PKK'yı tasfiye planı

Talabani, ABD basınında çıkan 4 aşamalı PKK’yı bitirme planını doğrular nitelikte açıklamalar yaptı.

Son bir yıldır Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi ile temaslarını sıklaştıran Türkiye’nin PKK’ya karşı 4 aşamalı bir plan önerdiği ileri sürülüyor. Plan iddiası geçen hafta Beyaz Saray’a yakınlığıyla bilinen World Tribune Gazetesi’nde de haber oldu. ABD ve Ankara sessiz. Ancak Talabani, “Artık terör dönemi bitti” diyerek planı doğruladı. Yakın da PKK’ya “Silah bırak” çağrısı yapılacak.

Ankara, MGK’nın da “Irak’taki tüm kesimlerle görüşme yapılması” yönünde karar almasından sonra Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi ile temaslarını son bir yıl içinde sıklaştırırken, PKK’nın tasfiyesi için gizli bir planının uygulandığı yolundaki işaretler giderek artıyor. ABD ve Türk basınındaki “4 aşamalı plan” iddialarının ardından Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin CNN TÜRK’e verdiği röportajdaki sözleri, planda yeni bir aşamaya gelindiği izlenimini kuvvetlendirdi. Talabani’nin, dağdaki PKK’lıların “hapse değil evlerine dönmesi” için Ankara’nın formül bulmasını istemesi, bu yöndeki tartışmaları da da alevlendirdi.

İşte 4 aşamalı plan 3 aydır perde arkasında ve resmi kanallardan Kürt yönetimi ile Ankara arasında süren görüşmelerin sonunda Türkiye’nin, PKK’nın bitirilmesi için 4 aşamalı planı Kürt ve Iraklı yetkililere sunduğu ileri sürülüyor. Irak Özel temsilcisi Murat Özçelik tarafından hazırlanan ve 2009’da Kuzey Irak’ta yürürlüğe konacak planın, ABD Irak’ı terk etmeden PKK sorununa çözüm bulma amaçlı olduğu ifade ediliyor. İşte planın aşamaları ve Talabani’nin doğrulayan sözleri:

1-Kandil’de tecrit artacak

Plan: PKK Kuzey Irak’ta rahat hareket edemeyecek, kampları sarılacak ve kentlere ulaşımları engellenerek tecrit edilecek.

Talabani: Irak, anayasa uyarınca, ülke topraklarının komşu ülkelere karşı saldırılarda kullanılmasını engellemekle yükümlüdür. Aynı politika Bölgesel Kürt Yönetimi için de geçerli. Bölgesel yönetim de topraklarının Türkiye’ye karşı bir üs olarak kullanılmasını istemez. Sorunun çözümü için alternatif, Türkiye’deki kardeşlerimizle konuşmaktır.

2-Örgüt yasadışı sayılacak

Plan: Kuzey Irak’taki Kürt yönetimi PKK’yı “yasadışı” ilan edecek. Böylece PKK’nın Kürt bölgesindeki diğer meşru organizasyonlardan izole edilmesi sağlanacak.

Talabani: Irak Anayasası ülkede yabancı silahlı güçlerin varlığına karşı çıkıyor. Biz her tür şiddete ve silahlı mücadeleye karşıyız. Silahlı mücadele devrinin geride kaldığını düşünüyoruz.

3-Silahlar önce mağaraya

Plan: Ardından PKK’ya “silah bırak” çağrısı gelecek. PKK için “Kürt halkına yönelik bir tehdittir” ifadesi kullanılacak. Kürt grupların ortaklaşa talebiyle, örgüt ateşkes dönemine girecek.

Talabani: Artık diyalog, siyasi bir yaklaşım ve diplomasi zamanı. Birçok Kürt grup, PKK’dan bu silahlı mücadeleyi sonlandırmasını isteyecek ve bu yönde çalışmalar yürütecek. Bu süreçte dağdakiler silahlarını mağarada tutacaklar, ardından silah bırakacaklar. Bence artık bu silahlı gruplar da dahil olmak üzere herkes silahlı mücadelenin geçmişte kaldığını kavramış bulunuyor. Bu devir geçti. Artık yeni bir dönem başladı. Siyasi diyalog, barışçıl mücadele, diplomasinin başladığı bir dönemdeyiz. Artık şiddet terör devri geçmişte kaldı. Bu bir gerçek. Türkiye’deki Kürtler de şunu anlamalı. Sorunun çözümü PKK’nın yöntemiyle değil, DTP’nin yöntemiyle olur. Bu dönemde uygulanacak her tür şiddet terör olarak algılanır. Silahlı mücadeleyi sürdürmek onların taleplerine de zarar verir. Benim, Barzani’nin ve diğer siyasilerin temel amacı da, dağlarda bulunanları, silah bırakıp siyasi diyaloga ve ateşkese fırsat tanımaları için ikna etmektir.

