| 
GTP Genel Başkanı Tuna Bekleviç Erdoğan’ın, geçen hafta Güçlü Türkiye Partisi Genel Başkanı Tuna Bekleviç’le görüştüğü iddia edildi. Yedek parti formülü üzerinde çalıştığı öne sürülen Erdoğan’ın bu görüşmede Bekleviç’i partisini kapatmaması konusunda ikna ettiği öğrenildi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, partisi hakkında kapatılma davası açılması üzerine “yedek parti” formülü üzerinde çalıştığı ileri sürüldü.
Partisini kapatıp AKP’ye katılmayı düşünen Güçlü Türkiye Partisi (GTP) Genel Başkanı Tuna Bekleviç’le hafta sonunda Edirne’de buluşan ve aynı helikopterle İstanbul’a yolculuk yapan Başbakan’ın, durum değerlendirmesi yaptığı ve partisini kapatmaması konusunda Bekleviç’i ikna ettiği anlaşıldı. Bekleviç Edirne’ye geldi
Başbakan Erdoğan, cumartesi günü AKP Edirne İl Gençlik Kolları kongresine katıldı. Seçim barajı nedeniyle 22 Temmuz’da memleketi Edirne’den bağımsız milletvekili adayı olan ancak, seçilemeyen GTP Genel Başkanı Tuna Bekleviç de AKP’lilerden aldığı davetle Edirne’ye geldi.
Bekleviç, Erdoğan’la randevu yeri olan Edirne Valiliği’ne gitti. Ancak Bekleviç gazetecilerin beklediği protokol kapısı yerine, vatandaşların kullandığı yan kapıdan binaya girdi. Valilik makamının bulunduğu katta Başbakan ve Bekleviç buluştu.
Görüşmede, daha önce AKP’ye katılma eğiliminde olan GTP’nin durumu ve AKP’nin kapatılma davasının olası sonuçları ele alındı. Helikopter yolculuğu
Bekleviç, valilikteki buluşmanın ardından Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala’nın makam otomobiliyle Şükrüpaşa Stadı’na gitti.
Başbakan da valilikteki görüşmeleri tamamladıktan sonra makam otomobiliyle stada geldi. Erdoğan ve Bekleviç, buradan aynı helikopterle İstanbul’a giderken yol boyunca durum değerlendirmesi yaptı.
Bekleviç, DHA muhabirinin konuya ilişkin sorularını yanıtlarken, Başbakan’la yaptığı görüşmeyi ve helikopter yolculuğunu doğruladı.
AKP’nin kapatılması halinde GTP’nin yedek parti olup olmayacağı konusunda yorum yapmak istemeyen Bekleviç, “Ülkede yaşanan son siyasi gelişmeleri değerlendirdik. Partiyi kapatıp, AKP’ye katılmamız söz konusuydu. Ama bundan vazgeçtik” demekle yetindi. Kaynak : Milliyet Gazetesi 
Geçen yıl Türkiye’nin milli geliri 658.8 milyar dolara ulaştı ancak yüzde 5’lik büyüme hedefi tutmadı. Tarımdaki küçülmenin, inşaattaki sert frenin damgasını vurduğu 2007’de büyüme yüzde 4.5’te kaldı. Türkiye 2007’de yüzde 4.5 büyüme hızıyla yüzde 5’lik hedefin 0.5 puan altında kaldı. Böylece 2001’den sonra en düşük büyüme performansı sağlanırken, Türkiye’nin milli geliri 658.8 milyar dolar, kişi başına milli gelir rakamı ise 9 bin 333 dolar oldu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üretim yöntemiyle hesaplanan Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) 2007 ve dördüncü dönem geçici sonuçlarını açıkladı. Buna göre 2007 GSYH değeri cari fiyatlarla yüzde 12.9’luk artışla 856 milyar 387 milyon YTL, dolar bazında ise yüzde 25.1 artışla 658 milyar 786 milyon dolar olarak hesaplandı. GSYH değeri, sabit fiyatlarla ise yüzde 4.5’lik artışla 101 milyar 46 milyon YTL oldu. 

Halkın cep telefonu, DVD player ve bilgisayar satın almasına ve otomobil kiralamasına geçen hafta izin verilmesinin ardından, sıradan vatandaşların turist otellerinde kalabilmesi de serbest bırakıldı.. Küba hükümeti, cep telefonu kullanımını halka serbest bırakmasının, mağazalarda bilgisayar, DVD player gibi elektronik cihazların satışına izin vermesinin ardından Küba halkının kendi ülkelerindeki uluslararası otellerde kalabilmelerine de izin verdi. Hükümetin açıklamasında, daha önce sadece yabancı turistlerin konaklamasına izin verilen uluslararası otellerde bundan böyle Kübalıların da konaklayabileceği belirtildi. Uluslararası turist otellerinde Kübalıların da kalmasına izin verilmesi, komünist ülkenin özgürleşmesi yolunda atılan adımların sonuncusu olarak yorumlandı. 

