| 
“Ergenekon bir örgüt değil, AKP imzalı bir hukuksuzluk destanıdır” Ergenekon davasında 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği hükmün Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından bozulmasının ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan‘ın “ben bu davanın savcıyım” demesine ilişkin “Ergenekon bir örgüt değil, AKP imzalı bir hukuksuzluk destanıdır. Gün gelecek ‘ben bu davanın savcısıyım’ diyen zat da yargılanacaktır!” diye konuştu. 
Yargıtay, Ergenekon’da yerel mahkemenin verdiği hükmü bozdu.
Ergenekon davasında 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği hükmün Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından bozulması, akıllara soruşturmanın başladığı dönemde Başbakan olan Tayyip Erdoğan ile dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal arasındaki “Savcısıyım”, “Avukatıyım” polemiğini getirdi. Soruşturma kapsamında aralarında emekli generallerin de bulunduğu askerler, gazeteciler, işadamları ve akademisyenlere yönelik yoğun gözaltıların yaşandığı 2008’de konuşan Deniz Baykal, “Sanki bu davanın savcısı Başbakan. Eğer bu davanın savcısı Başbakan’sa avukatı ana muhalefet partisi Genel Başkanı Deniz Baykal olacak” demiş, Tayyip Erdoğan, bu sözlere “Savcı millet adına vardır. İddia makamı millet adına oradadır ve biz de milletin hakkını aramanın gayreti içerisindeyiz. Eğer bu anlamda savcılıksa, evet savcıyım” diye yanıt vermişti. 
Yargıtay’dan 9 yıllık soruşturma ve dava sürecinde tarihi karar…
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, soruşturması Ümraniye’deki bir gecekonduda 12 Haziran 2007’de 27 el bombası ele geçirilmesiyle başlayan 275 sanıklı Ergenekon davasında, “örgüt yok, hukuka aykırı delilller var” hükmüne vararak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararını hem usul, hem de esas bakımından bozdu. Yargıtay 16. Ceza Dairesi Başkanı Eyüp Yeşil, tarihi kararı açıklarken, “Bir kuzudan üç post çıkarılmış” sözleriyle Türkiye’nin son on yılına damgasını vuran ve 23 iddianameden oluşan Ergenekon davası sürecine tepki gösterdi. 
CHP eski Milletvekili Umut Oran’ı hedef alan haberleri nedeniyle Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi, Akşam gazetesini 6 bin TL tazminat ödemeye mahkum etti.
Akşam gazetesi, “@fuatavni” isimli hesap ile Umut Oran’ın twitterdaki kullanıcı adı olan “@UmutOranCHP” arasında “Cemaat’in CHP’ye para yardımı yapacağı” iddiasını ortaya atmıştı. NE OLMUŞTU? 17-20 Şubat 2015 tarihleri arasında arka arkaya yapılan seri yayınlar üzerine Umut Oran, Akşam ve Güneş Gazetelerinin sahibi olan Ethem Sancak ile Akşam’ın genel yayın yönetmeni Murat Kelkitlioğlu hakkında örgütlü olarak suç işledikleri, milletvekilinin yasama görevi kapsamındaki denetim faaliyetlerini engellemek için hayali suç yaratarak üzerine attıkları, hakaret edip iftirada bulundukları gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuştu. 
Erdoğan’ın St. John’s Üniversitesi ‘Fahri Hukuk Doktorası’nı 300 bin dolar bağış karşılığı aldığı iddia edildi.
Erdoğan 25 Ocak 2004’te fahri doktorasını aldı. Törende birlikte olduğu Dekan Cecilia Chang yolsuzluk suçlamaları nedeniyle intihar etti. Rektör Peder Harrington ise istifa etmek zorunda kaldı. ABD’de yolsuzluk yaptığının ortaya çıkmasının ardından 2012’de intihar eden St. John’s Üniversitesi eski dekanlarından Cecilia Chang hakkındaki soruşturma dosyasından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la ilgili skandal bir belge ortaya çıktı. Belge, 12 Eylül döneminde aldığı üniversite diploması hala tartışma konusu olan Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde 2004’te ABD’den aldığı fahri hukuk doktorasıyla ilgili. 
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, oğlunun kumar masasında oturduğuna dair haberler çıkan Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım üzerinden mesaj gönderdi: “Senin evladın tabutun içinde, onun evladı kumar masasında.”
Demirtaş, HDP Milletvekilleri Garo Paylan ve Hüda Kaya ile birlikte ‘Bu suça ortak olmayacağız’ başlıklı bildiriyi imzaladıkları için tutuklanan akademisyenler Esra Mungan ve Meral Camcı’ya destek olmak amacıyla tutulan ‘özgürlük nöbeti’nde konuştu. HDP lideri, Yıldırım üzerinden gazetecilere, “İki gün önce bir bakanın oğlunun nerede kumar oynadığı haberleştirildi. Fakat benim olmayan oğlum, Amerika’da özel kolejlerde okuyor diye haber yapan gazeteciler nerede? Benim ailemden biri Singapur’da kumar masasında görüntülenseydi, neler yaşanırdı biliyorsunuz” diye seslendi. 

Ensar Vakfı’nın ilişkilerinin haritası, bu vakfın AKP için ne kadar önemli olduğunu ve neden koruma altına alındığını gösteriyor. Veriler: Haziran Eğitim Komisyonu ve Onur Erem Harita: Onur Erem Analiz: Haziran Eğitim Komisyonu On beş yıllık iktidarı sürecinde AKP; Millî Eğitim Bakanlığı, Diyanet ve İslamî Vakıflar üzerinden laiklik karşıtı, cinsiyetçi, dinci bir eğitim anlayışını adım adım hayata geçirdi. Sac ayağının asli aktörlerinden olan Diyanet İşleri Başkanlığı, bütün bu süreç boyunca adeta bir fetva kurumu gibi çalıştı; hemen her gün yaptığı açıklamalarla, dinsel hegemonyanın kurulmasına yönelik özel bir görev üstlendi. Toplumsal hayatın Kur’ana göre düzenlenmesine yönelik ‘rıza üretmek’ ve tarihsel karşılığı olan kimi kabulleri din üzerinden yeniden tarif etmek olarak tanımlanabilecek söz konusu görevini yerine getirirken Diyanet, MEB ve Vakıflar arasında sıkı bir işbirliği gerçekleşti. 
| |