
Mine Söğüt
Aldatanlar ve aldatılanlar…
Özür dileyenler, pişman olanlar,
Allah’a sığınanlar…
Apoletleriyle cüppelerini tokuşturanlar…
Dünyaya kafa tutan ve idam diye diye nutuklar atan bir “kahraman başkumandan”…
İdam cezasının geri gelmesini isteyen, çok isteyen, illa isteyen sevinçli kalabalıklar…
Her kesimden insanın bir araya gelip bayrak sallamasını; tekbir sesleriyle Onuncu Yıl Marşı’nın birbirlerini bastıra bastıra yan yana çalınmasını; bu ülkenin şaibelerle dolu bir darbeden kurtuluşu ve yeniden kuruluşu sananlar…
Neyin yıkılıp neyin kurulduğunu hiç umursamayanlar…
![]()





Cumhuriyet yazarı Mine Söğüt: En baştan belliydi, bu adamın o makamlarda cumhuriyetin içini boşaltmak gibi önemli bir işi vardı.



