‘Saylan ve Mergen soruşturma listesine kim tarafından eklendi’?

‘Saylan ve Mergen soruşturma listesine kim tarafından eklendi’?

Ergenekon soruşturmasını ilk andan beri destekleyen yazarlar dahi 12. dalgada Türkan Saylan’ın evinin aranması ve Tijen Mergen’in gözaltına alınmasını eleştirdi

Savcılar da ‘Bir yanlışlık yaptık ama nerede’ diye kendilerine soruyorlardır

AKP’YE yakınlığıyla bilinen Fehmi Koru, dün Yeni Şafak Gazetesi’nde Taha Kıvanç “mahlas”ıyla (takma isim) yazdığı köşe yazısında Türkan Saylan’ın evinin aranması ve “Baba Beni Okula Gönder” kampanyası sorumlusu Tijen Mergen’in gözaltına alınmasından duyduğu rahatsızlığı özetle şöyle diye getirdi:

‘Ergenekon’un 12. dalgası’ diye ünlenen, Türkan Saylan’ın evinde başlayıp Milliyet’in ‘Baba Beni Okula Gönder’ kampanyası sorumlusunu gözaltına almayla sona eren operasyonu, ondan önceki 11 dalganın emrini ve kapsamını veren aynı savcılar mı yürüttü? 3-5 gündür yazılan-çizilenlere göz atıyorlarsa, Ergenekon konusuna titizlikle yaklaşan herkes gibi savcılar da, “Bir yanlışlık yaptık, ama nerede?” diye kendi kendilerine soruyorlardır. Savcıların yerinde ben olsam ‘Bu iki ismi listeye kim ekledi’ sorusunu ciddi biçimde sorardım. Cevap “Ben” veya “Biz” olursa, o taktirde ciddi bir göz bozukluğu kuşkusuna düşerdim. Cevabın üçüncü biçimde gelmesi durumundaysa…

Türkan Saylan’ın evinde yapılan arama benim vicdanımı rahatsız etti

AKP’nİn kurucularından, MYK üyesi Ayşe Böhürler’in Yeni Şafak Gazetesi’ndeki ‘Tepkili olmak, vicdanlı olmaya engel değil’ başlıklı yazısı özetle şöyle:

… Çağdaş yaşam bu kızların eğitimini desteklemenin ötesinde bir yaşam biçimini de eğitim sürecine dahil ediyordu. Tüm bunları hayırseverlik duygusunun ötesinde, ideolojik amaçlarla yapıyorlardı elbette. Bana göre ideolojik davranmak, zorlamaya ve bazı çocukları kullanmaya gitmediği sürece bir suç teşkil etmediği gibi yanlış bir şey değildir.

Bu çerçevede Türkan Saylan’ın evinde yapılan arama benim vicdanımı rahatsız etmiştir. Ayrıca Ergenekon’da adı ölüm makinesi olarak geçenlerle birlikte isminin anılmasından da vicdanım rahatsız olmuştur.

Yine bu mantık ile nasıl çağdaş yaşamcıların başörtülü bir kıza tepkisine karşı çıktıysam, Türkan Saylan ile ilgi Vakit gazetesinin yayınını da aynı şekilde, tepki ile karşılıyorum. Ve tek kelime ile “Ayıp!” diyorum. İlahi adaletin takdiri ise, özellikle biz gazetecilere ise hiç düşmez.

ÇYDD’ye yapılan baskının hukuka, adalete ve vicdana aykırı olduğunu düşünüyorum

SOL kesime “Bu darbecilere nasıl destek veriyorsunuz” diye açık mektup yazan ve büyük tartışmaya neden olan Oya Baydar’ın dünkü Taraf Gazetesi’ndeki yazından kısa bir özet:

Sembol adı Türkan Saylan olan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne yapılan baskının hukuka, adalete, vicdana aykırı olduğunu düşünüyorum. Baştan arkasında durduğum, bu ülkeye konmuş darbe ambargosuna karşı umut olarak gördüğüm Ergenekon davasının sulandırıldığını, inandırıcılığının zedelendiğini hissediyorum.

Haftada bir köşesini işgal ettiğim Taraf gazetesinin, Ergenekon’un 12. dalgasının ardından şimşir harflerle attığı “Postallı Hocalar Gözaltında” manşetini uygun bulanların, örneğin Cumhuriyet veya benzeri yayında, farklı bir çevreyi hedef alan bir operasyonda “Takkeli Yobazlar Gözaltında” manşetini gördüklerinde ne düşüneceklerini sormadan edemiyorum. Vakit gazetesinin her türlü etiği çiğneyen haber başlıklarını çuvaldızlarken iğneyi kendimize de batıralım.

Kaynak : Vatan

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE