
Emin Çapa
Hepinizin bildiği gibi Facebook üzerinden oynanan sanal çiftçilik oyunu “Farmville” yasaklandı, ancak yasak maalesef kısa sürdü.
Ben bu yasaklama kararını yürekten destekliyor, kararı alan büyüklerimizin ellerinden, ileride bu tip kararlar alması muhtemel küçüklerimizin gözlerinden öpüyorum. Hatta yüreğimden gelen bir haykırışla büyüklerimize sesleniyorum; Türk gelenek ve göreneklerini tehdit eden, bu gavur icadı interneti toptan yasaklamak için ne duruyorsunuz?
Vatan millet sizden hizmet bekliyor. Lütfen artık harekete geçin. Öyle tek tek kapatmakla olmaz. Sivrisinekleri tek tek avlayarak nereye varabiliriz? Hedefimiz bataklığı kurutmak olmalı. Internet toptan yasaklanırsa gençlerimiz, çocuklarımız, yaşlılarımız, orta yaşlılarımız, öyle sanal tavuk peşinde koşmak, domates, buğday yetiştirmek gibi zararlı uğraşlara yönelmez.
Yok “Interneti toptan yasaklarsak o zaman biz de işimizden oluruz. Bize onu bunu kapatalım diye maaş veriyorlar” diye endişeleniyorsanız size de bir çözüm bulmamız lazım tabii.
Benim bulduğum çözüm şu, resmi siteler hariç tüm siteler kapatılsın. Mesela halkımız Farmville’e mi ilgi duyuyor çözümü kolay, onlar hemen “Tarım Bakanlığı”nın sitesine yöneltilsin.
Mesela Facebook’da kapatılsın. Facebook’a bağlanmaya çalışanlar hemen “Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı”nın sitesine bağlansın.
Diyelim ki bir kendini bilmez porno sitelere bağlanmaya çalıştı, çözümü kolay. Onlar derhal “Diyanet İşleri”ne yönlendirilsin ki her tür sapık düşünceden korunsunlar.
Halkımız eğlenmek mi istiyor? Doğru Devlet Planlama Teşkilatı’nın internet sitesine. Orta Vadeli Planı oku oku neşelen.
Heyecan mı arıyorsun? İş-Kur’un sitesi ne güne duruyor? Vatandaşın işsizlik durumuna dair rakamları okuyunca kalbiniz küt küt atacak zaten. Örnekleri böyle çoğaltabiliriz.
Gülmeyin sevgili okurlar. Memleketteki yasakçı zihniyete sahip insanlara sahip çıkmalıyız ki, az bulunur (keşke az bulunur olsaydılar) bu cevherler kilit konumlardaki varlıklarını sürdürebilsin, yeni yasaklarla bizleri tehlikeli “şey”lerden koruyabilsinler.
(Bu “şey” yerine siz korunmak istediğiniz her ne varsa yazabilirsiniz. Ama mesela sel; büyük depremin üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen güçlendirilmeyen, köprüler, hastaneler, konutlar; sağlıksız gıdalar; bozuk eğitim sistemi; transgenetik ürünler; fakirlik; işsizlik falan yazmayın. Onlar bir tehlike oluşturmuyor. Hem onlara siz alışkınsınız, hem de bu tip saçmalıklar büyüklerimizin görev ve ilgi alanına girmiyor. )
BENİM BEYNİM DE KAPATILSIN
Tabii sizin gibi her tür yasakçı zihniyetin kurbanı bir TC vatandaşı olarak bendeniz de bir süredir internet yasaklarını ilgiyle ve korkuyla okuyorum. (Korkuyorum çünkü internetin ne kadar tehlikeli bir cangıl olduğunu yeni yeni kavrıyorum.)
Konunun çığrından çıktığını (pardon hizaya girmeye başladığını diyecektim) “Google”ın yasaklanmasını isteyen bir dava açıldığına dair haberi okuduğumda anladım. “Arama yapıldığında Atatürk aleyhine sonuçlar çıktığı için” yasaklanması istenen dünyanın en büyük arama motorunun hala neden kapatılmadığını bilmiyorum. Lütfen birileri bu konuya da el atabilir mi?
Çağı anlamaktan bu kadar uzak insanlarla aynı havayı solumak yüreğimi sıkıştırıp, nefes almamı zorlaştırdığı için beynime az kan gidiyor olsa da “acaba sanal çiftçilik neden yasaklanmış olabilir?” diye düşünmekten kendimi alamadım.
