| 
Ergenekon davası, toplumu ve medyayı ikiye bölmüştü. Çin’de yaşanan Urumçi olayları ise “muhteşem” bir bütünleşme sağladı! Batı’nın pompaladığı yalan dolan, Ergenekon operasyonlarına rahmet okutacak biçimde, alabildiğine renkli bir koro tarafından günlerce tekrarlandı. (Urumçi’de ne olup bittiği konusunda aklı başında ve namuslu davranabilen, en azından kuşkucu olabilen bir avuç yazar ve aydını hariç tutuyorum elbette.) Öyle renkli bir koro oluşturuldu ki, akı da gördük turuncuyu da, karayı da maviyi de… Nuh’un Gemisi misali, her cinsin en azından bir adet temsilcisi yer aldı bu toplulukta. “Şimdi Çin devletinin polisi ve ordusu Uygurlara kurşun yağdırıyor, kan döküyor. Türk Dışişleri Bakanlığı, ‘Çin’in içişlerine karışmayacağını’ ilan ediyor. Buna rağmen Başbakan Tayyip Erdoğan, hangi nedenlerle olursa olsun, dışişlerinden farklı bir tutum takınıp katliamı açıkça protesto ediyor. Tayyip Erdoğan’a ne kadar karşı olursam olayım helal olsun diyorum!” 
 Can Ataklı Sevgili okurlar; AKP ve yandaşlarının Türkiye’yi dönüştürme çabaları yaz sıcağı bile dinlemiyor. İktidar, hedefine giden yolda demokrasi, hukuk ve ahlaki değerleri hiçe sayarak, vura kıra, döke saça yürüyor. Üstelik Başbakan, “bunların bir şey olmadığını, önümüzdeki günlerde konuşacağını” söylüyor. AKP ve yandaşlarının şu anda seçtikleri hedef yargı ve yargının bağımsızlığı. Yine yakalandılar Demokrasi ve hukuk konusunda her türlü yalana ve çifte standarda bel bağlamaktan çekinmeyen AKP ve yandaşları geçen hafta adeta suçüstü yakalanmıştı. Sivil savcının talebi üzerine yine sivil mahkeme tarafından tutuklanan albay olayını “zafer çığlıkları” ile kutlayan ve sivil yargıyı “kutsal” ilan eden AKP ve yandaşları, aynı kararın yine sivil mahkeme tarafından bozulması üzerine gerçek yüzünü göstermiş ve yargıya ağır hakaretlerde bulunmuşlardı. Aynı kesim bu hafta da Ergenekon davası nedeniyle yine “itiraf” ederken yakalandı. 
 AKP Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan “Öcalan muhatap alınmalı” açıklaması nedeniyle hakkında soruşturma açılan AKP Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan’dan Kürt sorunu için yeni çözüm önerileri. Arslan’ın Akşam gazetesine verdiği röportajda getirdiği öneriler arasında dağdan inene iş, çatışmalarda ölen teröristlerin ailesine yardım, Kürtçe seçmeli ders gibi öneriler var. Arslan’a göre Türkiye çözüm için kritik süreçte. “Kürt sorunu çözüm noktasında.” AKP’nin Kürt politikalarında önemli ismi İhsan Arslan’ın tespiti bu yönde. Arslan’a göre Cumhurbaşkanı’nın “tarihi fırsat” diye tanımladığı süreçte uzlaşma artık kaçınılmaz. AKP Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan, Abdullah Öcalan’ın 15 Ağustos’ta bir açıklama yapmasının beklendiğini, hükümetin de Öcalan’dan önce davranarak üstünde çalıştığı yol haritasını açıklayacağını düşünüyor. 

