|  Bilal Çetin CHP nihayet hazırlıklarını tamamladı. Kritik öneme sahip Cumhurbaşkanı Seçim Yasası’nın iptali istemiyle bugün Anayasa Mahkemesi’nin kapısını çalıyor. 26 Ocak günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren bu yasanın iptali için niye iki ay bekledi CHP? Pek anlaşılır değil. Bu konuda parti içinden yansıyan bazı iddialar var. Deniyor ki, “İç meseleler yüzünden kavgalı, tartışmalı tüzük kurultayları telaşından fırsat bulunamadı…” 
 Bekir Coşkun Din… İman… Allah… Kitap… Ama Müslümanlardan toplanan “cihat” paraları Kanlıca cihetinde Erbakan’a yalı oluvermiş… Daha birçok mal, mülk, arazi, para, şirket, fabrika, vesairenin oğlan, kız, damat tarafından götürüldüğü cihetiyle… Erbakan’ın çocukları mahkemelik oldular… Büyük kız Zeynep haklı olarak cihattan payını isteme cihetine gitti… 
 Mehmet Y.Yılmaz NECMETTİN Erbakan’ın değme tüccara ve sanayiciye parmak ısırtacak servetinin, miras kavgası nedeniyle ortaya dökülmesi, Saadet Partisi’nde hareketlenmeye neden olmuş. Vatan’da Deniz Güçer’in haberinden öğrendiğimize göre partinin “akil adamları” Recai Kutan önderliğinde harekete geçmişler. Miras kavgasının Milli Görüş hareketine zarar verdiği düşünülüyormuş ve kardeşlerin barıştırılması ve açılan davanın geri çekilmesi için çareler aranıyormuş. Rahmetli Necmettin Erbakan’ın böyle bir servete sahip olmasını haklı kılacak bir geliri ve işi yoktu. SP’nin önde gelen isimlerinden Oğuzhan Asiltürk’ün de işaret ettiği gibi bu servet “cihat parasından” kaynaklanıyor olmalı. 
 Yılmaz Özdil Hoca bi gün evinde oturuyormuş, cemaat gelip, yüklü miktarda para emanet etmiş… Hoca ertesi gün camiye gelip, küçük bi bölümünü dağıtmış. Bu ne demişler? “Sizin para doğurdu” demiş. Pek sevinmişler. Gel zaman git zaman, cemaat emaneti geri isteyince, “sizin para öldü” demiş hoca… Yahu para ölür mü denince de, “doğurduğuna inanıyorsunuz da, öldüğüne niye inanmıyorsunuz” demiş. * Hoca’ya bi gün demişler ki, hoca baksana, alenen malı götürüyorlar… Hoca “bana ne” demiş. Ama hoca, senin eve götürüyorlar denince… “O halde size ne” demiş. 
 Yalçın Doğan GECE yarısı, 21 Aralık 2010 gecesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi. Kürsüde Adalet Bakanı Sadullah Ergin. Yargıda biriken dava dosyalarıyla ilgili Meclis’e bilgi veriyor. Sivas davasının zamanaşımına uğraması nedeniyle Ergin’in bir buçuk yıl önce verdiği bilgi bugün daha değerli: “Bundan sonra Yargıtay’a hiç dosya gelmese bile, bazı dairelerde beş yıl süreyle el vurulamayacak dosyalar birikti. Bir çok dosyanın zamanaşımına uğrama riski ile karşı karşıyayız. Bu konuda her yıl ortalama yüzde 30 oranında artış var”. 
 Mehmet Tezkan Böyledir bu işler.. Rüzgâr döndü mü, adamı öyle bi savurur ki aman Allah.. Nereye gittiğini anlamazsın.. Tutunacak yer ararsın, tutunmak için ters takla bile atarsın, tutunmuşun gibi olur ama çaban nafiledir.. Yazdıkları çizdikleri ortadadır.. Söyledikleri kulaklardadır.. Ne yazık ki kolay kolay silemezsin.. * Memlekette hava bi nebze olsun döndü ya.. Toplu linç ayinine ara verildi ya.. ‘Kuru’, ‘yaş’ ayrımı yapılmaya, hatalar konuşulmaya, hoyratlıklar kabul edilmeye başlandı ya.. 
 Bekir Coşkun Cemaat de seni terk etti… İyi mi?.. * “Şansın Döndü Usta” yazısından bu yana çok zaman geçmedi… Her gün biraz daha şansın dönüyor ve her gün biraz daha gidiyorsun… Her gün biraz daha batıyorsun yarattığın karanlığın içine… * Mesela nedir bu cemaat işi?.. Yani sen Türkiye’yi yönetmek için bir tarikatın cemaatinden destek aldın, adliyeyi ve polisi onlara bıraktın, MİT sende kaldı… Öyle mi?.. 
| |