|  Safile Usul CHP, milletvekili maaşlarına zam tepkisini yasa geçtiktan hemen sonra verseydi inandırıcı olabilirdi ama artık böyle bir şansı yok. Yasa perşembe günü geçti, CHP hiçbir spontane ve doğal tepki vermedi, herkes iyiydi, hoştu. Ne zaman fark edildi ki kamuoyu tepkili o zaman ilk tepki verildi. Sonra çok daha ayıp bir biçimde imzayı atan iki kişi için, “disipline vereceğiz” açıklaması yapıldı. Yani, bir de, kendini kurtarmak için alttakini kurban etme gibi çok ayıp bir işe imza atıldı. 
 Hürrem Şatıroğlu “Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse, huluskâr, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak, kemik yalayıcı, çanak yalayıcı.. Saraylarda devlet büyüklerini nükteli sözlerle eğlendiren kimse. Kendi çıkarı için başkalarının elini eteğini öpen tip. Kendi çıkarı için başkalarına kavuk sallayan oyun kişisi.” *** 
 Bekir Coşkun Cumhuriyet Gazetesi yazarı Bekir Coşkun yazdı; Bay Hırt… Bay Hırt ne zaman ağzını açacağını bilir… Fransızlara kızdı… “Onlara ifade özgürlüğünü öğretme zamanı geldi” dedi mesela… Bizim hapishanelerimiz “ifade özgürsüzlüğü” yüzünden üniversiteli gençlerle, liseli çocuklarla dolu… 60 tutuklu gazeteci yetmedi, 50’sini daha topladılar… Ağzını açanı sabaha karşı evinden alıp götürüyorlar… 
 Ahmet Hakan BİN atlının akınlarda çocuklar gibi şen olduğu günler vardır ya… İşte tam da öyle bir atmosferi yaşıyoruz. Her türden “çocuksu” tepkinin geçer akçe sayıldığı tuhaf günler… Sürekli el yükseltiliyor. Bazılarımız Sarkozy’nin “Yahudi” kimliğine vurgu yapıp “adamın genlerinde bir sorun var” diye yazarken… Bazılarımız da “ceddimiz Kanuni”nin Fransa Kralı Birinci Fransuva’ya yazdığı mektuptaki azametli üslubu anımsatıp hepimizi coşturuyor. 
 Yılmaz Özdil 1972… Fransa’da ilk soykırım anıtı dikildi. Paris Büyükelçimiz Hasan Esat Işık, ilk THY uçağıyla geri çekildi. Sonra bakıldı ki, Fransa jömanfu diyor, Eyfel’den aşşa Kasımpaşa bi nevi… Türkiye çark etti, Bizim Dışişleri Bakanı, Fransa Dışişleri Bakanı’nı aradı, büyükelçi göndermek istiyoruz dedi, Fransa Dışişleri Bakanı “keyfiniz bilir, nasıl isterseniz” dedi. Bizim Dışişleri Bakanı’nın keyfi yerine geldi, anıt meselesini açtı, “vatandaşlarımızı rahatsız ediyor, önüne bi ağaç dikelim de görülmesin, ne dersiniz” dedi. Fransız Dışişleri Bakanı ne cevap verdi biliyor musunuz? “O işe ben bakmıyorum, bizim Orman Bakanı’yla görüşün” dedi! 
 Mehmet Y.Yılmaz KCK’ya yönelik operasyonun “yeni dalgasında” bazı gazeteciler de gözaltına alındılar. Aralarında Özgür Gündem gazetesi, Birgün gazetesi, Vatan gazetesi ve AFP ajansının muhabirlerinin de bulunduğu çok sayıda gazeteci! Hükümet yetkilileri elbette bu tutuklamaların “gazetecilik faaliyeti ile ilgili olmadığını, gazetecilerin terörist faaliyetler nedeniyle gözaltına alındıklarını” söyleyeceklerdir. Ama gözaltına alınmalarına neden olan gerekçe doğrudan gazetecilik faaliyetleri ile ilgili. 
 Yılmaz Özdil Hep aynı höt zöt… Elçiyi geri çekeriz. ¡ Breh breh breh! ¡ İki sene önce… Fransa’nın Nancy kentine bağlı Pont-a-Mousson kasabasındaki Jacques Marquette Lisesi’nin tarih dersinde Ermeni soykırımı işleniyordu. Sınıfta bulunan beş Türk öğrenci, soykırım iddiasını reddetti, öğretmenle çatır çatır tartıştı. Öğretmen kızdı, çocukları sınıftan attı. 
| |