Tayyip Erdoğan Geleceğin Başbakanını hazırlamak ve cihat hazırlığı yapmak amacıyla organize suç örgütü kurdu. Bu sözler Mülkiye Başmüfettişi Candan Eren’in 2001 yılında yaptığı incelemeler neticesinde yazdığı ön raporda yer alıyor. Bu rapor Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu tarafından da onaylandığı halde Erdoğan bu suçlardan nasıl kurtuldu?
Mülkiye Başmüfettişi Candan Eren’in 3 Eylül 2001 tarihinde hazırladığı raporda Tayyip Erdoğan’ın Belediye Başkanlığı’nı bıraktıktan sonra da suç örgütü liderliğini sürdürdüğüne dikkat çekiliyor:
GELECEĞİN BAŞBAKANINI HAZIRLAMAK VE CİHAT HAZIRLIĞI YAPMAK
“Tüm bu yollarla siyasi, sosyal ve ekonomik amaçları gerçekleştirmek amacıyla organize bir şekilde suç işlemek için oluşturulan teşekkül vasıtasıyla, Devlet parasını yani belediye parasını, nitelikli yollar kullanarak, yukarıda belirtilen (Geleceğin Başbakanını hazırlamak ve cihat hazırlığı yapmak) amaçlara yönlendirdikleri, zimmete geçirdikleri veya zimmete geçirilmesine göz yumdukları, kanaati oluşmuştur.”
PEKİ NE OLDU DA ERDOĞAN CEZASIZ KALDI ?
Dönemin İçişleri Bakanlığı, Candan Eren’in raporu doğrultusunda Erdoğan hakkında soruşturma açılmasına karar verdi. Erdoğan, Danıştay 2. Dairesi’ne başvurarak karara itiraz etti. Danıştay 2. Dairesi aldığı kararda cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak suçunun unsurlarının oluşmadığını belirten kararını Yargıtay’a gönderdi.
Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, gelen dosyayı Akbil davası ve İstanbul DGM’nin görevsizlik kararı alıp yolladığı iki dosyayla birleştirdi.
Kanadoğlu Danıştay 2. Daire’den gelen dosyayı inceledi ve Danıştay’ın böyle bir karar alamayacağını iddianamesinde belirtti.
Ancak alınan karar İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesine devam eden davada emsal teşkil etti.
Sonuç olarak Erdoğan, bu davadan 22 Ocak 2003 günü Mahkemecenin “iddialar soyut ve yetersiz” olduğu gerekçesiyle beraat etti.
Yargılamanın önüne set çeken Danıştay 2’nci Dairesi’nde bu kararın almasını sağlayan isimse dönemin Üye Hakimi Hüseyin Karakullukçu. Karakullukçu, Erdoğan’ın yakın dostu.
O kadar yakın ki Erdoğan Başbakanlık koltuğuna oturunca basında Hüseyin Karakullukçu’nun Başbakanlık Müsteşarlığı’na atanacağı haberleri çıkmıştı.
Fatih Altaylı da 2005 yılında Sabah’taki köşesinde Erdoğan’ın, Dışişlerin’de uzman olarak çalışan arkadaşı Vahit Özdemir’den Danıştay’daki davasında yardımcı olmasını istediğini, Özdemir’in de Karakullukçu ile görüşüp Erdoğan’ın durumunu anlattığını yazıyor.
Hakim Karakullukçu’nun AKP yanlısı daha bir çok karar örneği var ancak Erdoğan’ın suçlu olduğu raporunu yazan Başmüfettiş Candan Eren’in AKP iktidarıyla başına gelenlere bakalım bir de.
Candan Eren hakkında AKP iktidara geldiğinde itibaren soruşturma açıldı. Hatta müfettişlik yapamaz raporu bile hazırlanmaya çalışıldı. Hapise de giren Başmüfettiş Eren, Ergenekon tertibinde adı Şener Eruygur’a belge sızdırma iddialarıyla da anıldı.











Bu konu hakkındaki yorumunuz