| Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi Başdanışmanı Yiğit Bulut, İş Bankası’na el konulması çağrısı yapmasının ardından hisselerde düşüş yaşandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomiden sorumlu başdanışmanı Yiğit Bulut, 1924’te Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan ve Cumhuriyet döneminin ilk ulusal bankası olan İş Bankası’na “el konması” mesajı verdi. Yiğit Bulut’un açıklamalarının ardından İş Bankası’nın bugünkü hisseleri dibe vurdu. Dün borsayı 4.53’ten kapatan İş Bankası hisse senetleri Yiğit Bulut’un, akşam saatlerinde TRT Haber’de sarf ettiği sözlerden sonra 4,37’ye kadar düştü. 
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Hatip Dicle, çözüm süreci ve Dolmabahçe mutabakatı ile ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Cumhuriyet’ten Selin Ongun’a konuşan Dicle, önerdikleri özyönetimin ademimerkeziyetçi bir sistem olduğunu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ise Türkiye’yi Türkmenistan modeli gibi tek adam sistemine götürmek istediğini öne sürdü. Dicle, şu ifadeleri kullandı: “Şimdi Saray’ın ve hükümet sözcüsünün ‘Özyönetim ihanet, özyönetim fantezi’ gibi sözlerini biliyorsunuz. Bunları söyleyenlere, iki buçuk yıl Sayın Öcalan’la neler görüştüler, acaba diye sorarım. Özyönetim deklarasyonunda yer alan, Dolmabahçe mutabakatında bulunan maddeler görüşüldü. 
Türköne: Birileri ‘alçak’ olmadan, siz nasıl yükselebilirsiniz?
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın “Bu suça ortak olmuyoruz” bildirgesine imza atan akademisyenlerle ilgili olarak “Bunlar karanlık, zalim, alçak” sözlerini bugünkü köşesine taşıyan Zaman yazarı Mümtaz’er Türköne, “Birileri ‘alçak’ olmadan, siz nasıl yükselebilirsiniz. Her şey adaletsiz ve acımasız, lâyık olduğunuz yerde değilsiniz. Biri ‘zâlim’ olmalı ki, sizin mazlum olduğunuz ispatlansın” dedi. Türköne, yazısında “Ortalık hainlerle dolmalı ki, sizin bu ülke ve vatan için değeriniz anlaşılsın” ifadelerine yer verdi. Türköne, “Milletimiz kahraman, mazlûm ve yüksek seciyeli bir millet. İçinizde alçaklar, zalimler, hainler olmasa bu yüce hasletler nasıl ortaya çıkar? Ayrıca bu kadar hain ve alçağa sahip olmadan bir baskı ve dikta ortamı kime karşı, nasıl oluşturulur?” diye sordu. 
“Katliam Ülkesi” başlığı nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hedefi olan Cumhuriyet, bugün de aynı manşetle çıktı.
Sultanahmet’teki intihar saldırısını “Katliam Ülkesi” başlığıyla haberleştirdiği için Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından eleştirilen Cumhuriyet gazetesi bugün de aynı başlıkla çıktı. Cumhuriyet’in manşetinde PKK’nın Çınar saldırısı ve sokağa çıkma yasağının sürdüğü Sur’daki tahribata yer verilerek “Görülen lüzum üzerine 13 Ocak tarihli manşeti tekrarlıyoruz” dendi. 
Organize suç örgütü lideri olmaktan hüküm giyen Sedat Peker, Twitter hesabından kendi şahsi sitesinin linkini yayınlayarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hedef gösterdiği Aydınları tehditler içeren bir yazı yayınladı.
Rize’de yayın yapan yerel Fırtına Gazetesi tarafından düzenlenen ve Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan ‘Teröre lanet’ mitinginginde “oluk oluk kan akacak” diyen Sedat Peker, bu kez de Erdoğan’ın hedef gösterdiği barış çağrısı yapan Aydınları tehdit etti. 
Erdoğan, “Çift başlılığı ortadan kaldırmak lazım. Aksi takdirde, birbirinizi ne kadar sevseniz de, geçmişte ne kadar beraber olsanız da, zaman zaman sıkıntılar olabilir.”
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Katar dönüşünde gazetecilere konuştu. Gündeminde başkanlık sistemi vardı. Erdoğan, “Çift başlılığı ortadan kaldırmak lazım. Aksi takdirde, birbirinizi ne kadar sevseniz de, geçmişte ne kadar beraber olsanız da, zaman zaman sıkıntılar olabilir” diyerek Fransa modeline dikkat çekti. 
 Bilal Erdoğan’ın İtalya’ya yüklü miktarda para transfer ettiği iddia edilerek bu paranın soruşturulması istendi. İtalya’nın yüksek tirajlı gazelerinden Corriere della Sera’da çıkan habere göre; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın “İtalya’ya yüklü miktarda para transfer ettiği iddiasıyla” savcılığa bir dilekçe verildiği ortaya çıktı. Söz konusu paranın soruşturulması için bir yatırımcının avukatı arcılığıyla Bologna savcılığına başvurduğu bildirildi. Dilekçe ile başvuran yatırımcının AKP karşıtı olduğu ve ismi açıklanmayan bir Avrupa ülkesinde siyasi sığınmacı sıfatıyla yaşadığı öğrenildi. 
| |