Toplu görüşmede tartışma

Memurlar ile hükümetin ilk buluşması gergin başladı.

Toplu görüşme masasında sendikalar önce bakanla, sonra birbirleriyle kapıştı. Memur-Sen temsilcisi, “Sokmayın kargayı gül olan bağa, gübre müptelası bülbüllenmesin” deyince Kamu-Sen, “Bize karga diyorlar” diyerek ayaklandı.

Kamu-Sen’liler Şair Nef’i’nin “Tahir Bey bana kelp dedi…” dizelerini gönderince tartışma büyüdü. Ara verilmesi de gerilimi azaltmadı, Memur-Sen temsilcileri Kamu-Sen heyetine ’Yalaka’ diye bağırdı ve yumruklar devreye girdi.

Yaklaşık 2.5 milyon memurun 2010 yılı maaş zamları ile sosyal haklarını belirleyecek toplu görüşmelerin ilk günü gerilimle başladı, tartışmayla sürdü, kavgayla bitti… Toplu görüşmenin ilk saatlerinde canlı yayında Devlet Bakanı Hayati Yazıcı’yla tartışan konfederasyon heyetleri, gerilim artıp saatler ilerledikçe birbirleriyle kavga ettiler. Toplu görüşme, masada bugüne kadar hiç yaşanmamış bir “karga-gübre-köpek…” tartışması ve ardından gelen “yalaka” hakaretleri arasında sona erdi. Toplantının sonunda Bakan Yazıcı’nın bitkin düştüğü, şaşkınlığını gizleyemeyerek, çevresindekilere “Bu yıl ne oluyor, nedir bu olup bitenler?” demekten kendini alamadığı belirtildi.

Çiftçiler Nasıl Soyuluyor..

Her yıl zamanı gelince çiftçiler pamuk, ayçiçeği, zeytinyağı, süt gibi ürünlerde primlerin arttırılmasını isterler. Şimdi prim verilecek ürünlere fındık ta ekleniyor. Önceki ürünlerde prim kilo başına ödeniyor. Fındıkta ise dekara 150 TL ödeneceği açıklandı. Sorum şu: Bu prim sistemi çiftçiye, köylüye ne sağlıyor?

Daha önceleri destekleme alımları yapılırdı. Devlet; kurumları veya Tarım Satış Kooperatifleri aracılığı ile piyasaya girip bizzat alım yapardı. Bu sistemde de sorunlar çıkmasına çıkardı, ama çiftçinin durumunun bu günküne göre daha iyi olduğunu herkes kabul edecektir.

Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Feneri'ni savundu

Deniz Feneri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Kunt “Geçen sene adı ‘Deniz Feneri’ olan dava üzerinden yapılan karalama kampanyası kastını çok aştı bu ülkede. Bu zamana kadar Türkiye’de her ay 25 bin aileye yardım ulaştırıyorduk, şimdi 5 bine düştü” dedi.

Deniz Feneri Derneği Ege Temsilciliği’nde düzenlenen yemekte konuşan Kunt, yemeğin amacının İzmir’de yardım işiyle uğraşan sivil toplum kuruluşlarıyla buluşmak, yaklaşan “Ramazan iklimini” paylaşmak olduğunu belirtti.

Kunt, “Geçtiğimiz Ramazan ayında Deniz Feneri üzerinden Türkiye’de yardımlaşma duygusunu da örseleyen bazı yayınlar yapılmıştı. Bu yayınları ortak göğüslemek noktasında istişaremiz olacak” diye konuştu.

İsmailağa dosyasına sümenaltı tartışması

Erzincan’da İsmailağa cemaatine yönelik operasyon girişimi için Erzurum Başsavcılığı’nın devreye girerek dosyayı sümenaltı ettirdiği ileri sürüldü.

