Satılan Mal Geri Alınmaz

Nihat Genç

( Not: ODA TV’de onlarca yazar var, benim iki günde bir yazı yazmam demek, bu sütunları işgal etmem demek, bu yüzden aşağıda yazımı madde madde yazdım, uzun buluyorum diyenler, yarına devam eder, günlük gazete olsa tamam, ama ODA TV’de her gün yazınca başka yazarlara haberlere nefes aldırmayacak kadar bu sütunları doldurmuş oluruz, ki olmaz, ayıptır.)

Hadi bismillah..

1) Akıl almaz hak ihlalleriyle dolu davaların fütursuzca sürdüğü bugünlerde Avrupa basını ve sözcülerinin sistemli sessizliği bize şunu öğretiyor: On yıllar boyunca Türkiye’nin AB üyeliği tam anlamıyla ‘komiserlik’ düzeyinde yürütülmüş. Avrupa’nın gerçekte Türkiye’ye duyarlılığı, ilgisi ve iletişimi ‘sıfır’.. Avrupa Türkiye ilişkilerini tayin edilen sömürge komiseri benzeri kişilerle idare etmiş, bu kadar.

İleri demokraside seçilmiş tutuklular

Ahmet İnsel

Polis ve yargı içindeki güç ittifakı, hükümetin bilgisi dahilinde, BDP’ye oy veren seçmenin iradesine el koymaktadır.

Bugün TBMM açılıyor. Uluslararası standartlara göre çok yüksek bir katılımın gerçekleştiği, seçmenlerin göreli az bir bölümünün oyunun Meclis dışında kaldığı bir seçim sonucu oluşan bu Meclis, paradoksal biçimde, en fazla eksik milletvekili ile açılan Meclis olacak. Dicle’nin milletvekilliğinin düşürülmesini, diğer milletvekillerinin tutuklu kalmalarını, “Oh olsun, bile bile lades oynadılar” diyerek ve belirgin bir hazla izleyenler, bu durumun aslında Meclis’in siyasal egemenliğine vurulmuş bir gem olduğunu unutuyorlar. Seçmen iradesini gasp ederek, Meclis’in normal koşullarda çalışmasını engellemeye yönelik bir kasıt mı var? Bilmiyoruz.

y’emin misiniz?

Yılmaz Özdil

Osmanlı döneminde Meclis-i Mebusan üyeleri “zat-ı hazret-i padişahiye ve vatana sadakat” üzerine yemin ediyordu.

*

Hem vatanı sattılar.

Hem zat-ı hazret-i.

*

Mustafa Kemal bu tür müsamerelerle ilgilenmedi, 23 Nisan 1920’de yemin edilmedi… 1921’de çıkarılan ve ilk anayasamız kabul edilen Teşkilatı Esasiye’de de yemin filan yoktu.

*

Adalet duygusu kaybolunca

Sedat Ergin

YÜZDE 10 barajı uygulanmasaydı ve Hatip Dicle Diyarbakır’da seçime bağımsız aday değil de BDP listesinden girmiş olsaydı bugün yaşadığımız tablo nasıl şekillenirdi?

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) KCK davasından tutuklu bulunan Dicle’nin milletvekilliğini iptal etmesi halinde bu milletvekilliği Adalet ve Kalkınma Partisi’nin envanterine geçirilebilir miydi?

BARAJ OLMASAYDI BDP 7-4 ALIYORDU

12 Haziran’da yapılan genel seçimde Diyarbakır’da toplam 679 bin 364 geçerli oy kullanıldı. BDP’nin desteklediği Özgürlük ve Demokrasi Bloku’na bağlı 6 bağımsız aday için verilen oyların toplamı 411 bin 232’ye ulaşıyor. Bu, Diyarbakır’daki geçerli toplam oyun yüzde 58.5’ine karşılık geliyor. Hatip Dicle, 78 bin 220 oy alarak bu ildeki en başarılı sonucu elde etti. Onu en yakından izleyen bağımsız aday Leyla Zana ise 71 bin 231 oy aldı.

Erdoğan Kılıçdaroğlu’nu çerez yapar

Safile Usul

Görüntüleri cumartesi akşam ana haber bültenlerinde vardı ve olay aynen şöyleydi…

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin genel kuruluna Erdoğan da çağrılmış, Kılıçdaroğlu da.

Biri Başbakan, öteki ana muhalefet lideri.

Erdoğan geldi salona, çıktı kürsüye.

Ruh hali yenmiş ama yine de tatmin olmamış birinin ruh hali.

Agresif, saygısız ve herkese tepeden bakıyor ayrıca da. (görüntüleri tvlerden isteyip, izleyin mümkünse)

Sevgili Beşar…

Yılmaz Özdil

Sevgili Beşar…

Aslında her şey, İkinci Dünya Savaşı’nın ortasında, 1942’de, ABD Başkanı Roosevelt’in dört Oscar’lı Hollywood yönetmeni John Ford’u Beyaz Saray’a davet etmesiyle başladı. Bilahare, Hollywood’da Beyaz Saray’ın, Pentagon’da Hollywood’un irtibat bürosu kuruldu.

O güne kadar, Kızılderililer düşmandı…

İyi kalpli John Wayne mıhlıyor, kötü kalpli Apaçiler ölüyor, dünya keyifle seyrediyordu. O günden sonra, düşman rolü Almanlara ve Japonlara verildi.

Dear Angelina

Yılmaz Özdil

Sevgili Ancelina…

Oradaki durum hakikaten vahim.

*

25 bin kişi çadırda yaşıyor. Öyle üç gün, beş gün değil, bir aydır… Yağmur yağıyor. Dün mesela, sabaha kadar yağdı mübarek. Zeminden su alıyor. Rutubet had safhada. Gece ayaz. Çoğu romatizma oldu. Kamboçya’dan Etiyopya’dan Vietnam’dan evlat edindin, üç tane de doğurdun, annelik nedir bilirsin… Bebeler var. Yer yatağında. Ateşleniyorlar. Hamileler var. Babalar desen, bir erkeğin hissedebileceği en mahvedici duyguyu… Çaresizliği yaşıyor.

*

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE