Fethullah Gülen; yol arkadaşlarını böyle ilan etti!

Sabahattin Önkibar

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nı biliyorsunuz!

Fethullah Gülen ile en çok özdeşleştirilen yapıdır!

Öyle ki daha birkaç gün önce bu Vakfın Başkanı yine Gülen adına medyaya geniş açıklamalar yapmıştı!

İşte Fethullah Gülen adına konuşma ve etkinlik yapma vekaleti ya da ayrıcalığına sahip olan bu vakıf önceki gün İstanbul’da bir yemek verdi.

Bu yemeği Cemaat sempatizanı gazete olarak bilinen Bugün’ün yazarı Nuh Gönültaş sütununa taşıdı.

Gönültaş yazısının bir bölümünde aynen şöyle diyor: “Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, yol arkadaşları için bir vefa yemeği düzenledi!”

Yeni ‘dekoderimiz’ Hüseyin Çelik oldu

Mehmet Y.Yılmaz

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan’ın artık biraz dinlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Belli ki çok yoruldu, dili sürekli sürçüyor, söylediği sözlerin ertesi gün yeniden deşifre edilmesi gerekiyor.

Son “dekoder”imiz AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik.
Önce Başbakan’ın bir günde iki kez dili “sürçtü” ve Çelik çıkıp Başbakan’ın aslında ne demek istediğini hepimize bir kez daha anlattı. Başbakan “tek din” derken başka şey anlatmak istiyormuş, zaten kendisi de Çelik’ten sonra bunu açıkladı.
Başbakan önceki gün de 28 Şubat soruşturmasındaki “operasyon dalgalarının memleketi gerdiğini” söyledi. Herkes bu sözlerden Başbakan’ın 28 Şubat soruşturmasının böyle dallanıp, budaklanmasından rahatsız olduğunu zannetmişti ki “dekoder” devreye girdi.

Tebrik ederim paşarılar dilerim

Yılmaz Özdil

Rezil

Ahlaksız
Vatan haini
Kalleş
Tecavüzcü
Salak
Pespaye
Kepaze

* * *

Tiksiniyorum.

Başbakan’ın açıklamasından önce bunu yazmıştım

Mehmet Y.Yılmaz

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz hafta sonunda iki ayrı konuşmasında “kırmızı çizgilerini” sayarken “tek millet, tek devlet, tek din” vurgusu yaptı.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik bu sözlere açıklık getirdi: “Başbakan bugüne kadar tek din demedi, ilk defa söylüyor. Başbakan da olsa beşer şaşar, dil sürçmesi olabilir. Esasen, demokratik bir ülkede, laik bir devlette tek din iddiasında ve imasında bulunmak, eşyanın tabiatına aykırıdır” dedi.

Önce Başbakan’ın sözlerini hatırlayalım. 4 Mayıs’ta şöyle konuştu: “Hiç kimsenin diline, dinine, mezhebine, etnik kökenine bakmadık. Doğuştan gelen farklılıkları üstünlük ya da dezavantaj olarak asla değerlendirmedik. Tek millet, tek bayrak, tek din, tek devlet dedik. Ama asla dil demedik.” 

President

Yılmaz Özdil

Geçenlerde yemekteyim.

Sağımda cemiyet başkanı oturuyor, solumda belediye başkanı, tam karşımda yönetim kurulu başkanı, onun iki tarafında kadın kolları başkanı’yla üniversiteden anabilim dalı başkanı… Masada “başkan” olmayan bi ben vardım, ki, cep telefonum çaldı, arayan kulüp başkanı!

*

“Başkanım merhaba, başkanlarlayım” dedim, “hangileri?” diye bile sormadı, “başkanlara saygılar” dedi, ki, masadaki başkanlar da “kim o?” diye merak etmeden, “başkana selamlar” dedi.

Fener…

Bekir Coşkun

Birinci Fener:

Deniz Feneri davasına bakacak mahkeme bulunamadı…

İyi mi?..

Sordular, sual ettiler…

Arayıp tarayıp hangi hâkime gittilerse “Bakacak olsam bakmam mı” yanıtını aldılar…

Deniz Feneri davası, o sırada “örgütlü suç” olmaktan da çıktı…

Geriye kaldı “dava” olmaktan çıkması… 

Bülent Bey’in ‘gerçek sanatçı’ özlemi!

Mehmet Y.Yılmaz

BAŞBAKAN emir verince tiyatroların özelleştirilmesi için Bakanlar Kurulu’nda bir taslak hazırlanması kararlaştırılmış.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bunu açıklarken şöyle bir söz de söyledi:
Bakıyorum, yandaş yazarları da tatlı bir heyecan sarmış. Şimdi işaret edilen yere doğru atışa başlamışlar. Hemen hepsinin yazılarında “gerçek sanattan ve sanatçıdan” söz ediliyor. “Sözde sanatçıların” sonunun geldiğinden neşe içinde bahsediliyor.

Hiç şaşırtıcı bir durum değil bu.

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE