| 
18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 97. yıl dönümü Çanakkale 18 Mart Stadyumu ve Gelibolu Yarımadası’ndaki Şehitler Abidesi önünde gerçekleştirilen törenlerle kutlandı. 18 Mart Stadyumu’ndaki törenlerde ‘AKP’nin siyasi şovu’ yaşandı. CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, stadyumdaki AKP’lilerin yaptığı şova büyük tepki gösterdi. İnce, ‘253 bin şehidimizi anmaya geldik ama AKP’nin bindirilmiş kıtalarının iktidar şımarıklığı ile karşılaştık. 

AB Bakanı Bağış’a yumurta atan üniversite öğrencisi Esin Çalışkan’a ‘kasten yaralama’ suçundan 5 yıla kadar, ‘AKP defol, üniversiteler bizimdir’ sloganı atan Ayberk Demirhan’a ise 2 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı. Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, geçen yıl 8 Aralık’ta çeşitli etkinliklere katılıp ziyaretlerde bulunmak için İzmir’e gelmişti. Ege Üniversitesi Kampusü’ndeki etkinliğin töreni sırasında İletişim Fakültesi birinci sınıf öğrencisi ve Öğrenci Kollektifleri üyesi Esin Çalışkan ile Ayberk Demirhan, kendisinden önceki konuşmacıyı dinleyen Bakan Bağış’a, “AKP defol, üniversiteler bizimdir” diye bağırdı. Ardından da 20 yaşındaki Esin Çalışkan, elindeki yumurtayı Bakan Bağış’a fırlattı. 

Başbakan Erdoğan, Keçiören’deki evinde MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile görüştü. ANKARA – Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Keçiören’deki evinde öğle saatlerinde MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la biraraya geldi. Yaklaşık iki saat süren görüşmede, Suriye’de yaşanan olayların değerlendirildiği tampon bölge tartışmalarının masaya yatırıldığı öğrenildi. Görüşme sırasında Suriye sınırında yaşanan sığınmacı akışına ilişkin hazırlanan MİT raporu da Başbakan’a iletildi. 

Washington Times gazetesince yayımlanan bir makalede Türkiye’de gazetecilik “ateşle oynama”ya benzetildi. Makalede “ABD yönetimine acımasızca hücum eden, Jay Leno gibi komedyenler, kuşkusuz ki sanatlarını Türkiye’de yapmış olsa, kendilerini bir idam mangası önünde bulurlardı” ifadeleri kullanıldı. -Nedim Şener ve Ahmet Şık’ın tahliyeleri ve Türkiye’de tutuklu gazeteciler sorunu, yabancı medyada yer almaya devam ediyor. Washington Times gazetesince yayımlanan bir makalede Türkiye’de gazetecilik “ateşle oynama”ya benzetildi. 
 Yılmaz Özdil Hoca bi gün evinde oturuyormuş, cemaat gelip, yüklü miktarda para emanet etmiş… Hoca ertesi gün camiye gelip, küçük bi bölümünü dağıtmış. Bu ne demişler? “Sizin para doğurdu” demiş. Pek sevinmişler. Gel zaman git zaman, cemaat emaneti geri isteyince, “sizin para öldü” demiş hoca… Yahu para ölür mü denince de, “doğurduğuna inanıyorsunuz da, öldüğüne niye inanmıyorsunuz” demiş. * Hoca’ya bi gün demişler ki, hoca baksana, alenen malı götürüyorlar… Hoca “bana ne” demiş. Ama hoca, senin eve götürüyorlar denince… “O halde size ne” demiş. 

Afganistan’daki helikopter kazasında şehit olan askerlerin cenazeleri Türkiye’ye getirildi. Şehitler için pazartesi günü resmi cenaze töreni düzenlenecek. ANKARA – Afganistan’da şehit olan Türk askerlerinin naaşları Türkiye’ye getirildi. Şehitleri taşıyan CASA uçağının, saat 00.30 sularında, Etimesgut Askeri Havaalanı’na indiği bildirlidi. Şehitlerin naaşları, havaalanına gelen askeri cenaze araçları ile konvoy halinde Keçiören Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. 

Türkiye’yi iyi bilen bir Fransız yazarı Martine Gozlan, “Türk Sahtekârlığı” (L’imposture Turque) adlı kitabında 2002’den bu yana oluşan Türkiye modelinin “üç hayale” dayandığını yazıyor. “Erdoğan’ın Türkiye’si”, sanıldığı gibi, a) demokratik bir model b) laik bir model c) bölgesinde jeopolitik bir model değildir. Geçen pazar günü Meclis’in Eğitim Komisyonu’nda meydana gelen olaylar Türk demokrasisi açısından önem taşımakta. 
| |