|  Uğur Dündar Sevgili okurlarım, AKP iktidarının bütçesi yamalı bohça gibi. Öylesine büyük açıklar var ki, artık dikiş tutmuyor. Ama bu korkunç açık, iktidarın paçalarını tutuşturuyor! AKP bütçe açıklarına kaynak bulmak zorunda. Doğalgaza zam yaptılar yetmedi, elektriğe yüklendiler kesmedi, iğneden ipliğe her şeyin fiyatını artırdılar, yine de bütçenin iki yakası bir araya gelmedi!.. O halde geriye ne kaldı? Gelsin Cumhuriyet’in 80 yıllık birikimi… Onları satmaktan başka çare yok! Yıl sonuna kadar milletin bir yığın varlığı daha satılacak. 
 Cevher Kantarcı Ağız tadıyla bayram kutlamasının yapılamadığı, Ankara’ya giden otobüslerde “illegal” örgütün suç unsuru olan Türk bayrağının arandığı “Cumhuriyetimizin” ulu hünkârı, dün yine yüzde 50’lik tebaasına esti gürledi! Alıştık artık Hünkârımız değil mi? İster eser, ister gürler, ister bayrama katılmaya izin verir, ister Suriye’ye seferberlik ilan eder, ister 5.5 yaşındaki sabileri okula gönderir! Hünkârımızın, dünkü yüzde 50’ye fırça nutkunda üç mevzu dikkatimi çekti! 
 Yılmaz Özdil “Güzel şeyler olacak…” Hayırdır inşallah?
“Analar ağlamasın.”
İnşallah.
“Açılım başlatıyoruz.”
Bismillah. “Bedeli ne olursa olsunnn!” 
 Emin Çölaşan Sevgili okuyucularım, şu güzel ülkemizde bize neler yaşattıklarını hep birlikte görüyoruz. Terör her gün can alıyor. Şehit cenazesi kaldırılmayan gün yok. Size soruyorum, bir gün olsun iyi ve mutlu bir haber duyuyor musunuz? Bir kez olsun güne güzel, keyifli başlıyor musunuz? Bu hükümet Suriye olayında sadece Türk milletine değil, dünyaya rezil oldu. Zamlar birbiri ardına patlıyor. Sırada elektrik ve doğal gaz zamları var. En son yapılan zamları ne zaman açıkladıklarına bakınız: Tam da Balyoz kararlarının açıklandığı saatlerde! Böylece zamlar gargaraya geldi, yeni şehit haberleri de Balyoz’un gölgesinde kaldı. Cingözlüğün bu kadarına pes! 
 Cevher Kantarcı Bursa’da bir tanıdığım var.. Tam 30 yıldır ticaret yapıyor.. Bu 30 yıl içinde, sayısız defalar batma noktasına geldi, her seferinde babasından kalan ne varsa hepsini satıp kurtuldu! Kendi mal varlığı tükenince, eşinin babasından kalan hayli önemli bir mal varlığını da tüketti! Satacak bir şey kalmadı, yine borçla işi götürüyor! Ama görüntüye baktığımız zaman, çok başarılı bir işadamı! 
 Yetvart Danzikyan 
Yaşanan acıya ek olarak, adaletin birilerine reva görüldüğü, birilerine görülmediği bir memlekette yaşama hissi.. Kimbilir ne berbat bir histir bu. Bu memleket, böyle insanlarla dolu. Devletin karnına bir tekme savurup, bir köşeye bıraktıklarıyla. Evet, böyle bir prensip iyice oturmaya başladı AKP iktidarında. Tamam, biliyoruz, Türkiye’de “devletlu” oldum olası böyledir, ta Osmanlı zamanından beri. Kimse hesap vermez, kimse istifa etmez, hata yapanın, halt yiyenin, iktidarda çok düşmanı varsa pek pek ayağı kaydırılır, yoksa kendisinin istifa etmesi mümkün değildir. Zira siyasi terbiyemiz böyledir. Hata yaptığını kabul etmeyeceksin arkadaş. Zayıflık olarak görülür. Şuna da kendilerini inandırırlar üstelik: halk da sevmez öyle hata yaptığını kabul edeni. Ne o öyle afedersin, gavur gibi, kılıbık gibi. Hayır efendim Etmeyeceksin. Sonuna kadar inkar edeceksin. 
 Özgür Mumcu Odatv davasında bir çete aranıyorsa bilgisayarlara müdahale edenleri bulmak şart. Onlar ve onların devlet ve medyadaki işbirlikçilerinin telaşı da bundan.. Odatv davası medyanın gündeminden düşmeye başladı. Özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasıyla beraber, Odatv’nin de içinde bulunduğu ‘siyasi’ davalar başka bir devrin davaları olarak sürüyor. O mahkemelerin ve onların yetkilerinin Başbakan’ı köşeye sıkıştırmasıyla beraber şunu gördük: Başkalarına pek yakıştırılan mahkemeler, Başbakan ve adamlarına dokunacak gibi olunca doğrudan imha edildi. Elbette başlamış oldukları davalara devam etmelerine karar verildi ki mahkemelerin Başbakan emriyle imhası çok göze batmasın. Ancak nereden bakılırsa bakılsın, geldiğimiz yerde hukuki güvenlik de adaletin geleceğine inanç da en hafif ifadeyle çok ama çok zayıflamıştır. 
| |