“Gazze’ye savaş gemilerini gönder alnından öpeyim” diye seslendiği Başbakan Erdoğan’dan “Temiz alnımı lekeli dudaklarına sürdürmem” yanıtını alan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Senin alnında zaten Deniz Feneri kiri var, ellerin de temiz değil” dedi.
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Gazze’ye savaş gemilerini gönder alnından öpeyim” diye seslendiği Başbakan Tayyip Erdoğan’dan aldığı, “Temiz alnımı lekeli dudaklarına sürdürmem” eleştirisine, “Espri yaptım. Espriden anlamayan bir başbakan var. Senin alnında zaten Deniz Feneri kiri var, ellerin de temiz değil” yanıtını verdi. Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ı sözleri nedeniyle mahkemeye vereceğini de söyledi.
Espriden anlamıyor
Kılıçdaroğu, önce Erdoğan’ın, “Biz Mavi Marmara’nın, Gazze’nin, Hama’nın, Somali’nin hukukunu savunurken onlar Kuşadası’nda bakıyorsunuz kendilerine göre heykel açılışı yapıyor” dediğini anımsatarak şu değerlendirmelerde bulundu: “Sözünü ettiği heykel, Mahmut Esat Bozkurt’un. Onu bile bilemiyor. Bu ülkede uzun yıllar Adalet Bakanlığı yapmış, Medeni Kanun gibi pek çok önemli temel kanunu yapmış önemli şahsiyet için bunu söylüyor. Onu aşağılıyor. Rahmetli Bozkurt’u aşağılıyorsa bu, sağlıklı bir ruh hali olmadığını gösteriyor.
Başbakan espriden de anlamıyor, espri yeteneği yok. Kalktı dedi ki, ‘Gazze’ye yardım götüren gemilere savaş gemileri eşlik edecek.’ Ben de espri yaptım. ‘Eğer savaş gemilerini Gazze’ye kadar götüreceksen alnından öperim’, dedim. Bu espriyi neden yaptım? Büyük lokma ye, büyük laf etme atasözümüz var. Yapamayacağın şeyleri söyleme. Gönderemeyeceğini ben de biliyorum. Niye bu lafları ediyor? Milleti kandırdığının açık ifadesi bunlar.
‘Ben gemileri göndereceğim sen de göreceksin’ diyemiyor. Alnından öptürmeyecekmiş… Ya ben onu söylemiyorum. Üstelik zaten senin alnında Deniz Feneri’nin kiri var. Ellerin de temiz değil. Sen kalkacaksın milleti aldatacaksın, sonra da vay efendim gemileri göndereceğim. Peki bu kadar iddialıysan seçimden önce, ikinci Mavi Marmara’yı göndereceğini söyledin. Seçimden sonra niye vazgeçtin? Bu kadar düzeysiz ilkel politika yapan bir başbakanla karşı karşıyayız.
Yüzde 49 var ama…
Dış politikada ‘sıfır sorun’ dediler. Suriye ile İsrail birbirinin düşmanıydı. Şimdi ikisinin ortak düşmanı Türkiye oldu. Bu mu başarılı dış politika? İnsan biraz kendine bakar. Şu ülkeyi ne hale getirdiler. Yüzde 49 oy alacaksın, ülkeyi yönetemez hale geleceksin. Türkiye, Ortadoğu’da ana unsur olma görevini kaybetti. Filistin sorunu Ortadoğu’nun temel sorunudur. Sorunu çözmek için iki tarafa güven veren ülke konumunda olmak lazım. O zaman iki taraf dediklerini kabul etsin. Türkiye geçmişte de İsrail’e çok sert eleştirdi, objektif eleştiriler yaptı. Şimdi ise yapılan bambaşka bir şey.
İsrail’e destek oldu
Türkiye, olayı BM’ye götürerek, İsrail’e hiçbir zaman bulamayacağı desteği AKP hükümeti eliyle verdi. Gazze ablukasını meşrulaştırdı. Resmen, açık ve net İsrail’in avukatlığını yaptılar. Hiçbir hükümet İsrail’e bu olanağı sağlayamazdı, sağlayan Recep Tayyip Erdoğan’ın hükümetidir. İstedikleri kadar raporu yok hükmünde görsünler. Ortaya bir rapor çıktı. O, artık İsrail’in eline alıp uluslararası arenada kullanacağı bir rapor haline geldi. Buna cevap veremiyor. Oysa öngörülü bir hükümet olsaydın, olayı BM’ye böyle götürmezdin. Çünkü, bu sonucun çıkacağı belliydi. Bakın arkadaşımız Gürsel Tekin, ‘Bu rapor kaç aydır sizin elinizde?’ diye sordu. Kaç aydır ellerinde ve niye ses çıkmıyor? Bu sorunun yanıtı hâlâ alınmadı.”












Bu konu hakkındaki yorumunuz