Başbakan bu işi yanlış biliyor

Mehmet Y.Yılmaz

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum kontrolüne karşı olduğunu biliyorduk, şimdi öğrendik ki Başbakan “sezaryen doğumlara” da karşıymış!

“Ben sezaryenle doğuma karşı olan bir Başbakanım ve bunların planlı yapıldığından, özellikle planlı yapıldığını biliyorum. Bunun, bu ülke nüfusunun artmaması için atılan adımlar olduğunu biliyorum. Bunun bir taraftan da kendilerine mali kaynak teşkil etmesi için atılan adımlar olduğunu biliyorum ve bununla bu ülkenin nüfusu bir yerde donduruluyor” diyor.

Başbakan’ın bu jinekolojik bilgiye nasıl ulaştığını bilmiyorum ama ben dün bazı jinekologlar ile konuştum, internette konuyla ilgili değişik sitelere bir göz attım, Başbakan bu konuyu yanlış biliyor gibi.

Bakan ‘cilasız teftişe’ çıkmalı

Mehmet Y.Yılmaz

ADALET Bakanı bir grup köşe yazarını davet etti ve Silivri Cezaevi’ni gezdirdi. Bakanı duyarlı davrandığı için kutluyorum. Sadece Silivri değil, diğer cezaevlerindeki yaşam koşullarının medeni olması, bir ülkenin ulaştığı genel medeniyet düzeyini gösterir çünkü.

Geziye katılan gazetecilerin izlenimlerinin büyük bölümünü okudum. Bakan’ın hafiften bir “bakın benim altın bir kafesim var” övünmesi içinde olduğunu sezdim ama bu benim çıkarımım, “böyledir” diye iddia edemem.

Yeni ‘dekoderimiz’ Hüseyin Çelik oldu

Mehmet Y.Yılmaz

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan’ın artık biraz dinlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Belli ki çok yoruldu, dili sürekli sürçüyor, söylediği sözlerin ertesi gün yeniden deşifre edilmesi gerekiyor.

Son “dekoder”imiz AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik.
Önce Başbakan’ın bir günde iki kez dili “sürçtü” ve Çelik çıkıp Başbakan’ın aslında ne demek istediğini hepimize bir kez daha anlattı. Başbakan “tek din” derken başka şey anlatmak istiyormuş, zaten kendisi de Çelik’ten sonra bunu açıkladı.
Başbakan önceki gün de 28 Şubat soruşturmasındaki “operasyon dalgalarının memleketi gerdiğini” söyledi. Herkes bu sözlerden Başbakan’ın 28 Şubat soruşturmasının böyle dallanıp, budaklanmasından rahatsız olduğunu zannetmişti ki “dekoder” devreye girdi.

Başbakan’ın açıklamasından önce bunu yazmıştım

Mehmet Y.Yılmaz

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz hafta sonunda iki ayrı konuşmasında “kırmızı çizgilerini” sayarken “tek millet, tek devlet, tek din” vurgusu yaptı.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik bu sözlere açıklık getirdi: “Başbakan bugüne kadar tek din demedi, ilk defa söylüyor. Başbakan da olsa beşer şaşar, dil sürçmesi olabilir. Esasen, demokratik bir ülkede, laik bir devlette tek din iddiasında ve imasında bulunmak, eşyanın tabiatına aykırıdır” dedi.

Önce Başbakan’ın sözlerini hatırlayalım. 4 Mayıs’ta şöyle konuştu: “Hiç kimsenin diline, dinine, mezhebine, etnik kökenine bakmadık. Doğuştan gelen farklılıkları üstünlük ya da dezavantaj olarak asla değerlendirmedik. Tek millet, tek bayrak, tek din, tek devlet dedik. Ama asla dil demedik.” 

Bülent Bey’in ‘gerçek sanatçı’ özlemi!

Mehmet Y.Yılmaz

BAŞBAKAN emir verince tiyatroların özelleştirilmesi için Bakanlar Kurulu’nda bir taslak hazırlanması kararlaştırılmış.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bunu açıklarken şöyle bir söz de söyledi:
Bakıyorum, yandaş yazarları da tatlı bir heyecan sarmış. Şimdi işaret edilen yere doğru atışa başlamışlar. Hemen hepsinin yazılarında “gerçek sanattan ve sanatçıdan” söz ediliyor. “Sözde sanatçıların” sonunun geldiğinden neşe içinde bahsediliyor.

Hiç şaşırtıcı bir durum değil bu.

Bir tek kişi ‘parmak sallayabilir’ona göre!

Mehmet Y.Yılmaz

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan son günlerde yine çok kızgın! Onun vücut kimyası bozulduğunda da bütün Türkiye’nin kimyası bozuluyor, bu açıdan sakinleşsin diye herkesin dua etmesi gerek.

Pazar günü yaptığı konuşmada da çok sinirliydi. “Artık kimse mürebbiye gibi parmağını sağlayıp bizi tedip etmeye (terbiye etmek demek istiyor) kalkmasın” dedi.
Evet, buna artık alışmalıyız. Türkiye’de “parmak sallamak” gerekiyorsa onu da bir tek kişi yapabilir ve o da zaten her Allah’ın günü bunu üşenmeden yapıyor.

Dünü bırakın bugünden söz edin

Mehmet Y.Yılmaz

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, 2012 senesinin nisan ayında, “tek parti” döneminin bazı uygulamalarının hesabını soruyor.

1926 senesiyle, 1950 senesi arasını!

1950 senesinde doğanlar bugün 62 yaşında, 1926’da doğanlara Allah uzun ömür versin! Camiler kapatılmış, camiler ahıra dönüştürülmüş vs. “Ahır” olan caminin öyküsünü dün Yılmaz Özdil yazdı, ben tekrarlamayayım.

İşin ilginci CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da ona yanıt yetiştirmeye çalışıyor.

Memleketin bin tane sorunu var, onlar konuşulmuyor.

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE