| 
AKP İstanbul İl Başkanlığı yarışını kaybeden Metin Külünk, delegelerden kendisine oy verilmediğine dair ispat istendiğini, genel merkezin taraflı davrandığını ve tabanın sesinin yükselmesine engel olmak için bir takım adımlar atıldığını ileri sürdü. İSTANBUL – AKP İstanbul İl Başkanlığı yarışını Aziz Babuşçu karşısında kaybeben Metin Külünk, rakibini ve genel merkezi parti içi demokrasiye aykırı davranmakla suçladı. Külünk kongreyi şöyle değerlendirdi: MERKEZ TARAF OLDU: Demokrasinin güzelliği, dün Abdi İpekçi spor salonunda gönül isterdi ki mükemmel bir şekilde tecelli etsin. AKP’nin kuruluş değerlerine en yüksek hassasiyetin gösterildiği, tabana baskının olmadığı, delegelere baskının olmadığı, akredite edilmemiş bir il kongresi olmasını gönül temenni ederdi. 

Türkiye’de İslamcılar neden sağcıdır? Bu soruyu bugün sormamın nedeni İran’daki gösterilerdir. Komşudaki olaylar Türkiye’deki İslamcı medyanın kafasını karıştırdı. Ancak yavaş yavaş “Batı’nın İran’a müdahale etmek için bu tür olayları çıkardığını-desteklediğini-abarttığını” söylemeye/yazmaya başladılar. O halde artık şu kritik soruyu sorabiliriz: İran’daki gösterilerle Türkiye’deki Ergenekon arasında nasıl bir bağ var? Tüm bunlar size karışık gibi gelebilir ama inanın hiç değil…
Tüm sorunların kaynağı olarak moderniteyi ya da kaba pozitivizmi gören İslamcılar, “düşman belirleme” konusunda -dün olduğu gibi bugün de- hata yaptıklarını hiç düşünüyorlar mı?
Soruyu açmak için siyasal İslamcılığın ortaya çıkış sürecine bakalım…
Siyasal düşünce tarihine İslamcılık -şaşırtıcı gelebilir ama- 1860’ların ikinci yarısından itibaren Jön-Türkler ile girdi. Asıl gelişimini 1908 Temmuz Devrimi’nden sonra gösterdi.
Osmanlı’daki üç siyasal tarzdan –Osmanlıcılık,Türkçülük ve İslamcılık- biriydi.
Türkçülerle hiçbir zaman problemleri olmadı. Hep kardeş ilişkisi içinde oldular; tıpkı bugün gibi. Hedeflerinde sadece modernist/pozitivist Batıcılar bulundu. 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dün İstanbul Abdi İpekçi Spor Salonu’nda yaptığı konuşmada, muhalefetin, özellikle de CHP’nin “demokrasi sınavından ikmale kalıp bir üst sınıfa asla geçemeyeceği” uyarısında bulundu. Oysa dün aynı salonda partisi ve kendisi için çok ciddi bir demokrasi sınavı söz konusuydu. AKP İstanbul 3. Kongresi’nde mevcut il başkanı Aziz Babuşçu ile Metin Külünk yarışıyordu ve bunun çok adil ve demokratik bir yarış olduğu pek söylenemezdi. Zira Genel Başkan Yardımcısı Haluk İpek, yanında Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da olduğu halde “biz Genel Merkez olarak Babuşçu ile yola devam etmek istiyoruz” diye açıklama yapmıştı. Bunun üzerine gözler Erdoğan’a çevrildi. AKP Lideri dün açıkça Babuşçu’yu desteklediğini söylemedi ama 29 Mart seçimlerinde İstanbul’dan zaferle çıktıklarını söyleyip mevcut teşkilatı (dolayısıyla İl Başkanı Babuşçu’yu) övdü. “Duygularımıza esir düştüğümüz gün bittiğimiz andır” ve “birliğimizi koruduğumuz müddetçe bizi kimse yıkamaz” sözleri Külünk taraftarlarınca “tarf tutma” olarak yorumlandı. En önemlisi Erdoğan konuşmasında birden fazla adayla seçim yapıldığına değinmedi ve adaylara başarı dilemedi. 

