Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, ”Türkiye’nin üzerine öyle yükler gelmiş ki biz bunları yaparken, sendikalar yürüyor, bilmem ne yapıyor, sizden fazla bir şey çıkmadı. Ses çıkması lazım ses…” dedi.
Unakıtan, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Toplantısında yaptığı konuşmada, bir ülkede yaşayan herkesin üzerine düşen şeyler olduğunu, bir ülkede her zaman çeşitli problemler çıkabileceğini ve bu problemlerin çözümüne herkesin yardımcı olması gerektiğini söyledi.”(Banane, ben hiç karışmam, ben uzakta dururum sadece tenkit ederim)” yaklaşımının çözüm getirmeyeceğini belirten Unakıtan, ”Çünkü Türkiye bir tane, başka Türkiye yok. Hepimiz bu geminin içindeyiz. Gemiye bir şey olduğu zaman hepimiz bundan zarar görürüz. O zaman herkesin taşın altına elini sokması lazım” diye konuştu.
Türkiye’nin şu andaki meselelerinin geçmiş meseleler olduğunu aktaran Unakıtan, şöyle devam etti: ‘O zaman nedense fazla sesiniz çıkmamış. Mesela erken emeklilik kararı alındığında herkes alkışlamış maalesef. Bu 10 sene, 20 sene, 30 sene sonra bize neler getirecek… Dışardaki gazetelerde okudum, (Türkiye 20 sene sonra batağa girecek) denmiş. ürkiye’de birikmiş sorunlar geliyor geliyor, sonra deniyor ki hadi bakalım halledin. Akşamdan sabaha hiçbir şey hallolmaz. Sosyal güvenlik reformu… Bu kanun, Türkiye’nin geleceği için çok gerekli. Bu kanunu yapmadığınız zaman Türkiye’nin ilerde ne hale geleceğini siz düşünün. 2008’de bütçeden sosyal güvenlik açığı için çıkan para 37 milyar YTL. 37 milyar YTL bütçede kalsa ne yatırımlar, iyileştirmeler yapılır bir düşünün. Ekonomi kötü idare edilirken, (Vergi almayalım, borç alalım). O günleri de hep beraber yaşadık. O zaman da bu Sanayi Odası vardı. Hiç kimse fazla şey yapmadı. (Ne oluyor, nereye gidiyoruz. Bu kadar borçlanma olur mu?) yok. Oldu oldu oldu, bu sene faiz için ödenek olarak koyduğumuz para 56 milyar YTL. Bunları Türk milleti eğer başlarda 10, 20, 30 sene önce akıllı hareket etseydi bunları yaşamazdık. Bu paralar, bu milletin cebinde kalırdı veya bu paralarla Türkiye’nin altyapı ve diğer yatırımları fevkalade yüksek şekilde yapılırdı.”
”SİYASİ İSTİKRARSIZLIKLAR İÇİNDE ÇALKALANAN ÜLKEDE YATIRIM YAPILMAZ”
Kemal Unakıtan, sanayi ve sanayicinin önemine işaret ettiği konuşmasında, hükümet olarak kalkınmanın temeline özel sektörü yerleştirdiklerini, bunun kolay olmadığını ifade ederek, ”Bir ülkede en zor olan şey, mantaliteyi değiştirebilmek. Devlet ile kalkınmaya kalkışanların ne olduğunu gördük. Bundan dolayı biz, üretim, ihracat diyorsak özel sektör, istihdam, kalkınma diyorsak özel sektör…” diye konuştu.
Özel sektörün lokomotifinin sanayi ve sanayici olduğunu vurgulayan Unakıtan, ülkelerin birbirleriyle karşılaştırılırken üretimlerine göre mukayese edildiğini, bundan dolayı Türkiye’nin bir numaralı hedefinin üretimi artırmak olduğunu söyledi.
Bunun yatırımdan geçtiğini ve yatırım yapılırsa üretimin artacağını, bunun için yatırımın gerektirdiği ortamın sağlanması gerektiğini dile getiren Unakıtan, şöyle devam etti: ‘Yatırım ortamı istikrardan geçer. İstikrar olmadan, kimse önünü görmeden kimse yatırım yapmaz. Ekonomik istikrar için enflasyonu, faizleri, devletin borçlarını indireceksin, devletin bütçesinin iki yakasını bir araya getireceksin, yani ekonomiyi güçlendireceksin. Bu yetmiyor sadece. Yatırımcı aynı zamanda siyasi istikrar da ister. Siyasi istikrarsızlıklar içinde çalkalanan bir ülkede kimse yatırım yapmaz. Bunu iyice bilmek lazım. O zaman üretimin içinde olananlar da, üretimden nemalanan herkesin, neticede Türkiye olarak siyasi istikrarsızlıktan çok büyük zarar görürüz. Buna meydan vermememiz lazım. Elimizden ne gelirse onu yapmak mecburiyetindeyiz. Bunu hükümet yönetecek. Tamam hükümet yönetecek de sadece hükümetin yönetmesiyle olmuyor. Ekonomiyi yönetenler yönetecek. Onların yapabilecekleri, yapamayacakları var. Türkiye en nihayet demokratik, kuvvetler ayrılığı prensibini kabul etmiş ülke. O zaman Türkiye olarak, Türkiye’nin sesini güçlü bir şekilde çıkarmamız lazım.
”BİR KENARA ÇEKİL MIY MIY ORADA OTUR, TENKİT ET”
Yoksa bir kenara çekil mıy mıy orada otur, onu tenkit et, bunu tenkit et, bununla hiçbir şey olmaz. Geçmişteki yaptıklarınızı yapmayın.
Türkiye’nin geleceğini karartan kanunlar çıkarken, fazla laf etmediniz. Ben de sizin içinizden geldim. Yahu arkadaş sen nasıl 40 yaşında bir insanı emekli edebilirsin? Eskiden 7-8 kişi çalışıp bir emekliye bakıyordu, şimdi 2 kişi çalışıyor bir emekliye bakıyor. İmkanı var mı? Bu ülke bu yükle yürüyebilir mi? Oturun konuşun. Bırakın benim siyasetçiliğimi, kendiniz hesap yapın.
Türkiye’nin üzerine öyle yükler gelmiş ki biz bunları yaparken, sendikalar yürüyor, bilmem ne yapıyor, sizden fazla bir şey çıkmadı. Ses çıkması lazım ses. Madem ki sivil toplum kuruluşları bu ülkede sesini çıkaracak, herkesin sesini çıkarması lazım.”
Özelleştirme çalışmalarına da değinen Unakıtan, ”Özelleştirme yapılsın iyi olur mu? Hepiniz iyi olur dersiniz. Biz özelleştirmeyi yapıyoruz, savunuyoruz, mahkemelere gidiyoruz, kendimizi anlatıyoruz. Sağ olasınız fazla sesiniz yok. Bu bakan ne yapıyor, kimlere neyi anlatıyor? Yok… Hepiniz sabah üretiminizi yapın, akşam da güzel yerlerde oturun. Bir de bizi tenkit edin” diye konuştu.
Unakıtan, ”Tabii belirsizlikler var. İktidar partisi kapanacak mı devam mı edecek? Ne olacağını kimse bilmiyor. Ve bu ekonomiyi etkilemeye başlayacak bir belirsizliktir. Yürüyen arabanın, yola çıkmış arabanın, hız almış arabanın el freni çekilmez” dedi.
İSO Meclis Toplantısında yaptığı konuşmada Unakıtan, vergi reformuna işaret ederek, sanayici ve tüccarların karlarını sermayeye ilave etmeleri halinde bundan vergi alınmaması uygulamasına değindi.Unakıtan, ”Neden ben bunu yaptım? Oto finansmanı sağlamak için yaptım. Yoksa ben bilmem mi, başka ülkeler alıyor vergiyi, ben niye almayayım? O zihniyete hayır dedim. Neden? Türk sanayicisinin oto finansman ihtiyacı var. Karlarını oraya katarsa tamamdır” diye konuştu.
Kurumlar vergisini indirdiklerini hatırlatan Unakıtan, ”Bunun kararını şimdiye kadar hiçbir maliye bakanı veremedi. Bu ülkeye, korktuklarından enflasyon muhasebesini getiremediler. (Eyvah şu kadar vergi kaybımız olur) diye getiremediler… Ama getirdiysek bu da bir haneye yazılsın. Siz yazmıyorsunuz ama Avrupalı yazıyor. Beni de ‘Yılın Maliye Bakanı’ seçtiler” dedi.
İSO Başkanı Tanıl Küçük’ün yatırımlara ilişkin görüşlerine işaret eden Unakıtan, ”(Yatırımlar durdu) deniyor. Sunumun bazılarına katılıyorum, bazılarına katılmıyorum. 2007 yılına bakın, 14 milyar dolar makine teçhizat ithalatı var. Nereye gitti bunlar? Herhalde kutularda saklanmak için gelmedi” diye konuştu.
”KÜRESEL KRİZ…”
Dünyada Amerika kaynaklı büyük bir küresel kriz yaşandığını, Dünya Bankası ve IMF’nin dünyadaki bütün büyüme tahminlerini değiştirerek aşağı çektiğini belirten Unakıtan, şöyle devam etti: ‘Biz şimdi çok şükür bu kadar sıkıntının içinde çok büyük sıkıntılara kapılmadan ekonomiyi götürüyoruz. Yakın geçmişte hadiseleri gördük. Alabora oluveriyor bütün piyasalar. Mali disiplin bizi hepsinden koruyor, öyle bir şemsiye… Eğer mali disiplin olmasaydı eskisi gibi gecelik faizler yüzde 5 bine çıkardı. Bu, yapılan reformların neticesinde.”
Vergileri artırmadıklarını, düşürdüklerini ifade eden Unakıtan, düşürmelerine rağmen geldikleri zaman Türkiye’de toplanan vergilerin 65 milyar YTL olduğunu, bugün 2008 itibariyle 171 milyar YTL olduğunu söyledi. Unakıtan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘5 senede oradan buraya geldik. Vergileri indirmemize rağmen… Neden? Vergi reformları, vergi idaresinin etkinliğini artırmak, kayıt dışından kayıt içine almak, ekonomide büyümeyi sağlamak… Hepsinin neticesi bize bunları getirdi. Aynı politikalara devam ediyoruz. Bize ekonomik büyümeyi sağlayacak maliye politikası lazım. Ekonomik büyümeye sebep olmayan, onu önleyen maliye politikasından biz uzağız. Onun için vergileri hesaplarken, indirirken, bindirirken her zaman 10 kere düşünüyoruz. Vergi indirimi yaparsak, herkese yapıyoruz. Bazı özel muameleleri de kaldırıyoruz. Bunlardan biri leasing idi.”
”GÜÇLÜ SERMAYEYE SAHİP OLMAK MECBURİYETİNDESİNİZ”
Sosyal Güvenlik Reformuna da değinen Unakıtan, ”Bizim hükümetimiz dışında hiçbir babayiğit de bu sosyal güvenlik reformunu yapamazdı” dedi.
Global dalgalanmalar karşısında sanayicinin rekabete açık ve dik durabilmesi için güçlü olması gerektiğini vurgulayan Unakıtan, ”Onun için kendi şirketinizi, kuruluşunuzu kuvvetlendirmek, güçlü sermayeye sahip olmak mecburiyetindesiniz. Verimliliği artırmak, katma değeri daha yüksek ürünler üretmek mecburiyetindeyiz” diye konuştu.110 milyar dolar olan ihracatı 210 milyar dolar yapmak gerektiğini belirten Unakıtan, bunun yüksek katma değerli ürünlere yönelerek gerçekleşebileceğini vurguladı.
Unakıtan, şunları kaydetti: ‘Domates üretip satacağımıza domatesin çekirdeğini üretelim. Ben soruyorum; (bir kilo altın mı domates çekirdeği mi daha pahalı?) diye. Domates çekirdeği daha pahalı. O zaman giderek biz bu küresel ekonomi ile daha fazla entegre olacağız. Giderek oradaki hareketler bizi daha fazla etkileyecek. Siz kendinizi kuvvetli halde tutmaya bakın. Amerika olmaz, başka şey olur. O zaman sizin güçlü ayakta kalmanız için, nasıl biz kamu olarak bütçeyi dengeledik, borçlarımızı azalttık, güçlendik, ona karşı dik duruyoruz, siz de aynı, hiç farkınız yok.”
”BİR EKONOMİYİ DÜZELTMEK ÇOK ZOR, BOZMAK ÇOK KOLAY”
İSO Meclis Toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Unakıtan, Mısır’a ilişkin sözlerine dair ”Açıkladığımız artık Mısır’a gitmeye gerek kalmayacak, sınır illeri ile ilgili bir açıklama mı?” şeklindeki soru üzerine, ”Evet, orada bir dizi tedbir var. O tedbirleri tamamladıktan sonra, birkaç bakanlığı ilgilendiriyor onlar. Hep birlikte o paket üzerinde çalışılıyor. Zamanı gelince hükümetimiz açıklar” dedi.
Unakıtan, ”Financial Times’te (Türkiye’de ekonomik durgunluk olursa Türkiye gelişmekte olan ülkeler arasına bile girmeyebilir) diye haber vardı. Değerlendirmeniz nedir?” sorusuna karşılık, ”Doğru söylüyor. Sürekli kötüye giderseniz bir ekonomiyi düzeltmek çok zor, ama onu bozmak çok kolay. Aynen bir evi yıkmak ne kadar çabuk oluyorsa… Onun için herkes dikkatli hareket etmek mecburiyetinde” karşılığını verdi.”Siyasi istikrarın tehdit altında olduğunu düşünüyor musunuz? Böyle bir endişeniz var mı” sorusuna ise Unakıtan, ”Tabii belirsizlikler var. İktidar partisi kapanacak mı devam mı edecek? Ne olacağını kimse bilmiyor. Ve bu ekonomiyi etkilemeye başlayacak bir belirsizliktir. Yürüyen arabanın, yola çıkmış arabanın, hız almış arabanın el freni çekilmez” yanıtını verdi.












Bu konu hakkındaki yorumunuz