|  Fikret Bila Erdoğan, Habur ve sonrası görüntüler için, “O tür şeylerin olması doğru değil. Bu sürece tuz biber eker. 34 kişi serbest. Bundan siyasi bir rant devşirme gayretine girmek… Arzu etmeyiz ama bu işi tamamen sil baştan yaparız. Bu işin başladığı noktaya dönülür” dedi . Erdoğan, “Bu giyim şekliyle Türkiye’ye girmeleri dahi, batıdaki vatandaşları rahatsız eden şeyler. Araya çomak sokmak yanlış olur. Bu son şanstır diye düşünüyoruz. Bu dönemde başarılırsa, başarılır. Kimse de bizim gibi cesaret etmez bu işe. Birçok riski göze alarak adım attık” diye konuştu. Başbakan Tayyip Erdoğan, Mahmur ve Kandil’den gelenlerin Habur’dan giriş yapmalarından sonra bölgeden yansıyan görüntülerden rahatsız. Ağrı ve Erzurum’da yaptığı konuşmalarda sürekli olarak bu görüntüleri ve DTP yöneticilerini suçladı. 
 Emin Çapa Hepinizin bildiği gibi Facebook üzerinden oynanan sanal çiftçilik oyunu “Farmville” yasaklandı, ancak yasak maalesef kısa sürdü. Ben bu yasaklama kararını yürekten destekliyor, kararı alan büyüklerimizin ellerinden, ileride bu tip kararlar alması muhtemel küçüklerimizin gözlerinden öpüyorum. Hatta yüreğimden gelen bir haykırışla büyüklerimize sesleniyorum; Türk gelenek ve göreneklerini tehdit eden, bu gavur icadı interneti toptan yasaklamak için ne duruyorsunuz? Vatan millet sizden hizmet bekliyor. Lütfen artık harekete geçin. Öyle tek tek kapatmakla olmaz. Sivrisinekleri tek tek avlayarak nereye varabiliriz? Hedefimiz bataklığı kurutmak olmalı. Internet toptan yasaklanırsa gençlerimiz, çocuklarımız, yaşlılarımız, orta yaşlılarımız, öyle sanal tavuk peşinde koşmak, domates, buğday yetiştirmek gibi zararlı uğraşlara yönelmez. 

Çok değil yakın zamanda Türkiye sel felaketleri yaşadı. Bir çok vatandaş hayatını kaybetti… Deyim yerindeyse her şeyi süpürüp götürdü bu sel… Tabii İstanbul da selden nasibini aldı. Hukuksal süreçler tuhaf işledi… Herkes herkesi suçladı. 
 Fikret Bila Org. Başbuğ, “‘Kürt açılımı’ konusunda, 2006’da ne söylediysek bugün farklı bir noktada değiliz. Kürtçe öğretme, Kürtçe okuma-yazma diyen mi var? Halkımızın bir bölümünde tedirginlik var. ‘Bölünecek miyiz?’ diye soruyorlar bize” dedi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’la Sınırtepe Karakolu’ndan dönüşte Mardin Havaalanı’nda bir süre daha sohbet ettik. Başbuğ, gazetecilerin sorularını yanıtlarken, yaptığı konuşmaya da zaman zaman açıklık getirdi. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın “Dağdan inecek Suriye uyruklu PKK’lıları affederiz” sözlerinin sorulması üzerine, bu açıklamayı çok olumlu bulduğunu belirterek, “Suriye’nin terörle mücadeleye çok ciddi katkısı olur” dedi. Org. Başbuğ, “Türk ordusu bilmem kimin ordusu değildir” sözlerinin sorulması üzerine de Türk ordusunun, Şah’ın ordusu veya Komünist Parti’nin Kızıl Ordu’su gibi olmadığını, millet ordusu olduğu vurgusunu yaptı. 
 Ruhat Mengi İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Erzurum’da ehliyetsiz araç kullanırken “dur” ihtarına uymayıp kaçan 18 yaşındaki gencin, yakalandıktan sonra polisler tarafından sille tokat dövülmesi olayı için “bireysel ve münferit bir davranış” savunması yapmış. “Haklarında şikayet olmamasına rağmen” haklarında soruşturma başlatıldığını ve görev yerlerinin değiştirildiğini bildirmiş. Bakan ayrıca “meslek ilkelerine uygun olmayan davranışları ortadan kaldırmak için Emniyet personeline hizmet içi eğitim” verildiğini söylemiş. Eğer bir olay “milyonda bir görülen, nadir rastlanan” türden ise ona bireysel, münferit denebilir. Ama sık sık görülüyor, üstelik fotoğraflarla ve TV görüntüleriyle belgelenerek kesin kanıtı da ortaya konuyorsa artık ona “kurumsallaşan bir eylem, tutum tarzı” olarak bakılır. 
 Rıdvan Akar Diyelim ki… Diyelim ki açılım ‘fos’ çıktı. Kim kaybeder? Diyelim ki açılımdan umut kesildi. Kim kaybeder? Diyelim ki açılım sonucu kan durdu. Kim kaybeder? Diyelim ki açılım toplumsal barışın önünü açtı. Kim kaybeder? 

 Güngör Mengi Bugün Başbakan’ın “Ulusa Sesleniş” konuşmasındaki çelişkileri yazacaktım. Çünkü çağdaş demokrasinin kalitelerine sahip çıkan sözler söylüyordu Başbakan ama yaptıkları, o sözlerle zıtlıklar taşıyordu. Konuşmasında Kürt sorununun çözümü ve terörün bitirilmesi amaçlı hareketin adının “Demokratik Açılım” olarak yerleşmesine önem verdiğini belli ettikten sonra üç dikkate değer önermede bulunuyordu: 1. “Asıl sorgulamamız gerekenler otoritesini saygıyla değil korkuyla kabul ettirmeye çalışan yönetim anlayışlarıdır.” 2. “Bu meseleyi her türlü önyargıdan her türlü asabiyetten uzak tartışalım diyoruz.” 3. “Bizim muradımız, herkesin ama herkesin kendini özgürce ifade edebileceği demokratik ortamı tesis edebilmektir.” 
| |