“Cumhurbaşkanı tek adamlık yapmaya kalkarsa, millet yakasına 5 yıl sonra yapışabilecek”

“Bugünkü anayasada cumhurbaşkanının ‘tarafsız’ olacağı da yazılı; uygulandı mı?

Hürriyet yazarı Mehmet Yakup Yılmaz, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın “Diyelim ki Cumhurbaşkanı nefsine yenildi, yoldan çıktı, gerçekten tek adamlık yapmaya kalktı. Her şeyden önce bu kişinin yakasına kim yapışır? Bu dünyada millet yapışır” ifadesiyle ilgili olarak “Şöyle bir sorun var ki millet ancak beş yıldan beş yıla bunu yapabilir. Bir kere seçip Saray’a gönderdiğini denetleyebilmesi, beş sene süreyle mümkün değil” dedi.

Türkiye’nin bagajı neden ağırlaştı?

Arslan Bulut

Arslan Bulut

ABD ve Avrupa, Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak, meşgul etmek ve mümkün olursa bölmek için terör örgütleri PKK, PYD ve IŞID’i destekliyor. Bunda kimsenin bir şüphesi yok. Üstelik alenen 15 Temmuz darbe girişimini yapanların arkasında da duruyorlar.

Tayyip Erdoğan, “Maskeli balo bitti” dedikten sonra “Karşımıza maske ile çıkanlara haydut muamelesi yapmaya karar verdik. Bize parmak sallayan Avrupalılara sesleniyorum; Türkiye itilecek, kakılacak, onuru ile oynanacak, bakanları kapılardan kovulacak, vatandaşları yerlerde sürüklenecek bir ülke değildir. Siz böyle davranmaya devam ederseniz, yarın dünyanın hiçbir yerinde hiçbir Avrupalı, Batılı, güvenle, huzurla sokağa adım atamaz. Bu tehlikeli yolu açarsanız en büyük zararı siz görürsünüz” diye konuştu.

“Çocuk istismarcısı, hırsız, terörist 149 gazeteci”

Oya Baydar

“Önüme konulan 149 kişilik listeye bakıyorum. Hapisteki gazetecilerin hepsi hırsız, çocuk istismarcısı, terörist. 144’ü terör, 4’ü adî suçlardan tutuklu.”

Bu sözler, bu ülkenin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ait. Şahsın tarzını, üslubunu öğrendik. Alıştık, demiyorum; çünkü ben kendi hesabıma alışmadım ve kimse de alışmamalı, kanıksamamalı, “Ne yapalım, bunun üslubu da böyle işte!” diyerek hafife  almamalı. Almamalı ki bu dili, bu üslubu milletçe aşabilelim.

Size sesleniyorum Sayın Cumhurbaşkanı

Sesimi belki de hiç duymayacaksınız. Zaten, millî iradeye bunca önem verir görünen siz,  toplantılarınızda idam diye bağıran kendinden geçmiş, efsunlanmış kalabalıkların, çevrenizi kuşatmış danışman ünvanlı birtakım adamların ve kendinizin sesinden başkasını duymamakta kararlısınız. Yine de, kimden gelirse gelsin ve kime yönelirse yönelsin haksız, mesnetsiz, onur kırıcı hakaretler karşısında susarsak yarın daha beterlerine muhatap olacağımız bilinciyle sesimi yükseltiyorum. Ve duyun istiyorum. 

İşte, Hollanda ile kayıkçı kavgasının belgeleri!..

Ahmet Takan

“Maskeli balo sona eriyor” mu?.. Hiç sanmıyorum!.. AB ile ortaklaşa tiyatro sahnesine konulan “Haçlı-Hilal kavgası” son sürat devam ediyor… Hıristiyan anayasasını, Papa hazretlerinin manevi huzurunda, Hollanda Başbakanının hediye ettiği dolma kalemlerle imzalayanların en yüksek perdeden sallamaları!.. Paralelinde yurt içinde yapılan ahret istismarları, üretilen sahte hadisler, dinbazların camilerde referandum propagandaları…

Şöyle kısa geçmişi bir hatırlarsak, aslında maskeli balonun devam ettiğini, hiç de sona ermediği ve aklımızla irademizle alay edilmesine müsaade ettiğimiz sürece de devam edeceğini de çok net olarak görebiliriz.

AKP’li muhalifler merkez sağda yeni parti arıyor!..

Ahmet Takan

Bakmayın!.. Havuz medyası kalemşorlarının, “Erdoğan’ın sahaya inmesiyle birlikte AKP tabanındaki kararsızların oranı azalmaya başladı”, “Evet oyları yükselişe geçti”, “Hayır oyları gelebileceği en son noktada” diye salladıklarına… Çok zordalar hem de çook!.. Dertleri çok büyük.. Sadece dalga dalga yayılan “hayır”ın etkinliğinden değil, kendi içlerindeki isyanı bastıramadılar henüz. İsyanı bastıramadıkları için de kafası karışık AKP tabanına sürekli ters manipülasyon yapıp, gerçeklerle bağdaşmayan haberler yayıyorlar.

Hikmet sahiplerinden ‘uluslararası ilişkiler ve diplomasi’ dersleri

Ömer Dinçer

ALMANYA ve Hollanda ile son zamanlarda yaşanan gerginlik, AB ülkelerinin Türkiye’ye karşı takındığı olumsuz tutum hakkında söylenecek çok söz var: Batılıların ikiyüzlülüğü, WASP kibri, başka milletler karşısında kendi çıkarlarından başka hiçbir beşeri ve ahlaki değeri gözetmemeleri gibi.

Ama bu, yeni ortaya çıkmış bir durum değil. İlk devletlerden beri var olan bir olgu. Bu nedenle, geçmişte uluslararası ilişkiler konusunda neler düşünülmüş, iki ülke arasındaki düşmanlıklar nasıl yönetilmiş ve ülke yöneticilerine neler tavsiye edilmiş merak ettim. Bugün size o tavsiyelerden bir demet seçtim.

“Tahir Elçi için soruşturma yok, cezasızlık var”

Tahir Elçi soruşturmasının avukatı Mahsuni Karaman’ın yazısı.

Cezasızlık, genel kabul gördüğü üzere, ağır insan hakları ihlallerinde suç faillerinin etkili soruşturulmamasını, özellikle de devletlerin bundan doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesini ifade etmektedir.

Bu sorun alanı, özellikle suç faillerinin doğrudan asker/polis olduğu veya dolaylı olarak devlet organlarıyla ilişkisi bulunan kişilerin karıştığı soruşturma/kovuşturma dosyalarında kendisini göstermektedir. Yani failin bizzat devlet gücünü kullanan kişilerin olduğu veya bu güçle ilişkisi olan kişilerin karıştığı vakalar. Cezasızlıkla mücadelenin zor yanı da tam da burada: Devletten, suç işleyen devlet ajanlarının veya bu ajanlarla ilişkili suç faillerinin etkili soruşturulmasını talep etmek!

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE