Bu metin bir ihanet belgesi… Böyle bir metin Mustafa Kemal’in Türkiye’sine yakışmaz…” 

MHP’den ihraç edilen Meral Akşener, referandum sürecinde savcılar ve hakimler tarafından tehdit edildiğini belirterek, “Elinizden geleni ardınıza koymayın. Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın, demirden korksaydık trene binmezdik” dedi. Referandum çalışmalarını sürdüren Meral Akşener, Kırklareli’nin Lüleburgaz İlçesi’nde Ata İş Merkezi’nin alt katındaki Aşkiye-Neşet Çal sahnesinde salon toplantısına katıldı. Yaklaşık 350 kişinin salonu doldurduğu etkinlikte, İzmir ve 10’ncu Yıl marşları çalındı. Ellerinde Türk bayraklarıyla toplantıya katılanlar, Akşener’i sık sık ‘meydana’ diye bağırarak sokak toplantısına davet etti. Sahneye Rumeli kızı olarak çağrılan Akşener için ‘Rumeli kızı, Türk milletinin Asenası, Allah nasip ederse Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra Türkiye Cumhuriyeti devletini yönetecek tek Rumelili, Meral Akşener” anonsu yapıldı. 

İzmir’de el konulan araç, referandum gününe kadar bağlı kalacak. Van’ın Bahçesaray ilçesinde “Bêjin Na” şarkısı eşliğinde ilçeyi gezen HDP’nin seçim aracına “Yasaklı parça çaldığı” gerekçesiyle el konuldu. İzmir’de de HDP’nin seçim otobüsü ses sisteminin ruhsata işlenmediği gerekçe gösterilerek 15 günlüğüne bağlandı. Şırnak Valiliği’nin ardından bu kez de Van Valiliği, Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından referandum çalışmalarında kullanılmak üzere sanatçı Seyda Perinçek tarafından hazırlanan “Bêjin Na” isimli parçayı yasakladı. 

Prof. Gözler’den Bozdağ’ın “fesih” ve “seçimlerin yenilenmesinin farklı şeyler olduğu yönündeki açıklaması hakkında bir inceleme Dün (30 Mart 2017) anayasa.gen.tr’de “‘Fesih’ ve ‘Seçimlerin Yenilenmesi’ Farklı Kavramlar mı?” başlıklı makalemi[1] yayınladıktan sonra aynı konuda Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ’ın da Twitter aracılığıyla önemli açıklamalarda bulunduğunu gördüm. Sayın Bekir Bozdağ’ın açıklamalarını makalem yayınlanmadan önce görmüş olsaydım, bu açıklamaları makalemde incelerdim. Şimdi böyle bir incelemeyi bir gün gecikmeyle yapmaya çalışacağım. Bu makale, aslında dünkü yazdığım makalenin bir tekrarı ve dünkü makalemde ileri sürdüğüm argümanların somut olarak Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın sözlerine uygulanmasından ibaret. O nedenle bu makalede pek çok tekrar var. Okuyucularımdan şimdiden özür diliyorum. 

Eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ‘partili cumhurbaşkanlığı’nı merkeze alan anayasa değişikliği referandumuyla ilgili AKP milletvekillerine yazdığı mektupta şunları yazdı: “Türkiye’yi bu sonu belirsiz sürüklenişten siz, demokratik hukuk devletinin herkes için ne denli önemli ve vazgeçilmez olduğunu yaşayarak bilen, ‘gerçek’ Adalet ve Kalkınma Partililer önleyebilirsiniz.” Mektubunda Türkiye’nin ilk kez bu kadar gergin ve kavgalı bir oylamaya gittiğini belirten Günay, şunları kaleme aldı “2012’ye kadar başkanlığın, hele ‘cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi’ gibi, dünya hukuk literatüründe ciddiye alınması söz konusu olmayan, bizi evrensel hukuktan ve medeni dünyadan koparacak ‘Türk tipi’ garipliklerin adı bile geçmedi. Sadece Başbakanın değil, Bakanlar Kurulu’nun bile olmayacağı, halkın seçtiklerinin icrada görev alamayacağı, tüm yetkilerin tek başına ve sadece cumhurbaşkanında toplanacağı, cumhurbaşkanına da, -bugünkü gibi TBMM Başkanının değil- seçime bile girmemiş birinin vekalet edip onun yetkilerini kullanacağı, dünyada eşi olmayan bir model anayasa diye kabul ettirilmeye çalışılıyor.” 

ANAYASADER raporundan: Cumhurbaşkanının görev süresi 14 yıla çıkarılabilir. Anayasa Hukuku Araştırmaları Derneği’nin (ANAYASADER) 16 Nisan’da halk oylamasına sunulacak anayasa değişikliği teklifine ilişkin olarak hazırladığı raporda cumhurbaşkanının Yüce Divan’a sevkinin, imkânsızlığa yakın derecede zorlaştırıldığı ifade edildi. “Cumhurbaşkanının başkanı olduğu siyasi partinin siyasal çoğunluğa sahip bulunması durumunda, cumhurbaşkanının yasama üzerine damgasını vurma olasılığı yüksek” denen raporda, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) ile cumhurbaşkanına karşılıklı fesih yetkisi veren 11. madde de irdelendi. ANAYASADER, cumhurbaşkanının herhangi bir koşula bağlanmayan fesih yetkisine karşılık, Meclis’in fesih yetkisinin zorlaştırıcı şekilde nitelikli çoğunluğun onayına bağlandığına işaret etti. Raporda ayrıca, cumhurbaşkanına işleyebileceği tüm suçlar için ömür boyu koruma sağlayan bir yargılama usulünün öngörüldüğü belirtildi. 
| |