İZMİR Körfezi’nde yapılan bilimsel araştırmalarda deniz tabanında gaz çıkışları tespit edildi. ‘İzmir Körfezinin Aktif Faylarının Araştırılması’ projesi kapsamında uzmanlar, geçen aralık- şubat ayları arasında gaz çıkış miktarında artış olduğunu, ancak cinsi konusunda tespit yapmadıklarını açıkladı. Gazın cinsinin tespiti ve sismik kesintlerin değerlendirmesi sonrasında depremlere yol açan faylarla ilgisi olup olmadığı ortaya çıkacak. Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü’ne bağlı Dokuz Eylül 1 Araştırma gemisiyle 25- 29 Şubat’ta Türkiye Ulusal Jeodezi ve Jeofizik Birliği (TUJJB) Ulusal Deprem Programı kapsamında desteklenen ‘İzmir Körfezinin Aktif Faylarının Araştırılması’ projesinde, İzmir iç ve orta körfezde yapılan sismik araştırmalarla, tektonik hareketler izlendi. Doç. Dr. Erdeniz Özel, Dr. Cem Günay, Dr. Mustafa Eftelioğlu, Jeofizik Yüksek Mühendisi Bade Pekçetinöz, Jeofizik Mühendisi Cabir Alkan ve jeotekniker Gamze Kordacı’dan oluşan araştırma ekibi, Aralık 2007’de yapılan bir önceki çalışmaya göre deniz tabanından sıkışmış gazların çıkış miktarında gözle görülür bir artış olduğunu saptadı. Ekip adına konuşan Dr. Cem Günay, şunları söyledi: “Gözlemlenen bu gaz çıkışları genellikle iç körfezden alınan sismik kesitlerde yoğun bir şekilde yer almaktadır. İzmir Körfezi’nde sismik araştırmalar sürüyor. Alınan sismik kesitlerin değerlendirilmelerine devam edilmektedir. Çıkışı tespit edilen gazın cinsini belirlemek için 2008 yılı içinde yeni bir araştırma yapmayı hedefledik.” GAZIN CİNSİ ÖNEMLİ Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla Uluğ ise, gaz çıkışlarıyla depremsellik arasında bağıntı kurmak için gazın cinsini bilmek gerektiğini söyledi. Uluğ, “Metan mı yoksa jeotermal mi? Bataklık gazı da olabilir. Ya da daha derinde çıkan radon gazı mı? Yüzeydeki çürümeden kaynaklanıyor da olabilir. Ayrıca körfezin her yanında metan gazı var. Bu gazların ne olduğunu tespit eden aletlerle yeni bir çalışma yapılmalı. Daha önce, herhangi bir değerlendirme yapmak yanlış olur” dedi.
Doktora gitmeden daha sağlıklı bir cilde, daha az ağrı çeken bir bedene ve dik bir duruşa sahip olabilirsiniz. Hülya dergisi mart sayısında seksin 10 faydasını sıralayarak daha sağlıklı bir insanın reçetesini verdi..
Sağlıklı bir yaşam için pek çok reçete veriliyor. Organik gıdalar, düzenli spor ve stresten uzak kalmanın yolları gibi… Peki ya sevişmenin faydalarından ne kadar haberdarsınız? Seks pek çok kişi için konuşulması zor bir konu olsa da faydası saymakla bitmiyor. Hülya dergisi mart sayısında seksi sevdirecek 10 nedeni şöyle sıraladı: 

Dünya üzerindeki 2.4 milyar insan, kalitesiz su nedeniyle sağlıksız koşullarda yaşıyor. Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Serap Bos, suyun önemini anlattı: “Vücudun ana maddesi olan suyun üçte ikisi içme yoluyla, geri kalanı da yenen besinler sayesinde alınır. Su, böbreklerin toksin maddelerden temizlenmesini sağlar. Vücut sıcaklığının düzenlenmesinde rol alır. Kan basıncını kontrol eden elektrolitlerin dengelenmesine ve taşınmasına yardımcı olur.” 
Soru : 47 yaşındayım ve hiçbir şikayetim yok. Ancak geçen yıl babam prostat kanseri oldu ve hala tedavi görüyor. Sizce bir şeyim olmadığı halde, benim de kontrole gitmem gerekir mi? Korkmakta haklısınız! Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen kanser cinsidir. Özellikle ailenizde prostat kanseri varsa bu hastalığa karşı daha fazla hazırlıklı olmalısınız. Özellikle ileri yaşlarda görülen bu kanserin en kötü yanı, son derece sinsi yapıda olmasıdır. Bu kanser genelde erken dönemde hiçbir belirti vermez. Ağrı hemen hemen hiç görülmez. İdrar problemleri yoksa, hastalık ilerleyinceye kadar hiçbir şey fark etmeyebilirsiniz. 
| |