Atatürk’ü İngiltere’de marka olarak tescilleyen bir girişimci hakkında dava açan Türkiye, “Bu isimle pek çok ürün olduğu” gerekçesiyle davayı kaybetti. Atatürk markalı ürünler çok yakında raflarda olacak.
![]()
Abdüllatif Şener, ”Siyasete Ak Parti’de neden devam etmediği” yönündeki soruya AKP’lileri kızdıracak bir benzetmeyle yanıt verdi. İZMİR – Türkiye Partisi Lideri Abdüllatif Şener, ”Siyasete Ak Parti’de neden devam etmediği” yönündeki soruya ‘Eğer ayakta kalmak, güç sahibi olmak haklılığı, zayıf düşmek veya yok olmak haksızlığı gösteriyor olsaydı Yezid’i haklı, Hazreti Hüseyin’i haksız görmemiz gerekirdi’ yanıtını verdi.
![]() Yılmaz Özdil Aslında her şey “Londra gibiyiz” ayaklarıyla başladı. Çift katlı otobüs getirdiler. Ama, küçük bi pürüz vardı… Londra’da trafik tersten akıyor, duraklar solda, dolayısıyla çift katlıların kapıları da soldaydı. İstanbul’da sağdan gidecek, duraklar da sağda… Eşşek yükü para ödedikleri gıcır gıcır otobüslerin soldaki kapılarını söküp, kaynakla parça ekleyip kapattılar, sağ tarafını kaynakla kesip, soldan sökülen kapıları sağa taktılar. Oldu sana Londra.
BUGÜN itibariyle “Bülent Arınç’a suikast girişimi” olayında “üçüncü yıla” giriyoruz. Pastanın üzerine iki mum dikip, “nice yıllara” diye alkışlayacağımız bir yıldönümü değil bu. Türkiye’yi derinden etkileyebilecek, son derece ciddi bir iddia vardı ve ikinci yılın sonunda gelebildiğimiz yer şu: “Soruşturma derinleşiyor”! Olayla ilgili olarak tutuklanmaları istenen üç subayın mahkeme tarafından serbest bırakıldıklarını biliyoruz.
Ve Yılmaz konuştu: Eymür’e Yeşil’i sordum. ‘Öldüğünü sanıyorum’ dedi. ‘Göreve aldın, beraber çalıştın ölüp ölmediğini bilmiyorsun. Nasıl istihbaratçısın’ dedim. ANKARA- Faili meçhul cinayetler soruşturmasının en önemli tanığı olan eski Özel Harekât Polisi Ayhan Çarkın’ın, “Topal cinayetiyle ilgili kayıtlar Yılmaz’da” açıklamasına, Mesut Yılmaz’dan yanıt geldi: Bende olup da devlette olmayan bir belge, bilgi yok. Herkes birbirine ‘kazık atmak’ için birtakım iddiaları ‘pehlivan tefrikası’ gibi ortaya döküyor. İddiaların bir kısmının üzerinde yargı ciddiyetle durmalı. Şahsen ben yargının bunu yaptığına şu ana kadar tanık olmadım. Bugüne dek elimdeki bütün bilgileri paylaştım, bundan sonra da üzerime düşeni yaparım.
TRT’nin 2010 yılında elektrik faturalarından aldığı para tam 551 milyon lira oldu. Bu rakam, elektrik faturalarını belki de en çok ilgilendiren bakanlık olan Enerji Bakanlığı’nın 2011 yılı bütçesinden daha fazla. Cumhurbaşkanlığı, Danıştay, Sayıştay, RTÜK gibi kurumların toplam bütçeleri dahi TRT’nin gelirine yetişemiyor. TRT’nin gelirini elde eden özel televizyon kanalı yok. Rakam dünyanın dört bir yanında yayın yapan BBC’nin dahi üzerinde.
| |||||||||||
61 sorgu. 0,132 saniye. | |||||||||||