| 
Vatandaşlık numarası bulunamadığı için KEY ödemesi alamayan 1.3 milyon kişinin vatandaşlık numarası bulundu. Yaklaşık 5.8 milyon vatandaşı ilgilendiren ikinci KEY ödemelerinde iki sürpriz gelişme yaşandı. Hükümetin, ikinci KEY ödemelerine ilişkin çalışmaları son aşamaya gelirken, milyonlarca hak sahibinin KEY ödemelerinden yararlanmasını sağlayacak olan iki önemli sorun çözüldü. Çözüme kavuşturulan sorunlarla birlikte, birinci KEY ödemesi sırasında vatandaşlık numarası tespit edilemediği için KEY tutarlarını bankadan alamayan 1.3 milyon hak sahibine de bu dönemde ödeme yapılacak. İkinci olarak da, SSK’nın listeleri süresi içinde listeleri teslim etmemesi nedeniyle ‘riske giren’ 1.5 milyon hak sahibinin KEY alacağı ile ilgili olarak da yeniden çalışma başlatıldı. 

7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren, dün akşam Bodrum Yalıkavak’taki yazlığında rahatsızlandı. Geçici kalp pili takılan Evren, ambulans uçakla Bodrum’dan Ankara’ya sevk edildi. Nabız ve tansiyonu düşen, solunumu durma noktasına gelen, sindirim sisteminde de kanama başlayan 92 yaşındaki Evren’e ilk müdahale, Universal Hospital Bodrum’da yapıldı. Kan takviyesi yapılan Evren’e geçici kalp pili de takıldı. Evren’in hastaneye kaldırılması sonrası Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nden (GATA) 2 profesörün de aralarında bulunduğu bir heyet ambulans uçakla Bodrum’a geldi. 

Uzlaşma yok… Partiler Meclis Başkanlığı için kendi adaylarını çıkardı. AKP adayını belirledi: Antalya Milletvekili Mehmet Ali Şahin. MHP’nin adayı Münir Kutluata, CHP’ninki ise İlhan Kesici. Başkanlık seçiminde ilk iki tur oylama bugün… TBMM Başkanlığı için adaylık başvuruları sona erdi, ancak partilerin üzerinde uzlaştığı ortak bir isim çıkmadı. AKP toplantı üstüne toplantı yaptı ve Mehmet Ali Şahin’i TBMM Başkanlığı’na aday gösterdi. MHP ve CHP ise kendi adaylarını çıkardı. Meclis Başkanlığı için 5 isim yarışacak. AKP, CHP ve MHP’nin gösterdikleri dışında 2 aday daha var. Bu isimler Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç ile DTP’li Hasip Kaplan. 

Hükümetin Kürt açılımı çerçevesinde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan vekillere, DTP ile de görüşeceğini söyledi. DTP ise, Başbakan Erdoğan’ın, Kürt açılımıyla ilgili kendileriyle de görüşecek olmasından memnun. Hükümet Kürt açılımı adı altında başlattığı çalışmanın içini doldurmaya çalışırken diğer taraftan Kürt sorunun çözümünde muhatap kim olacak sorusunun da yanıtı arandı. AKP’den gelen sinyaller DTP’nin muhatap alınacağı yönünde. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, daha önce randevu vermediği DTP ile görüşme kararı aldı. Erdoğan, meclis başkanlığı seçimi nedeniyle topladığı Meclis Grubu’nda AKP’li milletvekillerine Kürt açılımıyla ilgili çalışmaları anlattı. 

Japonya’da robot teknolojisi gündelik hayatın her alanında etkili olmaya başladı. Nagoya kentinde bir restoranda aşçı robot, yemeği hem yapıyor hem de servis ediyor… Üstelik, patronundan zam bile istiyor… Tokyo’daysa yürümeyi kolaylaştırıp bacaklardaki yorgunluğu azaltan robot pantolonlar büyük ilgi görüyor. Nagoya’da bir restoranda yemekleri aşçılar yerine robotlar yapıyor. Bu Japon restoranında, robot aşçıların çorbada çok tuzu var. Hamuru kesiyor, erişteyi haşlıyor, sosu hazırlıyor, servis yapıyorlar. Restoran sahibi, robotların performansından memnun. 

 Yavuz Oğhan Cumhurbaşkanı’nın “iyi şeyler olacak” sözleri tam unutulmaya yüz tutmuştu ki hükümet harekete geçti ve İçişleri Bakanı’nın koordinasyonunda “açılım” için kolları sıvadı. Devlet bu süreçte soruna çözüm bulabilmek için her şeyi konuşmaya hazır. Ama bu kırmızı çizgilerin olmadığı anlamına da gelmiyor. İşte o kırmızı çizgiler… Tek devlet… PKK ile birlikte Türkiye yıllardır bir bölünme korkusu yaşıyor. Bu korku nedeniyle tek devlet prensibi kırmızı çizgilerin başında geliyor… Açılım için çalışanlar “her şey konuşulabilir ama bölünme asla” diyor. Şunu da hatırlamakta fayda var. Bugün artık PKK dahil kimse bölünmeden bahsetmiyor, herkes bütünlük içinde bir çözüm arayışında… En azından söylemde öyle görünüyor. Anayasal özerklik… Bu kavramı da kimse bugünlerde pek dile getirmiyor. Ama başlayan açılım sürecinde kimileri bu iş “anayasal özerkliğe” kadar gider mi endişesi taşıyor. Süreci başlatanlar bu endişeleri ortadan kaldırmak için anayasal özerkliği kırmızı çizgi olarak tarif ediyor. 

11 Eylül sonrasında ABD istihbaratında yaşananları gözler önüne sermek için büyük bir mücadele veren eski FBI tercümanı Sibel Edmonds bu kez de Ortadoğu ve Orta Asya’daki gizli operasyonlarda Türkiye’nin taşeron olarak kullanıldığını, Susurluk çetesinin de bunun bir parçası olduğunu ileri sürdü. Tercümanlık yaptığı FBI’daki usulsüzlükleri dile getirmesinin ardından 2002 yılında Amerikan istihbaratı tarafından işine son verilen, ancak 11 Eylül sürecinde Bush yönetiminin bir numaralı düşmanı haline gelen Sibel Edmonds bir kez daha Amerika’yı karıştırdı. Daha önce El Kaide tarafından düzenlenen ve dünyada askeri-siyasi dengelerin yeniden şekillenmesine sebep olan İkiz Kule saldırısının Amerikan istihbaratının bilgisi dahilinde gerçekleştiğini iddia ederek ortalığı ayağa kaldıran 38 yaşındaki Türk asıllı Edmonds, bu kez de ABD’de Demokratlar’ın en büyük internet sitesi Daily Kos’ta yayınlanan “Bomba iddialar” başlıklı röportajında ABD’nin Orta Doğu ve Orta Asya’da Türkiye ile ortak gizli operasyonlar düzenlediğini, El Kaide ve Taliban’ın da 11 Eylül’den önce ABD hesabına çalıştığını ileri sürdü. Edmonds, “Amerika’nın adamı” olarak nitelendirdiği El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in de İkiz Kule eyleminden önce ABD tarafından operasyonlarda kullanıldığını kaydetti. 
| |