| 
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, halk desteğinin demokrasilerde hükümetin meşruiyeti için en önemli unsur olsa da yeterli olmadığına dikkat çekerek, “Bugün Türkiye’de meşruiyet sorunu olan bir hükümet vardır” dedi. İstanbul- Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde düzenlenen partisinin Kartal İlçe Kongresi’nin divan başkanlığını yürüten Hamzaçebi, burada yaptığı konuşmada, her seçimin yeni bir başlangıç anlamına geldiğini, ancak 12 Haziran seçimlerinin üzerinden henüz 9 ay geçmesine rağmen Türkiye’nin hiç seçim yapmamış gibi bir sorun yumağı içinde bulunduğunu söyledi. 

Ahmet Altan, Başbakan’ın açtığı tazminat davasının ardından, Başbakan’ı sert bir dille eleştirdi. Ahmet Altan (Taraf – 10 Mart 2012) Yüz Yıllık Sessizlik Osmanlı’da padişahlar eleştirilemezdi, önceleri eleştirenleri boğdururlardı, sonraları biraz daha yumuşadılar sadece sürgüne göndermeye başladılar. İttihatçılar da eleştirilemezdi, onlar, eleştirenleri sokakta vurdururlardı. 

Uşak’a yerel bir televizyonun ödül törenine katılmak için giden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, “Kılıçdaroğlu bizim için bir şans. Hissiyatım, nefsim diyor ki. Sayın Kılıçdaroğlu kaybetsin, genel başkanlıktan gitsin. Ama aklım diyor ki, hep orada kalsın. Çünkü Kılıçdaroğlu bizim için bir nimet. Bu kadar defolu lider CHP içinde Kılıçdaroğlu olur, bu da bizim şansımız” dedi. 

MİT’çiler hakkındaki soruşturma talebinin Başbakan tarafından reddedilmesi halinde, bu kararı inceleyecek olan Danıştay dairesinin 3 üyesi birden değiştirildi. çok ilginç bir gelişme yaşandı. Danıştay’da bu tür izin konusunu değerlendiren dairenin üç üyesi görevden alınıp başka dairelere atandı. Erdoğan MİT’çiler kakında izin vermezse, savcılar da bu kararın iptali için Danıştay’a başvurabilecek. Soruşturma izinleriyle ilgili itirazlara ise Danıştay 1. Dairesi bakıyor. Sekiz üyeden oluşan bu dairenin üç üyesi yaklaşık 10 gün önce değiştirildi. 

AP’nin, ilk defa bir raporunda ‘laik ordunun’ garanti altına alınması gerektiğini yazması dikkat çekti. Asker-sivil ilişkisini Türkiye’yle ilgili her raporunda masaya yatıran Avrupa Parlamentosu (AP), geleneksel olarak yaptığı vurguların dışına çıkarak ordunun yapısına da değindi. 1 Mart’ta AP Dışişleri Komisyonu’nda oylanan Türkiye raporunun, 29 Mart’ta Genel Kurul onayına sunulacak son halinde, “ordunun laik bütünlüğünün ve operasyonel yeteneğinin” garanti altına alınması gerektiğinin altı çizildi. 

SP Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Asiltürk’ün “parti için toplanan ‘cihat’ parasını eski Başbakan Erbakan’ın çocuklarının zimmetine geçirdiğini” söylediği iddia edildi. Asiltürk, iddiayı yalanlarken, Fatih Erbakan da “Kardeşliğimizi yıpratma amaçlı haber” dedi. 
 Yılmaz Özdil Tutuklu gazeteciler gazeteci değil “tecavüzcü” dediler. Baktılar ki, okuma yazma bilmeyenler bile yemedi… Manşeti değiştirip, gazeteci sayılmazlar, çünkü “sarı basın kartları yok” dediler. Bak orası doğru. Şu arkadaş mesela. Almanya’da taksi şoförüydü. Direksiyonu denize kırdı, gemicikleri koordine etmek için, Keriz Feneri işletmeye başladı. Allah’ın Kitap’ın adını verdi, hayırlara vesile olması için bağışları topladı, 17 tane taksi sahibi oldu, garibanlara filika gönderiyoruz ayaklarıyla, kendine filo kurdu. Kirada otururken, bir villa, beş daire aldı. Türk vatandaşlığından çıktı. 
| |