|  Hasan Cemal Rojbaş Gülsüma Ana, günaydın. Nasılsın?.. Ellerinden öperim. Anlaşılan o ki, Silvan’da hayat kaç zamandır yine cehenneme dönmüş durumda. N’aparsın, n’edersin?.. Sana cep telefonundan ulaşmaya çalışıyorum ama nafile… Silvan kuşatma altında, biliyorum. Günlerdir sokağa çıkmak yasak. Silvan’daki yaşantınızı gözümün önüne getirmek istiyorum. Bu açıdan, Nurcan Baysal’ın satırları göz açıcıydı. 
 Hasan Cemal Sonuç, Erdoğan açısından tam bir seçim başarısıdır. Muhalefet için de tam bir yenilgi. Bu sonuç Türkiye’de ‘muhalefet sorunu’nu da sergilemiş oldu. Ayrıca bu sonuçla Erdoğan, Türkiye siyasetini muhalefet liderlerine göre çok daha iyi okuduğunu göstermiş oldu. Bu dört konuda kuşkum yok. 1 Kasım’da AKP oylarının artacağını, 276 sınırına kadar çıkabileceğini bekliyordum, ama böylesine bir başarı doğrusu aklıma hiç gelmemişti. 
 Hasan Cemal Konuşmama* başlarken bir noktayı belirtmek istiyorum. Karım yazılarımdan şikâyetçi, döne döne hep aynı şeyi yazıyorsun, diyor. Haklı ama… Ben de onu dinlemiyorum. Çünkü bugün karşımızda döne döne hep aynı şeyleri tekrarlayan bir siyasal iktidar var, Saray’daki Sultan düzeni var. Türkiye bugün artık bir darbeler ülkesi… Özgürlüklere darbe… Hukuka darbe… Medya bağımsızlığına darbe… Medya özgürlüğüne darbe… İfade özgürlüğüne darbe… Yargı bağımsızlığına darbe… Güçler ayrılığına darbe… 

Gerekçe, “Akan kanın bir numaralı sorumlusu Saray’daki Sultan’dır, nokta!” başlıklı yazı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, T24 yazarı ve Bağımsız Gazetecilik Platformu P24’ün Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Cemal hakkında, “Akan kanın bir numaralı sorumlusu Saray’daki Sultan’dır, nokta!” başlıklı yazısı nedeniyle soruşturma başlattı. T24’te yayımlanan yazısı için “şüpheli” olarak ifade vermeye davet edilen Cemal’e, aksi halde “zorla getirileceği” bildirildi. 12 kitabı yayımlanan, çalışmaları Türkiye ve dünyada çok sayıda ödüle değer görülen, Harvard Üniversitesi Nieman Vakfı Gazetecilikte Louis Lyons Vicdan ve Dürüstlük Ödülü‘nün Türkiye’de verildiği ilk ve tek gazeteci olan Cemal hakkında, 12 Mart 1971 darbesi sürecinden sonra, bir yazısı nedeniyle ikinci kez soruşturma-dava süreci başlatılıyor. 
 Hasan Cemal Akan kanın bir numaralı sorumlusu, Saray’daki Sultan’dır, nokta!
Ve bu yalın gerçek kafalara dank etmeden kan gölünden kurtuluş yok! Bir kez daha vurguluyorum:
Akan kanın bir numaralı sorumlusu, Saray’daki Sultan’dır.
Türkiye’de yeniden oluk gibi kan ve gözyaşı akmaya başlamışsa, bundan sorumlu olanların en başında, hiç kuşkunuz olmasınTayyip Erdoğan vardır, başkası değil.
Çünkü, Erdoğan 7 Haziran yenilgisini kabullenmemiştir.
Çünkü, Erdoğan tekrar seçim yolunu açmak için Türkiye’nin önünde cehennem çukuru kazmaktadır.
Oysa, Türkiye bu kanlı kaosu yaşamak zorunda değildi.
Erdoğan’ın tekrar seçim inadıdır, Türkiye’ye bu kaosu yaşatmakta olan.
7 Haziran’la birlikte bir büyük koalisyon kurulsaydı, kendimizi bu kan gölünün ortasında bulmazdık. 

Milliyet’te son 24 saatte gazetede büyük çalkantı yaşandı. Demirören ile tartışan Yayın Yönetmeni Derya Sazak istifanın eşiğinden döndü. Can Dündar ve Hasan Cemal de bu krizden payını aldı. Bu arada Can Dündar’ın, Öcalan’dan belgesel ricasının da tutanaklardan çıkartılarak yayınlandığı öğrenildi. İşte aşama aşama Milliyet’te yaşananlar; İSTANBUL- “İmralı Tutanağı” başlıklı haberiyle Türkiye gündemini değiştiren Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Derya Sazak, gazetenin patronu Erdoğan Demirören tarafından uyarılınca odasını boşalttı. 
 Hasan Cemal Varsa yoksa başkanlık sistemine ya da ‘başkan babalığa’ dönük hesaplar, öyle mi?.. Sayın Başbakan, kim bilir, belki de aslınıza dönüyorsunuz veyahut genlerde zaten mevcut milliyetçilik ve muhafazakârlık, demokrasi ve özgür düşünceyi arka plana itiyor. Tayyip Erdoğan, maşallah, Zaloğlu Rüstem gibi. Elinde koca bir pala, ya Allah bismillah deyu, durmadan her yana sallıyor kelle almak için… İyi ki son haftalarda denizlerdeydim. Yoksa arada benim kelle de kazaya gidebilirdi. Sayın Başbakan; Ne bu şiddet, bu celal?.. Dilin kemiği yoktur ama bu kadarı da olmaz. Eskilerin bir sözü vardır, “Ağız torba değil ki büzesin” derler. 
| |