“Yeni Devlet”,ses versene!

Zafer Arapkirli

Yılın son gününe yaklaşırken, bir gece sabaha karşı sosyal medya üzerinden ve kamuoyunun kitlesel olarak izleyemediği haber mecraları üzerinden zorla haberdar oluverdik, o saatlerce gizlenmeye çalışılan Uludere (Roboski) katliamından.

Şimdi, bu yazıyı okuyan birileri hemen “Ne katliamı kardeşim? Devlet katliam yapmaz..” diye üzerine atlayacaktır, ilk cümlenin..

Evet… KAT-Lİ-AM

Ve devlet yapmıştır bu VAHŞİ KATLİAMI 

Zaten, devlet bunu ilk kez yapmıyor..

Kimi zaman doğrudan, kimi zaman maşaları eliyle, kimi zaman yabancı güçlere taşeron belgesi vererek, defalarca gerçekleştirmiştir benzer eylemleri.

Hatta bazılarını, sonradan kınama yüzsüzlüğünü ve pişkinliğini bile göstermiştir. Dönemsel siyasi amaçlarına alet etmek üzere.. İşte Dersim, işte 1 Mayıs 1977, işte başkaları.. “Ben yapmadım o yaptı.. Eskiler yaptı” ucuzluğuna tevessül ederek. Sanki devletin eskisi yenisi olurmuş gibi..

Şimdi, ortada daha vahim bir katliam durmaktadır, izahat bekleyen.

Neden daha vahim? Çünkü, devlet artık “derlendiğini, toparlandığını, denetimsiz güçleri denetim altına aldığını, derinlere inip oralara fener-projektör tuttuğunu” filan öne sürmektedir.  O fenerler ve projektörleri sıkarak, kendisinden habersiz hiçbir şeyin olup bitemeyeceğini garanti altına aldığını öne sürmektedir. Artık, o derin yapıların, devleti güçsüzleştirmek için derinlerde ve sinsice bir şeyler çeviremeyeceğini, sivil ve meşru otoritenin emri ve bilgisi dışında gizli eylemlere kalkışamayacağını “iftiharla” iddia ve beyan etmektedir.

O zaman, vatandaşa da şu haklı soruları sormak düşmektedir:

Emri kim verdi?.. İstihbarat kimden geldi?.. Kim kime, ne zaman, hangi koşullarda ne verdi?.. Ne aldı?.. Ne yaptı?.. Gerçekten de ne oldu?..

Artık, söylediğiniz üzre, “Derin ve devletin dışında mekanizmalar “ yok ise (ki zindanlar bu yönde iddialarla suçlanan yüzlerce eski ve muvazzaf memurla doludur), ve her türlü üniformalı  veya üniformasız otorite sizden ve sadece sizden emir alıyorsa, topraklarımızda ve hava sahamızda sizden yani “Yeni Devlet”ten habersiz bir sinek bile uçamaz, bir kuş bile ötemezse, soruların cevabını sizden, yani “Yeni Devlet”ten beklemek de hakkımızdır.

Cevaplar (şu anda söylemiyorsunuz ama) sizce malumdur.

Aradan 5 ay geçmesine rağmen hala sessiz kalıyorsanız, bunun açıklaması sadece birkaç şekilde yapılabilir:

a) Suçlusunuz ve onun mahcubiyeti ile susuyorsunuz.
b) Suçsuzsunuz ama suçluyu söyleyemiyorsunuz.
c) Ne olup bittiğine ilişkin gerçekten bir fikriniz yok. Bu durumda da birileri size rağmen bir şeyler çevirmiştir.

Yukarıdaki şıklardan hangisi doğru?

d) Hiçbiri… diyemezsiniz. Zira, mühür sizin elinizde, her türlü sorgu ve soruşturma-denetleme mekanizması da sizin ellerinizde.

Yabancı gazetelerde, yabancı devletlerin yetkililerine dayanarak yazılan çizilenlere inanmıyorum. İnanmak istemiyorum. Kendi ülkemizde de herkesin kendi amacına-ideolojisine-tuttuğu takıma-inanmak istediği versiyona uygun açıklamalarına inanmıyorum.

Cevabı, varsa doğru cevabı senden bekliyorum ey “Yeni Devlet” !

Hala susacak mısın?

Susarsan, benden gerçekten “Yeni” olduğuna inanmamı bekleyemezsin..

Bir konuş yahu.. Ses ver !

Yoğurt-Süt-Din-Kin-Şeref-Nevir-Pislik-Mislik  gibi konularında bağırmaya başladın mı, taa Fizan’dan duyuluyor sesin.. Maaşallah, “desibel rekoru” kırıyorsun..

Susma.. Varsa bir cevabın, konuş ve izah et.. Millet yanıt bekliyor.. Ve kimse-kimlerse suçlusu, tut kulağından cezalandır. Ortada, milleti yıllardır aptal gibi uyutmaya çalıştığın o düzmece “ıslak imza” dosyalarından daha somut bir kanıt var.

Hatta 34 kanıt.. 34 kanlı ceset…

Konuş !!

Kaynak : GAZETEPORT

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE