Tarhan: Sivas katliamını yapan zihniyet aklandı

CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, ”Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin vermiş olduğu zamanaşımı kararının, Sivas katliamını yapan zihniyeti akladığını” söyledi.

ANKARA – CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, ”Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, Sivas Davası’nda, biraz mahcup ve çekingen de olsa eylemin ‘insanlık suçu’ olduğunu kabul ettiğini, kabul ediyormuş gibi göründüğünü ve zamanaşımının ancak kamu görevlileri açısından işlemeyeceği şeklinde bir karar verdiğini” ifade ederek, ”İki günlük Uludere’nin faillerini bulamayanlar, adına zamanaşımı denilen bir afla ‘canileri kurtaralım, ama kamu görevlilerini yargılayalım’ diyorlar. Hep aynı hikaye aslında. Biz henüz unutmadık Deniz Feneri’ni. Deniz Feneri’nde de aynı şey oldu. Orada sanıklar serbest, ama savcılar yargılanmakta biliyorsunuz” diye konuştu.

Kopya skandalı’nda 148 aday kayıp

Kopya skandalı nedeniyle iptal edilen KPSS’nin tekrarlanan sınavına, ilk seferde 120 net yapan 148 aday girmedi. 120 net yapanların ise sadece 2’si yeni sınavda 100 neti geçebildi.

2010’da düzenlenen KPSS’nin Eğitim Bilimleri Testi’nde 350 adayın 120 net yapması üzerine “kopya iddiasının” gündeme getirilmesinden iki sene sonra Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, sınavla ilgili çarpıcı veriler açıkladı. 

Senden Başbakan Olmaz Ya…

Bekir Coşkun

Cemaat de seni terk etti…

İyi mi?..

*

“Şansın Döndü Usta” yazısından bu yana çok zaman geçmedi… Her gün biraz daha şansın dönüyor ve her gün biraz daha gidiyorsun…

Her gün biraz daha batıyorsun yarattığın karanlığın içine…

*

Mesela nedir bu cemaat işi?..

Yani sen Türkiye’yi yönetmek için bir tarikatın cemaatinden destek aldın, adliyeyi ve polisi onlara bıraktın, MİT sende kaldı…

Öyle mi?.. 

AİHM’yi ikna için özel ekip

1 Mart’tan önce AİHM’ye Dışişleri yanıt veriyordu. Mahkeme gerekçelerine dayanan savunmalarda skandallar artınca Adalet Bakanlığı duruma el koydu ve özel bir birim kurdu.

ANKARA- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf olup Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarını kabul etmeye başladığından beri Türkiye’nin AİHM ile yıldızı hiç barışmadı. Mahkûmiyetler, skandal savunmalar, Türkiye’nin kasasından çıkan tazminatlar, AİHM’nin Türkiye’deki popüleritesini hep yüksek tuttu. Türkiye’nin skandal savunmalarından birini daha önceki gün Radikal’de Mesut Hasan Benli’nin imzasıyla okudunuz. Devlet, evinin önünde güvenlik güçlerinin operasyonu ile öldürülen Ahmet Kaymaz ve 12 yaşındaki Uğur Kaymaz’ın vücutlarından çıkan 13 kurşunun ‘orantılı’ olduğunu iddia edip, baba-oğulun terörist faaliyetler içinde olduğu için müdahaleyi hak ettiğini ileri sürmüştü.

Ülkücü camiaya F Tipi kıskaç ve milliyetçi holiganizm!

Sabahattin Önkibar

Soru şu:

Ülkücü hareket ati midir mazi mi?

Her ikisidir demek isterdim ama ati yani gelecektir diyemiyorum zira Ülkücü Hareketin geleceğe dair ne bir programı, ne bir hedefi, ne bir heyecanı ve hatta bir ideali yoktur veya varsa da bunu ortaya koyamıyor.

Maalesef bugünkü tablo ülkücülükten ya da dünden geçinmek şeklindedir.

Öyle olunca da koca bir camia hedef seçilerek zihnen adeta talan ediliyor ki bu operasyonu yapanların başında F Tipi Cemaat geliyor.

F Tipi Cemaat Hıristiyan misyonerleri misali ülkücüleri devşirmek için büyük parasal kaynaklar ve de enerji harcıyor.

Yetmez ama evet

Mehmet Y.Yılmaz

 ODATV davasından tutuklu yargılanan gazeteciler Nedim Şener, Ahmet Şık, Sait Çakır ve Coşkun Musluk, 375 günlük tutukluluğun ardından tahliye edildiler. Doğal olarak sevindirici bir gelişme. Yakınlarının, arkadaşlarının gözü aydın diyerek mutlu olabiliriz.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç gibi “Doğru olan budur. Bütün sanıklar için dikkat edilmeli, uzun tutukluluk cezaya dönüşmemeli” de diyebiliriz. Ve bunların hepsini yaptığımız için vicdanlarımızı rahatlatabiliriz. Bunda bir sakınca yok.

Ama bütün bunlar bu davanın anlamsızlığını ortadan kaldırmıyor ve hapiste geçirilen 375 günü geri getirmiyor.

Bu arkadaşlarımız terör örgütü üyesi oldukları için yargılanıyorlar.

“Tutuklanacak birey avına çıkılan ülkede düşünce özgürlüğü olmaz”

Ankara Barosu, “Adeta tutuklanacak birey avına çıkılan bir ülkede” düşünce özgürlüğünün olamayacağını vurgularken, “Haksız tutuklama eziyetine son verilip, tutuklama kurumu çağdaş standartlarda uygulanır hale getirilmedikçe özgürlükçü bir rejimden bahsedilemez” açıklamasında bulundu.

Ankara- Ankara Barosu’ndan yapılan yazılı açıklamada, 375 gün boyunca tutuklu yargılanan gazeteciler Nedim Şener, Ahmet Şık ile Sait Çakır ve Coşkun Musluk’un tahliyelerini savunmanın temsilcisi avukatlar ve Türkiye’de demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne inanan bireyler olarak memnuniyetle karşılandığı belirtildi.

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE