|  Bekir Coşkun Cumhuriyet Gazetesi yazarı Bekir Coşkun yazdı; Dayak!.. Her sene 11 Nisan günü saat 11.30’da dayak yerdi… Yirmi sene… Daha nisan başlarında eş dost “Senin dayak yeme vaktin de geliyor… Bakalım yine güzel yiyecek misin?” diye hatırlatırlardı… O ise boynunu büker, “Hayırlısı olsun, bu sene de yiyelim bakalım, görevimiz ne de olsa” derdi… 
 Aslı Aydıntaşbaş Paris’te Ermeni soykırım tasarısına karşı lobi yapan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Fransızlara ünlü düşünür Voltaire’in “Düşüncelerinize karşıyım ancak onları savunma hakkınızı korumak için ölmeye hazırım” lafını hatırlatmış. Fransızlar küstahtır. Umarım TOBB ve TÜSİAD heyetine “Siz bize ifade özgürlüğü dersi verecek en son ülkesiniz” yanıtını vermemişlerdir. Zira Türk iş lobisinin Fransa çıkarmasından bir gün sonra başlayan KCK gözaltı tufanıyla, hapisteki gazeteci sayısı 60’lardan 3 haneli rakamlara doğru tırmanıyor. 
 Yılmaz Özdil Neymiş efendim… Fransa bize akıl öğreteceğine, Cezayir’de yaptıklarına baksınmış. * (Zizu, Cezayirli… Yezid Zeynüddin bin İsmail Zidane yani… Fransa milli takımının kaptanıydı. Cezayir milli takımı desen, 17 futbolcusu zaten Fransız vatandaşı.) * 
 Bekir Coşkun Cumhuriyet Gazetesi yazarı Bekir Coşkun yazdı; Rest… Restin “e”sini atıp “a” koyarsanız “rast” olur ki… Hamamda tellak makamıdır… Nitekim (Kızılca)hamam’daki kapalı toplantıda, nasıl olsa Amerika’dan duyulmaz diye seslendirmişti Davutoğlu: “Sayın Başbakanımız Toronto’da Obama’ya rest çekti…” Aradan geçmiş bir buçuk sene… 
 Yılmaz Özdil Aslında her şey “Londra gibiyiz” ayaklarıyla başladı. Çift katlı otobüs getirdiler. Ama, küçük bi pürüz vardı… Londra’da trafik tersten akıyor, duraklar solda, dolayısıyla çift katlıların kapıları da soldaydı. İstanbul’da sağdan gidecek, duraklar da sağda… Eşşek yükü para ödedikleri gıcır gıcır otobüslerin soldaki kapılarını söküp, kaynakla parça ekleyip kapattılar, sağ tarafını kaynakla kesip, soldan sökülen kapıları sağa taktılar. Oldu sana Londra. * 
 Bekir Coşkun Cumhuriyet Gazetesi yazarı Bekir Coşkun yazdı: Cumhurbaşkanı’nın Süresi Lastikli Olsun… Uzayıp kısalabilsin… * Beş yıl olur… Yedi yıl olur… Cumhurbaşkanlığı’nın süresini referandumla 5 yıla kısalttılar, önceki gün çıkıp 7 yıla uzattılar… 
 Mehmet Y.Yılmaz BUGÜN itibariyle “Bülent Arınç’a suikast girişimi” olayında “üçüncü yıla” giriyoruz. Pastanın üzerine iki mum dikip, “nice yıllara” diye alkışlayacağımız bir yıldönümü değil bu. Türkiye’yi derinden etkileyebilecek, son derece ciddi bir iddia vardı ve ikinci yılın sonunda gelebildiğimiz yer şu: “Soruşturma derinleşiyor”! Olayla ilgili olarak tutuklanmaları istenen üç subayın mahkeme tarafından serbest bırakıldıklarını biliyoruz. 
| |