Elbette, zavallı bir internet kullanıcısı olarak “her tür tehlikeyi daha sanal olarak ortaya çıkmadan algılama konusunda gelişmiş zihinleri” tam olarak kavrayamayacağımın farkındayım. Ama biz itilip-kakılmaya alışmış internet kullanıcısı zavallılar bile arada bir düşünmeye cesaret edebiliyoruz.
(Eyvah. Bunu yazmakla hata mı ediyorum acaba? Şimdi Adı Lazım Değil Üst Kurul benim düşünce akımlarımı da, tehlikeli olabileceği gerekçesiyle izlemeye alır mı? Aaaaa.. Ama zaten şimdiye kadar alınmaması hata. Beni tehdit eden sadece dış düşmanlar değil ki. Lütfen birileri beni iç düşmanlara yani kendi zihnimde oluşabilecek tehlikeli tüşüncelere karşı da koruyabilir mi? İlgililer, yetkililer hizmet bekleyen bu vatandaşın sesine kulak verin.)
ÇİFTÇİLİK TEHLİKELİ İŞTİR
Neyse sonuçta ben düşünmeye başlayınca birden Farmville’in ne kadar tehlikeli olabileceğini farkettim. İnsanların sanal ortamda, domates, biber yetiştirip, hayvan bakabildiği bu oyunun kötü niyetli ellerde nelere neden olabileceğini anladığım anda, yasakçılara hayranlığım birden yüzlerce, binlerce kat arttı. Çünkü benim ancak onlar yasakladıktan sonra farkettiğim bu tehlikeyi, onlar anında görüp olaya el atmışlardı.
Peki nedir tehlike? Efendim ilk tehlike uyuşturucu. Düşünün bugün internette domates yetiştiren, yarın kim bilir neler yetiştirir? Sizin patates, mısır yetiştirdiğiniz çiftliğin yan tarafında birisi uyuşturucu yetiştirirse ne olacak? Çocuklarımızı uyuşturucu belasına karşı kim koruyacak? Marihuana, hint keneviri? Mazallah daha fenalarını aklıma bile getirmek istemiyorum.
İkinci tehlike ekonomik? Ya siz sıfır maliyetle ürettiğiniz domates, biber, patlıcanları satışa çıkartırsanız ne olacak. Yaaaa… Bu tehlikeyi farkedemediniz di mi? Hahahaaa.. Ama yasakçılarımız eminim bunu düşünmüşlerdir. Ben de bir ekonomici olarak geç de olsa bu tehlikeyi farkettim. Güneşin altında binbir zahmetle bu ürünleri yetiştiren çiftçilerimiz mazallah iflasın eşiğine gelebilirler sizin bu sorumsuz tavrınız nedeniyle.
OKURLARDAN YARDIM TALEBİ
Ben tabiiki kısıtlı zeka olanaklarımla ancak bu kadar gerekçe bulabildim. Siz değerli okurlardan rica ediyorum, lütfen aklınıza gelen gerekçeleri bana yazın. Elbirliği yaparsak büyük yasakçılarımızı destekleyecek sağlam gerekçeler bulabiliriz. Hatta belki bu tehlikenin farkında olmayan Amerikalı, Avrupalı, Asyalı dostlarımızı da uyarıp, onların da sanal çiftçilik tehlikesinden korunmasını sağlayabiliriz. İnsanlığa böyle bir katkınız olsun istiyorsanız, lütfen bana yazın.
İşte bendeniz bu nedenlerle, Farmville yasağının kaldırılmasını protesto ediyor, sanal çiftçiliğe konulan yasağın “ilelebet payidar” kalmasını istiyorum. (Atam kurduğun Cumhuriyet’in yasakçı ellere düştüğü bu günlerde, senden böyle bir konuda alıntı yaptığım için beni affet. )
Okuyucuya not1: Bendeniz sanal çiftçilik yapmayı bırakın Facebook üyesi bile değilim.
Okuyucuya not2: Lütfen “bu yasakları delmek mümkün” gibi Türk usulü yorumlar yapmayın. Sorun yasağın delinip delinemediği değil, yasağın konulup konulamadığı. Birilerinin biz aptalları tehlikeden korumak bahanesiyle istediklerini yapma hakkını kendilerinde bulup bulmadığı.
Okuyucuya not3: Biliyorsunuz benim asıl işim ekonomi. O yüzden olayın en ciddi kısmına da dokunmak istiyorum. Merkez Bankası’nın bağımsızlığına ikide bir laf dokunduran hükümetimizin, yasakçı kurulların bağımsızlığına dönük hiçbir söz sarfetmemesi nedendir acaba?
Emin Çapa – CNN TÜRK Ekonomi Müdürü











Bu konu hakkındaki yorumunuz