İlahiyat profesörü Kırbaşoğlu: İslam ülkelerinde demokrasi yerlerde sürünüyor; insanlar yolsuzluğa batmış bir dindarlık nedeniyle “Hayır” diyor!

İslamcılar, şu anda kendi yokoluşlarının hikâyesini yazıyorlar

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof Dr. Hayri Kırbaşoğlu, 15 yıllık AKP iktidarında özgürlüklerin daha da kısıtlandığı ve demokrasinin rafa kaldırıldığını söyledi. “Bugün İslam ülkelerinde demokrasi yerlerde sürünüyor” diyen Kırbaşoğlu, “İnsanlar da buna bakarak haklı olarak İslam ile demokrasinin bağdaşmayacağını söylüyorlar” ifadesini kullandı. 

FETÖ’cü Damada 370 Milyonluk İBB Kıyağı

Kadir Topbaş’ın FETÖ’den tutuklu damadı Ömer Faruk Kavurmacı’nın ortak olduğu Metal Yapı Konut, 2012’de Fatih’te 33 milyon liraya arsa satın aldı. İBB, deprem toplanma alanı olan arazinin  2014 yılında imar planını değiştirerek alana inşaat izni verdi. Şirket, 2016’da arsayı 370 milyon liraya İBB’ye sattı.

Metal Yapı Konut, Fatih Vatan Caddesi üzerinde bulunan 6 bin 400 metrekarelik arsayı 2012 yılında Kavran ailesinden 33 milyon 391 bin 659 liraya satın aldı. 1996 yılına kadar lunapark, daha sonra otopark olarak kullanılan arazide yapılaşma izni bulunmuyordu ve deprem sonrası toplanma alanı olarak belirlenmişti.

Bahçeli’den Sinan Oğan’a saldırı için çok konuşulacak yorum

Devlet Bahçeli’den “Sinan Oğan’a saldırı” yorumu: Ülkücü hiçbir şeyi yarım bırakmaz.

MHP lideri Devlet Bahçeli, geçtiğimiz cumartesi günü MHP’den ihracı istenen Sinan Oğan’a  yönelik saldırı hakkında konuştu. Bahçeli grup toplantısı sonrası gazeteciler tarafından yöneltilen “Sinan Oğan’a yönelik bir saldırı oldu ne diyeceksiniz?” şeklindeki soruya “Neresini değerlendireyim. Bir kişi kürsüyü yıkıyor. Kimseye bir şey olmuyor. Ülkücü hiçbir şeyi yarım bırakmaz. Anlaşıldı mı…” yanıtını verdi.

Şerzan Kurt cinayeti davasında üyeler değişti, Yargıtay iki yıl önce verdiği kararı bozdu

Şerzan Kurt’un ailesi: Yeni bir bozma kararı verilmesi anlaşılmaz durumdur.

Muğla’da, yedi yıl önce Şerzan Kurt adlı üniversiteli öğrencinin bir polis tarafından öldürülmesine ilişkin davada Yargıtay 1. Ceza Dairesi, iki yıl önce verdiği kendi kararı bozdu. Hürriyet’ten İsmail Saymaz‘ın haberine göre, 1. Daire, 2014 yılındaki ilk bozma kararında polise ‘tahrik altında kasten öldürme’ suçundan ceza verilmesini istedi. Yerel mahkeme de 1. Daire’nin görüşü doğrultusunda polise 16 yıl ceza verdi. Geçen sürede tüm üyeleri değişen 1. Daire, bu kez polise ‘ağırlaştırılmış yaralama’ suçundan ve daha az ceza istedi. Aynı şekilde, iki yıl önce 1. Daire ile davranan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da savcısı değişince görüşünü değiştirdi. Dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderildi.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı: “Hayır” diyenler, 7 Haziran sonrası Türkiye’deki kaos ve istikrarsızlığı mumla arar!

Erdoğan, “7 Haziran’dan sonra haftalarca hükümet kurulamadı” demişti.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İlnur Çevik, 16 Nisan’da yapılacak anayasa değişikliği referandumuna ilişkin “Hayır” kampanyası yürütenlere yönelik olarak “7 Haziran sonrası Türkiye’deki kaos ve istikrarsızlığı mumla ararsınız” dedi.

“Hayır” deme suçu

Murat Belge

Terane tekrarlanıyor: “Referandumda ‘hayır’ diyecekler, 15 Temmuz’da halkın üstüne bomba yağdıranlar!”

Daha önce, böyle yapacak olanların PKK’lı ve galiba “hattâ IŞİD’li” oldukları da söylenmişti.

Bir yandan bunlar söyleniyor; bir yandan “zevahir”i kurtarmak isteyen birileri her türlü oyun “saygıdeğer” olacağını beyan ediyor. Bu arada, bu laflar edilirken, Türkiye’nin “en özgür” olduğu çağı yaşadığını söyleyenler de var. Cumhurbaşkanı sıfatını taşıyan kişi “hayır” diyeceklerin bombacı olduğunu söylerken.

Nasıl bir kampanyadır bu? Siyasî partilerden bir tanesi fiilen kapatılmış denebilecek bir biçimde orasından burasından budanmış. Bir yığın gazeteci aslında sadece “muhalif” oldukları için hapiste. İktidar, polisiyle, savcısıyla (ama ayrıca “resmî” sıfatı olmayan militanlarının tehditleri ve tehdidi aşan eylemleriyle) “hayır” mealinde her sesi bastırmaya, susturmaya çalışıyor. Bir yandan da bu “vatan haini” edebiyatı!..

Ve bu referandum OHAL’de yapılacak.

Adını koyalım arkadaşlar: TC bir diktatörlüktür

Metin Münir

İngiltere Krallığı’ndan bağımsızlığını kazandıktan sonra kabul edilen Amerika Birleşik Devletleri Anayasası yedi maddeden ibarettir.

Şaşırdınız mı?

Kilometre uzunluğundaki Türk anayasalarına alışkın olduğum için ilk  öğrendiğimde ben şaşırmıştım.

Sizi muhtemelen şaşırtacak bir şey daha söyleyeyim.

Bu yedi maddelik Anayasa’nın ilk üç maddesi kuvvetler ayrılığı ile ilgilidir.

Buna göre, devlet  üç dala ayrılır:

·     Yasama, yani Kongre, kanunların yapıldığı yer,

·     Yürütme, yani Başkan, ve

·     Yargı, yani federal mahkemeler ve  Yüksek Mahkeme veya TC’deki adıyla Anayasa Mahkemesi.

Amerikalılar neden kuvvetler ayrılığına bu kadar önem verdiler ve kuvvetleri Trump’ın Meksika sınırına inşa etmeyi düşündüğü duvardan daha yüksek, daha kalın ve daha aşılamaz duvarlarla ayırdılar?

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE