| 
Tahir Elçi soruşturmasının avukatı Mahsuni Karaman’ın yazısı. Cezasızlık, genel kabul gördüğü üzere, ağır insan hakları ihlallerinde suç faillerinin etkili soruşturulmamasını, özellikle de devletlerin bundan doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesini ifade etmektedir. Bu sorun alanı, özellikle suç faillerinin doğrudan asker/polis olduğu veya dolaylı olarak devlet organlarıyla ilişkisi bulunan kişilerin karıştığı soruşturma/kovuşturma dosyalarında kendisini göstermektedir. Yani failin bizzat devlet gücünü kullanan kişilerin olduğu veya bu güçle ilişkisi olan kişilerin karıştığı vakalar. Cezasızlıkla mücadelenin zor yanı da tam da burada: Devletten, suç işleyen devlet ajanlarının veya bu ajanlarla ilişkili suç faillerinin etkili soruşturulmasını talep etmek! 

“İstanbul kendi kendini yönetsin, başka müdahaleler olmasın“ İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Kadir Topbaş,“İstanbul kendi kendini yönetsin, başka müdahaleler olmasın” dedi. Topbaş, 16 Nisan’da yapılması planlanan referandum için AKP Büyükçekmece İlçe başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. “Özel yasa talebimiz oldu”Topbaş, İstanbul’un yönetimi için şunları söyledi: “Rejim değişikliğini 1923 yılında yaptık, o geride kaldı. Ama rahat hareket edebilen bir devlet yapısının oluşması gerekiyor. Biz bile İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak yetkilerimizin artırılmasını istiyoruz. 

Bulgaristan, Ankara Büyükelçisi Nadejda Neynski‘yi Sofya’ya çağırdı. Bulgar basınındaki haberlere göre, Bulgar hükümetinin bu kararının gerekçesi ise Türkiye’nin Bulgaristan’da düzenlenecek seçimlere müdahale ettiği iddiası. Hürriyet’in haberine göre, Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı, Neynski’nin “istişare” için Sofya’ya çağrıldığını açıkladı. Bulgar bakanlığının kararını, uluslararası haber ajansı AFP duyurdu. AFP’nin haberinde, Türkiye’nin Sofya Büyükelçisi Süleyman Gökçe‘nin bir kampanya videosunda açıkça Türk partisi DOST’a destek verdiği gerekçesiyle geçen hafta Bulgar Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldığı hatırlatıldı. 

Gökçek’in “Erdoğan’ın baş danışmanı CIA ajanı çıktı” konulu bir haberi Twitter adresinde paylaşmıştı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın hakkında paylaştığı bir mesaj için açıklama yaptı ve “İbrahim Bey’e linki direkt mesaj atmaya çalışırken sehven yanlış tuşa basmışım, mesaj genele düştü” dedi. Kalın ise iddiaya ilişkin olarak herhangi bir açıklama ya da paylaşımda bulunmadı. 

AB ülkeleri ortak bir tepki vermek için daha ne kadar süre Ankara’nın provokasyonlarına hedef olmayı sürdürecek? DW’nin Baş Editörü Aleksander Kudascheff, AB’in bu adımı atma zamanının çoktan geldiği görüşünde. Yapılan basit, maalesef çok basit bir şey: Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni bir anayasa uğruna verdiği referandum mücadelesinde cinnet geçiriyor. Görgü kurallarını ve her türlü diplomatik sağduyuyu bir yana bırakarak, Almanya Başbakanı’na, Almanya’nın geneline, Hollanda’ya, AB’ne, Avrupa’ya ve Avrupalıların geneline hakaret ediyor, polemik yapıyor. Ve arka planda Erdoğan’ın bakanları alkış tutarak aynı kakafoniyi, ithamları ve saldırgan isnatları yüksek sesle dile getiriyorlar. Gün geçmiyor ki Erdoğan sesini yeniden yükseltmesin, yabancı politikacılara ve ülkelere kaba bir biçimde hakaret etmesin. Bu noktada Donald Trump bile attığı tweetler ile onun konumuna erişemiyor. 

Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Biz Hollanda’yı ve Hollandalıları Srebrenitsa katliamından tanırız” demesini ‘iğrenç yalan’ diye niteledi. Erdoğan, “Biz Hollanda’yı ve Hollandalıları Srebrenitsa katliamından tanırız. Onların cibiliyetinin, karakterinin ne kadar bozuk olduğunu orada katlettikleri insan sayısından tanırız. Savaşın bile bir ahlakı, bir kuralı vardır. Savaşta bile sağlık ekiplerine ateş açılmaz. He Hollandalı gibi olursa açar, onu söyleyeyim” demişti. 

Alman İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere, Erdoğan’ın suçlamasına yanıt geldi. De Maiziere, Erdoğan’ın Merkel’in teröre destek verdiği iddiasını “absürt” olarak nitelendirdi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Almanya Başbakanı Angela Merkel’i teröristlere destek verdiği iddiasını geri çeviren Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere, bunun “gerçekçi bir temele dayanmayan absürt bir suçlama” olduğunu söyledi. 
| |