| 
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, Deniz Feneri soruşturmasında görevli savcılar hakkında inceleme başlatılmasına tepki gösterdi. İncelemeyi “baskıcı yönetimin tipik örneği” olarak tanımlayan Tarhan’a göre, “iktidarın kara kutusu” olan Deniz Feneri’nin üstü kapatılmaya çalışılıyor. Tarhan, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) “Deniz Feneri e.V. soruşturmasını yürüten Cumhuriyet savcıları hakkında müfettiş görevlendirerek inceleme başlattığı bilgisinin” basına yansıdığını söyledi. 

RED – Evet,bu da oldu!.. Deniz Feneri soruşturmasını yürüten savcılar kendileri soruşturmalık oldu!.. Ne demişti Ahmet Şık?.. Dokunan yanar!.. AKP ve Cemaat tarafından hakimiyeti ele geçirilen Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), Deniz Feneri soruşturmasını yürüten savcılar hakkında inceleme başlattı. HSYK, soruşturma için iki müfettiş görevlendirdi. HSYK müfettişleri, incelemek için soruşturma dosyalarına el koydu. Böylelikle, ‘ileri demokrasi’ altında yargının gelmiş olduğu hal iyice belirgin bir biçimde ortaya çıktı. 

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) görevlendirdiği 2 müfettiş “Futbolda Şike Soruşturması dosyasını ve soruşturma savcısı Mehmet Berk’in dosya üzerindeki işlemlerini” incelemeye aldı. Futbolda Şike Soruşturması kapsamında tutuklanan FB Başkanı Aziz Yıldırım ile futbolcu İbrahim Akın ve eski futbolcu Ümit Karan avukatları aracılığıyla soruşturma savcısı Mehmet Berk’i, HSKY’ya şikayet etmişti. 

Deniz Feneri e.V. soruşturması kapsamında tutuklanan Zahit Akman ve 4 kişinin tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi. Savcılık sorgularının ardından sevk edildikleri nöbetçi Ankara 13. Sulh Ceza Mahkemesinde tutuklanan Zahid Akman ile Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman, Genel Müdür Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Karahan, Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Çelik ile geçen cumartesi nöbetçi Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesince tutuklanan Ali Solak’ın avukatları, müvekkillerinin tutukluluklarına itirazda bulunmuştu. 

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, “gündemin böylesine karartıldığı ve yoğunlaştırıldığı bir dönemde Deniz Feneri e.V davasının karambol ilişkiler içinde gündemden düşürtüleceği kaygısını duyduklarını” söyledi. Kart, TBMM’de düzenlendiği basın toplantısında, “Deniz Feneri e.V davasında adli soruşturmayı engellemek ve sabote etmek için yürütme organının her kademesinde devlet yetkisini kötüye kullanan siyasi iktidar ve temsilcilerinin şimdi de yargılama sürecini etkisiz hale getirmeye çalıştığını” öne sürdü. 

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü Almanya’daki “Deniz Feneri e.V.” bağlantılı soruşturma kapsamında gözaltına alınan kişilerden Ali Solak tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcıları Nadi Türkaslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz, Solak’ı, “dolandırıcılık” ve “sahtecilik” suçlamalarıyla nöbetçi mahkemeye sevk etti. 
Tespit:
Tarih: 1 Eylül 1983
Nakşibendi Gümüşhanevi (İskenderpaşa) Dergahı’nın yarı resmi organı “İslam” dergisi çıktı. Aylıktı. Derginin başyazarı “Halil Necatioğlu” müstear adını kullanan Prof. Dr. Mahmut Esat Coşan’dı. Dergahın Şeyhi Mehmet Zahit Kotku’nun kızı Muhterem ile evliydi. “İslam” dergisinin yazıişleri müdürü; Aykut Zahit Akman’dı “Zahit” adını şeyhinin adından esinlenip ismine sonradan ekletti. 
| |