Ali Bayramoğlu: Kesin olarak hayır oyu vereceğim; ben değişmedim, Ak Parti değişti

Fotoğraflar: Gazete Duvar’dan Mert Volkan

Bence Abdullah Gül gizli hayırcı; Erdoğan’ın demokrat olmadığını ilk günden görüyorduk

Gazeteci yazar Ali Bayramoğlu, anayasa değişikliği referandumunda kesin olarak ‘hayır’ oyu vereceğini açıkladı. 2003’ten 2013’e kadar AKP’yi desteklediğini hatırlatan Bayramoğlu, “Birincisi reformist politikalar. Benim gibi insanların desteğinin ikinci bir nedeni de Ak Parti’nin ortaya koyduğu liberal politikalardı. Hata yapmış olabilirim, yanlış yapmış olabilirim. Ama şunu açık söylüyorum ki, ben değişmedim, Ak Parti değişti” dedi.

Ali Bayramoğlu: 16 Nisan, otoriter gidişe dur denip denmeyeceğinin tarihi sınavı ya da kritik anı olacak

Erdoğan’ın referandumdan galip çıkması halinde AB ile gerilen ilişkiler büyük ihtimalle donma noktasına gelecek

Ali Bayramoğlu

Türkiye yol ayrımında

Kritik 16 Nisan anayasa referandumuna bir aydan az bir süre kaldı. Şüphe yok, toplumun ve siyasetin geleceğine dair bu tür önemli tercih anları demokratik ve özgür bir siyasi ortam gerektirir. Türkiye ise popülist milliyetçiliğin otokratik örneklerinin sergilendiği, son yılların en boğucu siyasi kampanyalarından birisini yaşıyor. Hürriyet Gazetesi yazarı Taha Akyol’un şu tespiti mevcut tabloyu özetliyor: “İktidarın propaganda makinesi tam gaz çalışıyor, devlet gücünü de devreye sokarak muazzam bir evet kampanyası yürütüyor. (…) ‘Evet’in devlet gücüyle nasıl desteklendiğinin, ‘hayır’ın da yine devlet gücüyle nasıl baskılandığının örneklerini her gün görüyoruz.”

Ali Bayramoğlu: Yargı-iktidar ilişkilerinden her geçen gün daha kötü kokular geliyor

Yeni anayasa kabul edilirse gelinecek noktayı düşünmek ürkütücü

15 Temmuz 2016 tarihi Türk demokrasisinde ivmenin aşağıya yönelmesinin iki yönlü göstergesini oluşturdu. Vahap Coşkun’un veciz anlatımıyla, “15 Temmuz, devletin içine sızmış bir grubun demokratik düzene karşı gerçekleştirdiği bir kalkışmaydı. İktidar koltuğunda oturanlar, devletin en kritik organlarının kendi denetimlerinin dışında işlediği ve aslında iktidarlarının büyük oranda ‘göstermelik’ olduğu gerçeğiyle karşı karşıya kaldılar.”

Ne var ki, 16 Temmuz tarihinden itibaren bu duruma karşı alınan ölçüsüz ve hukuk sınırlarını zorlayan tedbirler, bu durum gerekçe gösterilerek atılan otoriter ve keyfi adımlar demokrasiye karşı ikinci bir darbe halini oluşturdular. AKP bu ortamda popülist milliyetçi bir düzenin restorasyonu istikametinde hızla yol aldı ve almaya devam ediyor. 16 Nisan’da halkın onayına sunulacak anayasa teklifinin anlamı da bir bakıma budur. 

Bakan ve hükümeti

Ali Bayramoğlu

Gülhane Parkı’ında bir deve yavrusu anasına sormuş, “Neden bizim sırtımızda koca bir kambur var?” diye…

Ana, “onun adı hörgüç a yavrum, çölde uzun yürüyüşlerde susuz kalınca içmek için doldurduğumuz suyu saklamamıza yarar” cevabını vermiş…

“Peki anne demiş”, köşek, “Neden bizim kipriklerimiz böyle yelpaze gibi uzun, uzun hem de kıvrık…?”

“Çölde kum fırtınası olduğunda gözümüze kum kaçmasın, önümüzü görelim” diye demiş anası…

“Ya tırnaklarımız” demiş köşek, “Niye böyle garip ve iki parça…?”

“Neden olacak yavrum, işte, çölde kumda batıp çıkmamak, rahat yürümek için” demiş ana… 

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE