| Gazeteci Ahmet Hakan, İstanbul’daki evinin önünde 4 kişinin saldırısına uğradı. Hastaneye kaldırılan Ahmet Hakan’ın tedavisi sürüyor.
Türkiye Ahmet Hakan’a yapılan saldırı ile sarsıldı. Hürriyet Gazetesi yazarı ve CNN Türk ‘Tarafsız Bölge’ programı sunucusu Ahmet Hakan, İstanbul’da Nişantaşı’ndaki evinin önünde 4 kişilik bir grubun saldırısına uğradı. Saldırı sonrası Amerikan Hastanesi’ne kaldırılan ve burada gözetim altında tutulan Ahmet Hakan’ın burun ve kaburgasında kırıklar olduğu, hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Sedat Ergin aracılığıyla saldırı sonrası ilk açıklamasını yapan Ahmet Hakan “Bu tür saldırılardan hiç bir şekilde yılmayacağız. Korkmuyoruz. Bildiğimiz yolda yürümeye devam edeceğiz” dedi. 
 Sedat Ergin HRANT Dink cinayetine doğru bir teşhis koyabilmemiz için bu cinayette rol alan kişiler ve onların muhtelif devlet birimleriyle olan ilişkilerini başından itibaren bütün çıplaklığıyla ortaya çıkarmamız gerekiyor. Bunu yapabilmek için öncelikle 24 Ekim 2004 tarihinde Trabzon’daki McDonald’s şubesinin bombalanması olayı ve bu konudaki dosyanın Trabzon Adliyesi ve İl Emniyet Müdürlüğü içindeki seyrini projektörlerin altına yatırmalıyız. Çünkü bu dosyaya gözlerimizi kapamayı tercih etsek bile, McDonald’s bombalaması ne yapıp yapıp her yerden karşımıza çıkıyor, çıkmaya devam edecek. Nitekim İstanbul’daki 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi de geçen salı günü Dink cinayetinde kararını verirken, bu kararın bir parçası olarak Erhan Tuncel’i 2004 yılındaki McDonald’s bombalanmasından dolayı 10.5 yıl hapis cezasına çarptırdı. 
 Sedat Ergin AVRUPA Konseyi İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammarberg’ün raporu “Türkiye’de Adalet Yönetimi ve İnsan Haklarının Korunması” başlığını taşıyor. İsveçli komiser, bu başlığı koyduktan sonra ana tespit olarak adalet yönetimine ilişkin uzun süredir devam eden birçok sorunun “Türk halkının insan haklarından yararlanmasını olumsuz yönde etkilediği” yolundaki görüşünü belirtiyor. Buna ek olarak, bu sorunların “adalet sisteminin etkinliği, bağımsızlığı ve tarafsızlığına ilişkin algıyı olumsuz yönde etkilediğini” de vurguluyor komiser. 
 Sedat Ergin THOMAS Hammarberg, bugün Batı dünyasında insan hakları alanındaki en saygın isimlerden biri olarak kabul ediliyor. Yaşamı, insan haklarına adanmışlığın bir öyküsü. Uzun yıllar İsveç hükümetinin çocuk ve insan hakları alanında özel temsilcisi olarak görev yapan, ardından Birleşmiş Milletler adına insan hakları alanında pek çok önemli görevler üstlenen Hammarberg, bir dönem Uluslararası Af Örgütü’nün Genel Sekreterliği görevinde de bulunmuştur. 1977 yılında Nobel Barış Ödülü’nü Af Örgütü adına alan kişi Hammarberg’den başkası değildir. Hammerberg, 2005 yılında Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi tarafından Konsey’in İnsan Hakları Komiserliği görevine seçilmiştir. 
 Sedat Ergin AVRUPA Konseyi’nin İsveçli İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammarberg’in geçen nisan ayında basın özgürlüğünün durumunu incelemek amacıyla Türkiye’ye yaptığı ziyaret sırasındaki tespitlerini konu alan raporu, bu alanda son derece kaygı verici bir tablonun varlığına dikkat çekiyor. Raporun önemi, Türkiye’de basın özgürlüğünün durumu konusunda uzun bir zamandır Batı dünyasında seslendirilen yaygın eleştirilerin bu kez kurumsal bir yapıdan, Avrupa’nın insan hakları alanındaki en üst düzeydeki sorumlusundan geliyor olmasıdır. 
 Sedat Ergin YÜZDE 10 barajı uygulanmasaydı ve Hatip Dicle Diyarbakır’da seçime bağımsız aday değil de BDP listesinden girmiş olsaydı bugün yaşadığımız tablo nasıl şekillenirdi? Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) KCK davasından tutuklu bulunan Dicle’nin milletvekilliğini iptal etmesi halinde bu milletvekilliği Adalet ve Kalkınma Partisi’nin envanterine geçirilebilir miydi? BARAJ OLMASAYDI BDP 7-4 ALIYORDU 12 Haziran’da yapılan genel seçimde Diyarbakır’da toplam 679 bin 364 geçerli oy kullanıldı. BDP’nin desteklediği Özgürlük ve Demokrasi Bloku’na bağlı 6 bağımsız aday için verilen oyların toplamı 411 bin 232’ye ulaşıyor. Bu, Diyarbakır’daki geçerli toplam oyun yüzde 58.5’ine karşılık geliyor. Hatip Dicle, 78 bin 220 oy alarak bu ildeki en başarılı sonucu elde etti. Onu en yakından izleyen bağımsız aday Leyla Zana ise 71 bin 231 oy aldı. 
 Sedat Ergin BİR süredir siyaset sahnesinde tanıklık ettiğimiz olaylar, Batı demokrasilerinde karşılaşılan bir siyasi mücadele yöntemine işaret etmiyor. Hedeflenen bir siyasi sonuca ulaşmak amacıyla bir liderin ya da bir partinin üst kademe şahsiyetlerinin özel hayatlarını gözetlemek, kaydetmek ve daha sonra bunları kamuoyuna deşifre etmek ya da bu tehdide başvurmak yönteminden söz ediyoruz. SUÇ OLAN FİİL MEŞRU GÖSTERİLEMEZ Bu yöntemin geçen yıl mayıs ayından bu yana artık yaygın bir kullanıma girdiği Türkiye, bütün aksaklıklarına, duraklamalarına rağmen 60 yılı aşkın bir süredir hukukun üstünlüğüne saygılı bir demokrasi olma iddiasında ve AB ile tam üyelik müzakereleri yürütüyor. 
| |