| 
 Oya Baydar “Önüme konulan 149 kişilik listeye bakıyorum. Hapisteki gazetecilerin hepsi hırsız, çocuk istismarcısı, terörist. 144’ü terör, 4’ü adî suçlardan tutuklu.” Bu sözler, bu ülkenin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ait. Şahsın tarzını, üslubunu öğrendik. Alıştık, demiyorum; çünkü ben kendi hesabıma alışmadım ve kimse de alışmamalı, kanıksamamalı, “Ne yapalım, bunun üslubu da böyle işte!” diyerek hafife almamalı. Almamalı ki bu dili, bu üslubu milletçe aşabilelim. Size sesleniyorum Sayın CumhurbaşkanıSesimi belki de hiç duymayacaksınız. Zaten, millî iradeye bunca önem verir görünen siz, toplantılarınızda idam diye bağıran kendinden geçmiş, efsunlanmış kalabalıkların, çevrenizi kuşatmış danışman ünvanlı birtakım adamların ve kendinizin sesinden başkasını duymamakta kararlısınız. Yine de, kimden gelirse gelsin ve kime yönelirse yönelsin haksız, mesnetsiz, onur kırıcı hakaretler karşısında susarsak yarın daha beterlerine muhatap olacağımız bilinciyle sesimi yükseltiyorum. Ve duyun istiyorum. 
 Oya Baydar Yenikapı’daki miting meydanının adı nedir ya da bundan sonra ne ad verilecek bilmiyorum ama bir yurttaş olarak isim önermek istiyorum: Başkomutanlık Darağacı Meydanı. RTE Darağacı Meydanı da olabilir, böylesi Sayın Cumhurbaşkanı’nın daha fazla hoşuna gider sanırım, tarihe damgasını daha kalıcı vurmuş olur. Üstelik insan da iktidar da fâni; gün gelir başkomutan değişebilir. Şu canî kalkışma maazallah başarıya ulaşsaydı şimdi başkomutan uğursuz katilin teki olacaktı mesela. 
 Oya Baydar Yazı günüm, yazı zamanım değil, üstelik dünya kadar işim var ama gel de yazma! Sayın Cumhurbaşkanı’nın son Antalya Nutku’ndan söz ediyorum. “Toprak uğrunda ölen varsa vatan, yoksa tarladır tarla!” diye gürledi Tayyip Bey. Türk-Kürt bunca vatan evladının her gün onlarla, yüzlerle öldürülmesini şehit edebiyatı ve hamaset sosuna bulayarak millete yedirmeye, böylece ölümlerdeki kendi sorumluluk paylarını gözlerden vicdanlardan saklamaya çalışan muktedirlerin ölümü kutsamaları, ne bugünün işi ne de sadece bizimkilere özgü. Kendi hayatlarını ve iktidarlarını korumak için kitleleri savaşa süren bütün muktedirler tarih boyunca ama din ama vatan-millet uğruna şehitlik edebiyatının ipine sarıldılar. Öteki dünyada sonsuz mutluluk vaadi olan şehitlik, kitlelere afyon niyetine sunuldu. “Şehitler ölmez” diye kaldırıldı cenazeler, “şehitlik mertebesi” ihdas ve icad edilerek ölümde bile eşitsizlik yaratıldı. 
| |