AKP, mecliste en büyük partisi olarak 7 yıldır sürdürdüğü iktidarında belki de ilk kez zorlu bir Meclis Başkanlığı için bir seçim yarışına girecek. 3 Kasım 2002 Genel seçimlerinin ardından tek aday olarak çıkan AKP Manisa Milletvekili Bülent Arınç, 2 dönem Meclis Başkanlığı yaptı. 22 Temmuz seçimlerinden sonra DYP kökenli Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan da tek aday olarak gösterilerek Meclis Başkanı seçildi. Ancak bu dönem Meclis Başkanlığı seçimi sancılı geçeceğe benziyor. AKP’de iki dönem milletvekili seçilen kabinede görev bekleyen ancak bu beklentileri gerçekleşemeyen milletvekilleri bu kez Meclis Başkanlığı için kulis yapıyor. 4 Ağustos’ta Yapılacak Meclis Başkanlığı Seçimi İçin AKP içinde yoğun bir kulis başladı. Çok sayıda milletvekili Meclis Başkanlığı için kapalı kapılar ardında nabız yoklamaları yaparken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın tepkisini çekmemek için ise temkinli davranıyorlar. TBMM Başkanı Köksal Toptan, Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu ve Ankara Milletvekiyi Salih Kapusuz Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la görüşerek Meclis Başkanlığı için aday olmak istediklerini iletiler. 
 Fazıl Say - Buket Aşçı İdil’le Alperen Başkanı’nın fotoğrafını görünce gülmekten koltuktan düştüm. Daraldım. Sanatlarıyla sadece bizleri değil dünyayı etkileyen isimlerle sadece Türkiye’nin kaba meselelerini konuşmaktan. Orhan Pamuk’un romanı çıktığında kitabını değil de hakkında söylenenleri yorumlamaktan. Ömründe kitap okumamış adamların gürültüsünde sesimi duyuramamaktan… Daraldım, Fazıl Say gibi bir müzisyenin laiklik kaygısının küçümsenmesinden. Onunla insanoğlunun dinmeyen yalnızlığı, müziğin bu yalnızlığımızdaki yerini konuşmak yerine Alperen Ocağı’nın protestosuna saplanıp kalmaktan. Kendisiyle Doğan Kitap’tan çıkan “Yalnızlık Kederi” isimli kitabından hareketle yılın yarısını yollarda geçirişine, zorunlu yalnızlığına ve müziğine, ödüllerine bir türlü sıra gelememesinden… Çünkü bu röportaj öyle oldu. Zira ben kitabın kapağındaki harika fotoğrafa takılıp kalmıştım. Fazıl Say’ı bir çırpıda anlatan bir fotoğraftı bu. Onun sanatına gösterdiği emeği, saygıyı, sadakati, sevgiyi, sabrı anlatan… Ne yazık ki, daha ne olduğunu anlamadan Türkiye ve sorunları yine bir dağ gibi çıktı karşımıza. Zaten gündemde Alperenler’in protestosu varken, şimdi kimin dikkatini çekerdi “klasik müziğin faydaları!” Ne yazık ki durum bu! Ama galiba, bizim asıl büyük yalnızlığımız da bu! 

Yargı kulislerine göre, hükümet ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu arasındaki Ergenekon krizinin perde arkasında, kurulun yapısının değiştirilmek istenmesi var. Buna göre hükümet, kurula Meclis ve Cumhurbaşkanı’nın doğrudan üye seçmesini sağlamak istiyor… Hükümet ile HSYK arasında derin bir Ergenekon krizi yaşanıyor. Ergenekon soruşturmasında görevli hakim ve savcıların görev yerlerinin değiştirilmesi önerildiği iddiaları nedeniyle sıkıntılı bir çalışma süreci geçiren HSYK, Adalet Bakanı Sadullah Ergin çalışmalara katılmadığı için yaz atamalarını yapamıyor. Yargı kulislerinde ise, HSYK’daki Ergenekon krizinin büyük ölçüde hükümetin HSYK’nın yapısını değiştirme hedefine yönelik çalışmalarından kaynaklandığı değerlendirmesi yapılıyor. Ergenekon krizi ile su yüzüne çıkan bu planla HSYK’ya Meclis ve Cumhurbaşkanı’nın doğrudan üye seçmesi hedefleniyor. 

Brezilya basını, Fenerbahçe’nin Palmeiras’ın Kolombiyalı sol beki Pablo Armero’nun peşinde olduğunu iddia ediyor. Fenerbahçe, sportif direktör Aykut Kocaman vasıtasıyla yürüttüğü Brezilya’daki transfer çalışmalarında rotayı Kolombiyalı bir oyuncuya çevirdi. Brezilya basını, sarı-lacivertli takımın, Palmeiras’ın Kolombiyalı sol beki Pablo Armero ile ilgilendiğini iddia ediyor. 22 yaşındaki Armero’yu Palmeiras’ın Flamengo’yu 2-1 yendiği lig maçında izleyen Fenerbahçeli yetkililerin, önümüzdeki günlerde Palmeiras’a resmi teklif yapacağı belirtiliyor. 
| |