Cumhuriyet gazetesi Erzincan Başsavcılığı’nın İsmailağa cemaatine yönelik operasyon için destek istemesi üzerine devreye giren Erzurum Özel Yetkili Başsavcılığı’nın dosyayı alıp sumen altı ettiğini gösteren belgelere ulaşmıştı. Bir belgede Erzincan Valiliği’ne başvuran Erzurum Başsavcılığı’nın, jandarma ve polisin Erzincan Başsavcılığı’nın talimatlarına uymamasını istediği görülmüştü.

Bu haberler üzerine Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı dün bir açıklama yaparak İsmailağa cemaatiyle ilgili açtığı soruşturmanın engellendiğine dair yayınlanan belgenin, söz konusu soruşturma dosyasıyla ilgisi olmadığı bildirildi. Başsavcılık, “Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İsmail Ağa cemaatiyle ilgili soruşturmayı sümen altı yaptığı”na ilişkin haberin kamuoyunu yanlış bilgilendirdiği belirtti.

Gözler yarınki zam pazarlığında…

Memurların hükümetle zam pazarlığı başlıyor. Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ve KESK Başkanı Sami Evren, CNN TÜRK’ün yayınına katılarak toplu görüşme taleplerini bir kez daha dile getirdi. Pazarlık masasına oturan üç konfederasyonun da mali talepleri birbirinden farklı, ancak ortak talep toplu sözleşme hakkı…

Memur-Sen, “hükümetin ortaya koyabileceği kriz gerekçesine hazırlıklıyız” derken, KESK görüşme masasını toplu sözleşme hakkı için rahatsız etmekte kararlı.

Memurlar hükümetle 8’inci kez pazarlık masasına oturuyor.

2 milyon 200 bin memurun gözü kulağı 15 gün süreyle Ankara’ya kilitleniyor.

Memur adına masaya oturan üç konfederasyon da mali talepler konusunda uzlaşamadı, taleplerini ayrı ayrı masaya koymaya karar verdi.

'Kes sesini terbiyesiz herif!'

‘Apo’ sloganı MHP’li vekili çıldırttı..

KASTAMONU’nun Taşköprü İlçesi’nde 23’ncüsü düzenlenen Uluslararası Taşköprü Kültür ve Sarımsak Festivali’nde kürsüde konuşan MHP Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu, bir kişinin ‘Apo’yu idamdan siz kurtardınız’ sözleri üzerine sinirlenerek “Kes sesini terbiyesiz herif’ diye çıkıştı.

Milletvekili Serdaroğlu, konuşmasında, bölücülerin TBMM çatısı altında olduğunu ve ülke geleceğinin kötüye gittiğini, bunun yanında yakın zamana kadar bir iç çatışma görülebileceğini öne sürdü. Bu sırada türübünlerde etkinliği izleyenlerden Eyüp Özsoy, “Apo’yu idamdan siz kurtardınız” diye bağırdı. Özsoy’un sözlerini üst üste 4 kez tekrarlaması ardından Milletvekili Serdaroğlu, “Kes sesini terbiyesiz herif” diyerek konuşmasını böldü.

‘Ergenekon’da gizli tanığı ben değil savcı deşifre etti’

Ergenekon davası avukatlarından Dizdar sanıklardan Yüksel Dilsiz’in aynı zamanda tanık da olduğunu iddia edince ortalık karıştı.

Yüzyılın davası olarak adlandırılan Ergenekon duruşması’nın 6 Ağustos 2009 tarihinde yani geçtiğimiz perşembe günü yapılan duruşmasında ilginç bir olay yaşandı.

Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından Levent Ersöz’ün avukatı Ali Rıza Dizdar mahkeme başkanı Köksal Şengün’den izin aldı ve Yüksel Dilsiz adlı sanık hakkında konuştu: ” Şu anda sanık sandalyesinde oturan Yüksel Dilsiz aynı zamanda tanık olarak da görünüyor. Yaptığım araştırmaya göre Ahmet Faruk adlı tanığın imzası ile şu anda tutuksuz olarak yargılanan Yüksel Dilsiz’in imzaları aynı. CMYK’nın 191’inci maddesine göre tanıklar duruşma salonunda bulunamazlar. Çıkartılmaları gerekir.