4-Ve kısmi af çağrısı

Plan: En hassas aşamada, “Silah bırakanların Türkiye’ye dönmeleri” istenecek.

Talabani: Irak’ın cumhurbaşkanı olarak Türkiye’nin ve Irak’ın bağımsızlığından yanayım. Türkiye’nin iç işlerine müdahale edemem. Türkiye’ye, “bunu ya da şunu yapın” diyebilecek bir pozisyonda değilim. Bu Türk kardeşlerimize kalmış bir karar. Sayın Abdullah Gül ve sayın Erdoğan gibi çok zeki bir Cumhurbaşkanı ve Başbakan görevde. Onlar da durumu değerlendireceklerdir. Barışçıl çözüm tek yöntemdir. Şiddete son verilmesi ve Türkiye toprakları içindeki silahlı mücadeleye de son verilmesi Kürtler dahil herkesin çıkarınadır. Dağlarda bulunanların silah bırakıp evlerine geri dönmeye ikna edilmesi için bir şeyler yapalım. Tek bir şey söyleyebilirim. Dağlardakilere silah bırakıp evlerine geri dönmeleri çağrısı yaparken Türkiye’deki hapishanelere dönsünler demiyoruz. Evlerine geri dönsünler diyoruz. Yapılacak şey onların evlerine geri dönmesini sağlayacak bir şey olmalı.

TALABANİ CNNTÜRK’E KONUŞTU

Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani CNN Türk muhabiri Osman Sert’e verdiği röportajda bölge güvenliğiyle ilgili de çarpıcı açıklamalarda bulundu: Biz bağımsız ve birleşik bir Irak istiyoruz. Hem komşularımızla hem de Amerika ile iyi ilişkiler kurmaya çalışacağız. Bunun Irak halkının da çıkarına olduğunu düşünüyorum. Bu sadece askeri ya da güvenlik çerçevesinde kurulan ilişkiler için geçerli değil. Ekonomi, teknoloji kültür ve ticaret alanında de Amerika ile ilişkileri geliştirmek Iraklıların çıkarınadır.

Kerkük’te Kürtler ve Türkmenler acı çekti

Ben Irak cumhurbaşkanıyım. Irak anayasasını koruyacağım diyerek Kur’an a el basıp yemin ettim. Irak anayasasında 140. madde var. Bu maddeye saygı göstermemiz gerek. Bu madde dışına çıkamam. İkinci bir noktada şu. Uzun zaman önce böyle bir fikrim vardı. Kerkük halkı arasında bir işbirliği eşgüdüm ve mutabakatın oluşturulması lazım. Biliyorsunuz ben de Kerküklüyüm. Kürtler ve Türkmenler arasında iyi ilişkiler var. Yüzyıllardır bir arada yaşıyoruz. Birbirimizin akrabasıyız. Hem Kürtler hem Türkmenler diktatörlük döneminde çok acı çektiler. İki taraf da bu dönemde Araplaştırma ve sınır dışı etme politikasından çok çekti. Hatta Türkmenler daha da çok acı çekti. Saddam Hüseyin otonom Kürt yönetimini tanıyordu. Kürdistan yürütme konseyi diyordu. Ama Türkmenlerin varlığını bile inkar ediyordu. Sorunun çözümü için Kürt ve Türkmen partiler arasındaki ilişkileri normalleştirmek lazım. Kürt ya da Türkmen halkı demiyorum. İki taraf arasında iyi ilişkiler var. Ama siyasi partiler arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi gerek.

Gazeteciler ayakkabı değil kalem kullanmalı

Bu davranış gazetecilik mesleğinin geleneklerine de aykırıdır. Gazeteciler ayakkabılarını değil kalemlerini kullanmalıdırlar… Hatırlarsınız Başkan Kruşçev de BM’de ayakkabısını kullanmıştı ama herkes eleştirdi ve dalga geçti. Bana soracak olursanız gazetecinin kendisi de böyle bir davranışta bulunduğu için pişman.

Kaynak : Vatan

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE