Bakan ve hükümeti

Ali Bayramoğlu

Gülhane Parkı’ında bir deve yavrusu anasına sormuş, “Neden bizim sırtımızda koca bir kambur var?” diye…

Ana, “onun adı hörgüç a yavrum, çölde uzun yürüyüşlerde susuz kalınca içmek için doldurduğumuz suyu saklamamıza yarar” cevabını vermiş…

“Peki anne demiş”, köşek, “Neden bizim kipriklerimiz böyle yelpaze gibi uzun, uzun hem de kıvrık…?”

“Çölde kum fırtınası olduğunda gözümüze kum kaçmasın, önümüzü görelim” diye demiş anası…

“Ya tırnaklarımız” demiş köşek, “Niye böyle garip ve iki parça…?”

“Neden olacak yavrum, işte, çölde kumda batıp çıkmamak, rahat yürümek için” demiş ana… 

The film

Yılmaz Özdil

Ilık bi bahar akşamı.

Ankara’daki ABD Elçiliği’nin bahçesindeki koltuklarda seçkin misafirler oturuyor, Celal Bayar, Adnan Menderes, bakanlar, ellerinde kadehler, ışıklar kapatılmış, film seyrediyorlar.

*

Başrolde…
Cumhurbaşkanımız.

*

Eisenhower çağırmış, Celal Bayar da, İngiltere’den yola çıkan Mauritania gemisine binerek, anca dört günde ABD’ye varmıştı. Ike lakabıyla tanınan general başkan, Beyaz Saray’da yemek yedirmiş, “Türk milletinin istikbalini alakayla takip etmemiz gerekiyor” demiş, sonra da, “benim işim var, sen biraz dolaş” diyerek, altına özel uçağını vermiş, New York, San Francisco, Chicago, Los Angeles, Las Vegas, bir ay… 24 eyaleti gezdirmişti. Yüce Türk basını “Reisicumhurumuz el üstünde tutuldu, baştacı yapıldı” diye yazmış, reisicumhurumuz İstanbul ve Ankara’da davul zurnalarla karşılanmıştı. ABD’nin o zamanki Ankara Elçisi Avra Warren, bu seyahati siyah-beyaz kaydetmiş, bahçeye sinema perdesi kurmuş, alayını toplamış, ışıkları kapatmıştı.

19 Mayıs masalı!

Cevher Kantarcı

Cevher Kantarcı

Bilmem haberiniz var mı ama benim çocukluğumdan hatırladığım kadarıyla, bugün 19 Mayıs!

Ne var 19 Mayıs ise?

Canım işte bundan 93 sene önce ve de dört gün evvel, yani 15 Mayıs 1919’da, Yunan ordusu İzmir’e çıkmıştı!

Sonra?

Mustafa Kemal ve arkadaşları 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkmıştılar!

E, sonra?

Canım işte tamimler, kongreler, Meclis açılışı falan, derken savaşlar yapıldı!

Genelkurmay AKP ve ABD’yi korumak için yalan mı söyledi?

Sabahattin Önkibar

The Wall Street Journal ABD’nin en etkili haber ve finans gazetesidir!

ABD medyasında en az tekzip yiyen ve haberi en az yalanlanan yayın organıdır!

İşte bu gazetenin önceki günkü sayısından bir haber: “Uludere baskını olayında istihbarat ABD’den gitmiş.”

ABD Savunma Bakanlığına dayandırılan haberin ayrıntısında şu ifadeler var: “İnsansız hava aracından alınan bilgi ve görüntüler Türkiye’ye verildi yani Uludere bombalaması öncesindeki istihbarat ABD’den ancak operasyon kararını Türkiye kendisi verdi.”

Bizim bu sütunda Uludere olayının hemen ertesinde, teknolojik donanım bağlamında bu istihbaratı ancak ABD verebilir tezimiz aylar sonda doğrulanmış oldu!

“Yeni Devlet”,ses versene!

Zafer Arapkirli

Yılın son gününe yaklaşırken, bir gece sabaha karşı sosyal medya üzerinden ve kamuoyunun kitlesel olarak izleyemediği haber mecraları üzerinden zorla haberdar oluverdik, o saatlerce gizlenmeye çalışılan Uludere (Roboski) katliamından.

Şimdi, bu yazıyı okuyan birileri hemen “Ne katliamı kardeşim? Devlet katliam yapmaz..” diye üzerine atlayacaktır, ilk cümlenin..

Evet… KAT-Lİ-AM

Ve devlet yapmıştır bu VAHŞİ KATLİAMI 

Zaten, devlet bunu ilk kez yapmıyor..

Bakan ‘cilasız teftişe’ çıkmalı

Mehmet Y.Yılmaz

ADALET Bakanı bir grup köşe yazarını davet etti ve Silivri Cezaevi’ni gezdirdi. Bakanı duyarlı davrandığı için kutluyorum. Sadece Silivri değil, diğer cezaevlerindeki yaşam koşullarının medeni olması, bir ülkenin ulaştığı genel medeniyet düzeyini gösterir çünkü.

Geziye katılan gazetecilerin izlenimlerinin büyük bölümünü okudum. Bakan’ın hafiften bir “bakın benim altın bir kafesim var” övünmesi içinde olduğunu sezdim ama bu benim çıkarımım, “böyledir” diye iddia edemem.

Türk futbolunun özeti: Kupada bile Başbakan fermanı!

Sabahattin Önkibar

Bir futbol sezonunu geride bırakırken bilânço ağır yani hasar büyüktür!

Son 10 ayda yaşananlarla pek çok şey gibi futbol da kirletilmiştir!

Gelinen noktada kupa törenine bile Başbakan’ın binlerce kilometre öteden (Rize’den) müdahalesi söz konusudur ki, böyle şeyler emin olun futbolu kitleleri avutma adına politik araç olarak benimseyen Franco ya Pinochet gibi faşist liderler bile yapmamıştı!

Amir, patron, sahip!

Evet, Galatasaray’a şampiyonluk kupasını Başbakan verdirmiş!

Nasıl mı olmuş?

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE