|  Şükrü KÜÇÜKŞAHİN KEMAL Kılıçdaroğlu’nun, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ı Deniz Feneri e.V davasında ‘köstebek’ diye suçlaması çok önemli sonuç verdi. Yanlış anlaşılmasın, iddianın haklı veya haksızlığını ima etmiyorum. Atalay’ın istifası veya görevden alınması şok düzeyinde sürpriz olur. Şunca yıldır siyasileri yakından izleyen bir gazeteci olarak, koruma müdürünün bakan bilgisi dışında (hem de İçişleri Bakanı) bu tür bir görüşme yapmasını pek mümkün görmüyorum, yapmışsa bu da bakan zafiyetidir. 
 Can Dündar Milliyet’te 2 Eylül 2011 günü “CHP liderinin ‘Köstebek’ dediği Bakan Atalay mı?” diye sormuştum. CHP lideri, Somali yolculuğu sırasında, önceki gün açıkladığı “Köstebek”in ipuçlarını vermiş, “’Başbakan’a çok yakın biri’, Kanal 7’de yapılacak aramayı önceden bildirdi” demişti. Israrımıza rağmen isim vermemişti; ama o yazıda, “verdiği eşkâlden, bir robot resim çiziyorum; çizdiğim resim, dönemin İçişleri Bakanı Beşir Atalay’a benziyor” demiştim. Başbakan Yardımcısı Atalay hemen bir açıklama yapıp “İddiaların asılsız ve gerçek dışı” olduğunu söylemişti. 
 Yıldırım Türker Yüce Türk adaletinin en kirli hikâyelerinden biri, Ocak 2003’te 23’ü tutuklu 31 sanığın küçük yaştaki kıza tecavüz suçuyla yargılanmasıyla başlamıştı. Yüce Türk adaletinin en kirli hikâyelerinden biri, 2003 Ocak ayında başladı. 12 yaşında bir kız çocuğu, 2002 yılının Temmuz ayında Mardin Emniyet Müdürlüğü’ne giderek polise, aralarında kamu görevlileri ve köy korucularının da olduğu onlarca kişinin tecavüzüne maruz kaldığını anlattı. 
 Yılmaz Özdil Değerli eşim Almanya doğumlu olduğu için, Almanya mevzularına normalden fazla ilgili olabilirim… Ancak, Almanya’yla hiç ilgisi olmasa bile, ortalama zekâya sahip her Türk vatandaşı şu soruyu sorabilir herhalde: Bu Almanlar bizim belediyelere niye para veriyor kardeşim? *
Çünkü hepimiz biliriz ki…
Almanlar, bırak el âlemi, kendi evladına bile zırnık koklatmaz. 
 Yılmaz Özdil Şu Alman vakıflarının Türkiye’deki faaliyetlerine dur demek gerekiyordu. *
Çünkü… Türkiye’de yaşayan dini bütün Almanları dolandıra dolandıra köşe oldular, makbuzla cennetin tapusunu bile sattı bunlar… Davul tozu minare gölgesi holdingler kurdular, kimi Almanya’da otomobil üretçem diye para topladı, kimi Almanya’da fabrika kurcam diye tokatladı. 
 Cüneyt Ülsever Kendimi artık Bolu Dağı’ndan muazzam bir hızla aşağı inen freni patlamış bir otobüsün içinde hissediyorum. Şöför çapsız, muavin aciz, yolcuların gözleri yerlerinden fırlamış, herkes birbirine bakıp duruyor. Bazıları halen ne olduğunu anlamış değil. Otobüsün yarısı ne olacağını hissediyor ama hiçbir şey yapamayacağını da biliyor. Onlar “son”un ne olduğunu görüyorlar, sadece mukedderatın hangi virajda tecelli edeceğinden emin değiller. 
 Yılmaz Özdil Bazı soru işaretlerim vardı. Artık hiç şüphem kalmadı. Zeus, deyus oluyorsa…
Nedim niye terörist olmasın?
*
Uysa da olur, uymasa da!
*
Malum, dün okumuşsunuzdur mutlaka… Nedimciğim henüz içeri tıkılmadan önce, değerli ağabeyim Uğur Dündar’a telefon ediyor, “en içten dileklerimle selamlıyorum yüce deyus” diyor, Uğur ağabey de gülüyor, “sağol Apollon” cevabını veriyor. 
| |