Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü Deniz Feneri e.V soruşturması kapsamında bu sabah birçok adrese baskın düzenlendi. Baskın yapılan yerler arasında Fatih’teki ana depo ile Kanal 7 televizyonu da bulunuyor. Kanal 7’den konuya ilişkin açıklama geldi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul’daki 7 savcılığa, delillerini ekleyerek, 20’nin üzerinde şirketin aranmasını, bütün bilgi ve belgelere el konulmasını, bilgisayar hafızalarının kopyalanmasını talep etti.
Bunun üzerine İstanbul mahkemelerinden alınan kararla, soruşturmada adı geçen Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman ile kanalın yönetim kurulu üyeleri İsmail Karahan ve Mustafa Çelik’in de ortağı bulunduğu şirketler arandı.
Letonya’dan “Baltik Kristina” adlı gemiyi alan şirket de aranan adresler arasında bulunuyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Adalet Bakanlığı aracılığıyla, geminin alınışıyla ilgili, Letonya makamlarından daha önce adli yardım talebinde bulunmuştu.
Polisler film yapım şirketleri, muhasebe büroları ile derneğe ait olduğu kaydedilen depolarda arama yapıyor.
Savcılığın bulunan belgelere el konulmasını istediği, “şu an için gözaltı olmayacağı” belirtildi. Aramalarda el konulan belgeler Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim edilecek.
Operasyonu Ankara Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri ile İstanbul Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü beraber yürütüyor. CNN TÜRK Haber Koordinatörü Yavuz Oğhan, söz konusu ekibin İstanbul’a gitmesinin yeni bir gelişme olmadığını, ekibin uzun süredir takipte olduğunu belirtti.
Kanal 7’den açıklama
Aramalarla ilgili olarak Kanal 7 binası önünde bekleyen gazetecilere açıklama yapan Kanal 7 Hukuk Müşaviri Ersan Şen, herkesin suçlanabileceğini ve savunma hakkı olduğunu belirterek, “Ancak ceza keserek kimseyi suçlu gibi göstermenin de gereği yok. Başta Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman ve diğer ortaklar, bir an önce bu işin sonuçlanmasını istemektedirler” dedi.
Şen, polisin yaptığı aramalara ilişkin de hukuki süreçlerde diğer insanlar için işletilen prosedürün kendileri için de işlediğini kaydederek, “Yapılan aramalarda, savcılığın soruşturmasıyla ilgili evrak, belge varsa, bunlara el koyma prosedürü işlemektedir. Biz, soruşturmanın başladığı ilk andan bu yana adli birimlere yardımcı olmaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu.
Dosyada gizlilik kararı olduğunu ifade eden Şen, “Öğrenebilme imkanımızın olduğu anda davaya yönelik savunmamızı yapacağız. Daha önce istenilen belgeler Ankara Cumhuriyet Savcılığına iletilmişti. Müvekkillerimin bu aşamada en büyük isteği, kendilerine tarafsız yaklaşılması ve yanlı yayın yapılmamasıdır. Biz de dava açılırsa davaya katılacağız. Takipsizlik kararı çıkarsa dava ona göre sonuçlandırılacaktır. Kamuoyunun da merakı giderilmiş olacaktır” diye konuştu.
Şen, müvekkilleri Zekeriya Karaman, İsmail Karahan, Harun Kapıyoldaş ve Mustafa Çelik’in Fatih ve Eyüp’teki iş yerlerinde aramalar yapıldığını belirterek, “Kanal 7 çalışanları veya müvekkillerimin evlerinde arama yapılmamaktadır. Ancak bildiğiniz gibi bu soruşturma hassas bir konudur. Bir basın yayın kuruluşu bu durumdan etkilenmeye çok açık bir müessesedir” dedi.
Aramaların bugün saat 08.00’den beri sürdürüldüğünü kaydeden Şen, “Burada, Ankara ve İstanbul’dan yaklaşık 35 kişilik bir kolluk kuvveti aramaları gerçekleştiriyor. Bilgisayarlardaki belge, kayıt ve delil olabilecek dosyalar imajı alınarak kopyalanıyor. Zekeriya Karaman şu an Kanal 7 binasında, görevinin başındadır. Bu aramalar zaten basın özgürlüğüne bir engel oluşturamaz” dedi.
Deniz Feneri’nden açıklama
Zeytinburnu’ndaki genel merkezde açıklama yapan Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Mehmet Cengiz, “Ne burada ne de Deniz Feneri’nin herhangi bir lojistik merkezinde arama yoktur” dedi.
Mehmet Cengiz, durumu anlatmak için gazetecileri merkeze sokarak içeriyi gezdirdi.
Basının yardım derneklerini koruması gerektiğini söyleyen Cengiz, “Burası zenginden aldığı bağışları fakire ulaştıran bir yardım müessesidir. Böyle bir değeri vardır. Türkiye’deki her insan bu değeri korumalıdır. Almanya’daki Deniz Feneri davasında Türkiye’deki Deniz Feneri’nin adı geçmiyor. Ancak arama kararı verilirse isteyen gelip arama yapabilir. Biz de sizi alarak burada yapılan çalışmaları göstermek istedik. Bir yıldır bize basın kanalı ile sürekli haksızlık yapılıyor. Türkiye’deki Deniz Feneri ile ilgili çıkan haberlerin hepsi yalandır, karalamadır. Bu yüzden çok güçlükler çektik. Ama Deniz Feneri çalışmaya devam ediyor. Bir ay içinde dört büyük projeye daha imza ataçağız. Bugüne kadar binlerce eser meydana getirdik” dedi.
Türkiye’de yürütülen Deniz Feneri e.V. bağlantılı soruşturma kapsamında, dernek tarafından İstanbul’daki birçok firmadan toplanan yardım malzemesinin Kanal 7 televizyonuna teslim edildiği ortaya çıkmıştı.
CNN TÜRK












Bu konu hakkındaki yorumunuz