Bir dönemin karanlık kuyusu: Güneydoğu

Ankara Kürt açılımını konuşuyor, itirafçılar verdikleri ifadelerle faili meçhul cinayetlere tek tek ışık tutuyor. CNN TÜRK, bugünden itibaren Güneydoğu’daki faili meçhul cinayetler dosyasını açıyor. CNN TÜRK muhabiri Göksel Göksu, Şırnak-Cizre-Silopi üçgenindeki ölüm kuyularını araştırdı.

Yıl: 1991… Halkın Emek Partisi (HEP) Diyarbakır İl Başkanı Vedat Aydın’ın öldürüldü. Bu, bölgede işlenen ilk faili meçhul cinayetti. JİTEM adı ilk kez bu tarihte duyuldu.

Oysa kimse JİTEM’in varlığını kabul etmiyordu? Tartışma uzun yıllar sürdü; ta ki eski Diyarbakır Emniyet İstihbarat Şube Müdürü Hanefi Avcı, JİTEM’i anlatana dek.

Adli Tıp'ta jet atamalar

Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla başlayacak teftiş öncesi Adli Tıp’ta jet atamalar. Skandallarla gündemden düşmeyen kurumun iki başkan yardımcısı yerinden oldu.

Akşam gazetesinde Ercan Öztürk imzasıyla yayımlanan haber şöyle:

Tartışmalarından odağındaki Adli Tıp Kurumu’nda, Devlet Denetleme Kurulu teftişi öncesi apar topar operasyona gidildi. Kurumda iki başkan yardımcısı üyeliğe getirilirken, 8 atama ve görev değişikliği daha yapıldı.

Akşam, ‘Münevver Karabulut’un iç çamaşırındaki spermin, otopside bir ölüden bulaştığını ortaya çıkartmış, hatanın teknisyenin ‘kirli eldiveninden’ kaynaklandığı açıklanmıştı. Üzmez raporundan sonra yaşanan bu olay üzerine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kurumun 3 yıllık faaliyetlerinin denetlenmesi talimatını vermişti.

Domuz gribi korkusu artık havayı öptürüyor

270720090912280640936

Domuz gribi tehdidini ciddiye almayan İngilizler ölü sayısı 31’i bulunca sıkı önlemlere sarıldı

Birçok kişi artık maskesini takmadan sokağa çıkmıyor, insanlar tokalaşmamak için birbirlerini görmezlikten geliyor, öpüşmek tarihe karıştı. İnsanlar artık birbirlerini “hava öpücüğüyle” selamlıyor.

Eller göğüs hizasında. Avuç içleri dışa dönük. Hafifçe öne doğru eğilip karşındakine temas etmeden, dudaklarını büzüp vantuz gibi içine çekeceksin.

Mmmmoop..mmmmop.

Ne kadar çok ses çıkartırsan sevgin de o kadar çok demektir. Bu hareketin adı “Hava Öpücüğü”- İngilizcesi “Air Kissing”. Domuz gribinden korunmak için “Sanal Öpüşme”…

Nuriş, Veli Küçük'e racon kesti

Karagümrük Çetesi elebaşı `Nuriş’ cezaevinden 6 sayfalık mektup gönderdi

Ergenekon tartışmalarına Karagümrük çetesi de karıştı. Nuri Ergin, Veli Küçük’e “Taşıdığı üniformaya saygımız olmasa ağır konuşuruz” dedi. Mustafa Duyar’ı kendisinin öldürttüğünü söyleyen Ergin, bu konuda kimseden talimat almadığını da iddia etti.

Hakkında kesinleşmiş çok sayıda hapis cezası bulunan ve çeşitli mahkemelerde birçok davası da devam eden, kamuoyunda Karagümrük Çetesi elebaşı ’Nuriş’olarak bilinen Nuri Ergin, yattığı Edirne F Tipi Cezaevi’nden, avukatı Ergün Bademci aracılığıyla basın mensuplarına 6 sayfadan oluşan mektup gönderdi. Ergin mektuÖzdemir Sabancı’nın katili Mustafa Duyar’ı kendisinin öldürttüğünü yazdı.

Erdoğan'ın adil dünya inancı

Başbakan Tayyip Erdoğan insanları güvenli bir ülkede yaşadıklarına inandırmaya çalışıyor. Sorumluluk almaktan kaçıyor, yaşanan korkunç olayların suçlusu olarak mağdurları ve ailelerini gösteriyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinin Ankara İl Kongresi’nde binlerce insana seslenirken söylediklerini duyduğumda aklıma ister istemez sosyal psikologların kullandıkları bir psikolojik kavram olan “adil dünya inancı” kavramı geldi. Recep Tayyip Erdoğan kendisi gibi düşündüğüne inandığı bir kitleye sesleniyor belki o an, ancak Türkiye’de yaşayanlar onu televizyonlarından izliyor ve toplumsal olaylara yönelik fikirlerini öğrenmiş oluyor. Yaptığı konuşmada sayısı son dönemlerde artan cinayet ve katliamlardan bahsediyor. Bunların hangileri olduğunu hepimiz biliyoruz ve aklımıza en trajik birkaç tanesi hemen geliveriyor. Daha sonra ise Başbakanımız bu oldukça karmaşık ve birçok sosyo-psikolojik faktör tarafından şekillendirilmiş olan toplumsal olayları bir hamlede tek bir kaynağa yükleyerek şu sözleri söylüyor: “Acaba biz nerede hatalar yaptık diye üzerinde durmalıyız. Sınırsız, kontrolsüz bir ahlaki erozyonun olduğu yapılanma gerçekten bizi dertlendiriyor. Onun için aileye sahip çıkacağız”. O trajik olayların yaşanma sebebi neymiş?

Devlet Memurunun Eline Teleobjektifi Kim Veriyor ?

Doğan Yurdakul

Bir an için HSYK krizini, yaz kararnamesinin kilitlenmesine neyin neden olduğunu falan bir yana bırakalım. Ve kurulun seçilmiş üyelerinden birinin iddiasına kulak verelim. Saygı Öztürk’ün Hürriyet internet sitesinde dün çıkan haberine göre HSYK üyesi Ali Suat Ertosun şöyle diyor: “Bu ülkede vergi ödeyen insanların parasıyla devlette görev alan bazı kişiler ne yazık ki yüksek hakimleri izleyip gizlice fotoğraflarını çekiyor ve bunları da servis ediyor…”

Vahametini anlamayanlar için iddiayı tekrarlıyorum: Bazı devlet görevlileri yüksek hakimleri izleyip gizlice fotoğraflarını çekiyorlar!

Bu iddianın sahibi bir yüksek yargıç. Ciddiye almamak mümkün değil. İddia ise korkunç. Tam bir “derin devlet” çağrışımı yapıyor.

Askeri okula ilahiyatçı hoca

Orduda imam hatip kökenli ilahiyatçılar dönemi başlıyor. TSK, ilk kez askeri okul geçmişi olmayan İlahiyat Fakültesi mezunlarını “din öğretmeni” olarak alacak.

SABAH GAZETESİ’nin haberine göre, Türk Silahlı Kuvvetleri, askeri okullarda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi vermek üzere ilahiyat mezunu öğretmen arıyor. İki ilahiyatçı öğretmen sözleşmeli olarak TSK bünyesine katılacak.

Kara Kuvvetleri Komutanlığı, çeşitli branşlarda muvazzaf ve sözleşmeli subay alacağını duyurdu. 300 subayın istihdamı kapsamında askeri liselerde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi vermesi için iki ilahiyat fakültesi mezunu öğretmen de TSK bünyesine girecek.