CHP ve MHP, AKP’nin önergeyi “imla düzeltmesi” olarak lanse ettiğini savundu. AKP’liler ise “Bu tüm partilerin bilerek isteyerek yaptığı bir değişikliktir” dedi. Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmalarının yolunu açan geceyarısı değişikliği, içeriğinin yanısıra, yöntem nedeniyle de iktidar ve muhalefet arasında tartışma konusu oldu. CHP Grup Başkanvekili Hakkı Süha Okay, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in, askeri mahkemelerin yetkilerini tırpanlama operasyonun gerçekleştirildiği tasarı için partisinin desteğini istemek üzere kendisini ziyaret ederken, bu önergeden hiç bahsetmediğini söyledi. Okay, VATAN’a “Bakan bana önergeyle gelmedi. Bu konudan hiç bahsetmedi” dedi. Okay, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında ise yapılan değişikliği “alacakaranlıkta iş bitirme” sözleriyle eleştirdi. 

Başbakan Erdoğan, AKP’deki görevlerinden istifa etmek zorunda kalan Şaban Dişli’yi “Dış Ekonomi Danışmanı” yaptı. ANKARA- Silivri’de bir arsanın imar planı değişikliği karşılığı 1 milyon dolar rüşvet aldığı iddialarının ardından, AKP Genel Başkan Yardımcılığı ve MYK (Merkez Yürütme Kurulu) üyeliğinden istifa etmek zorunda kalan Sakarya Milletvekili Şaban Dişli’yi, “Dış Ekonomi Danışmanı” yaptı. Erdoğan’ın teklifini doğrulayan Dişli VATAN’a, “Ancak daha resmi birşey yok. Pazartesi günü gidip, bakacağım” dedi. Dişli, Genel Merkez’de Erdoğan’ın “danışmanı” sıfatıyla bundan böyle, yaklaşık 9 ay önce istifa ederek ayrılmak zorunda kaldığı MYK’nın toplantılarına girme imkanına da sahip olacak. Erdoğan’ın son kabine değişikliği ile Bakan yaptığı Bülent Arınç ve Ömer Dinçer, “Genel Başkan Danışmanı” sıfatıyla MYK toplantılarına katılıyorlardı. 

Türkiye’yi meşgul eden ‘belge savaşı’ şiddetlenerek sürüyor. Orgeneral Başbuğ, ‘belge’ye ‘Kâğıt parçası’ derken, Erdoğan ‘Gerçek mi sahte mi yakında göreceğiz’ dedi BAŞBUĞ’UN TEMİNATINI KABUL ETMEDİ
Başbuğ’un açıklamasına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yanıtı gecikmedi. Başbuğ’un belgeyi sahte ve ‘kağıt parçası’ olarak değerlendirmesinin üzerine Erdoğan, Başbuğ’un yaptığı açıklamaları yetersiz buldu. Erdoğan konuyla ilgili “Fotokopi bile olsa partim hakkında bir planın varlığı iddiası var. Bu kâğıt mıdır, belge midir, değerlendirme tamamen yargının” şeklinde konuştu. Erdoğan Başbuğ’un “Teminat benim” sözlerini ‘teminat’ olarak kabul etmedi. 

Zir Vadisi’nde yapılan kazıda bulunan çok sayıda silah ve el bombasından sorumlu olduğu düşünülen Yarbay Mustafa Dönmez, mühimmatı polisin gömdüğünü savunarak “Bu bir polis komplosudur” dedi.
Evinde ve Ankara Zir Vadisi’nde bulunan çok sayıda bombadan sorumlu tutulan ve Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Yarbay Mustafa Dönmez, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi’nde bugün hakim karşısına çıktı.
Suçlamaları kabul etmeyen ve bir komplo ile karşı karşıya olduğunu savunan Yarbay Dönmez, “Arama tutanaklarında aramayı Merkez Komutanlığı’nın görevlilerinin yaptığı belirtilmiştir ancak arama sırasında polisler bulunmuştur, gerçekte aramayı polisler yapmıştır. Aramalar sırasında bana ait olduğu iddia edilen ajandada yer alan kroki dayanak gösterilerek Zir Vadisi’nde arama yapılmıştır. 
| |