Seçimle geldiler, emirle gittiler; AKP’li 5 belediye başkanı görevi nasıl bıraktı?

Print Friendly, PDF & Email

HABER
Miray Tamer

İşte belediye başkanlarının istifasıyla sonuçlanan süreçte yaşananlar…

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın AKP’ye yönelttiği “metal yorgunluğu” eleştirileri sonrası partinin il ve ilçe teşkilatlarında başlayan istifalar, halk oylamasında “hayır” oylarının oranının “beklenenden fazla çıktığı” merkezlerdeki belediye yönetimlerinin değiştirilmesine uzandı. Süreç, Erdoğan’ın “En yakın zamanda istifalarını vermelerini bekliyorum” sözleriyle işaret ettiği belediye başkanlarının, tepki mesajlarıyla istifalarını vermesiyle sonlandı. 23 yıldır sürdürdüğü Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden istifa eden Melih Gökçek,  yaşananları “Emir demiri keser” diyerek özetledi.

Yüksek Seçim Kurulu’nun “mühürsüz zarf ve pusulalar da kabul edilecek” kararıyla birlikte bir dizi tartışmayı da beraberinde getiren halk oylamasında, “cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi”nin, yüzde 51.4 “evet” oyuyla kabul edildiği açıklanmıştı. Oylama sonrasında yeniden AKP Genel Başkanlığını üstlenen Erdoğan, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere yaşanan “oy kaybını”, “teşkilatlarda baş gösteren ‘metal yorgunluğu’nun sonucu” olarak değerlendirmişti.

“Her şey affedilir, adam yerine konmamak asla”

Erdoğan’ın eleştirileri sonrası aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Kadir Topbaş ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in de bulunduğu altı belediye başkanının adı, istifayla anılmaya başlandı.

AKP Sözcüsü Mahir Ünal‘ın 9 Eylül’de yaptığı “Öncelikleriniz değişmişse, vatan, bayrak, devletin bekası söz konusu olduğunda sağına ve soluna bakınmadan ben varım, sorumlu olan benim diyemiyorsanı metal yorgunusunuz. Son iki yıl içerisinde 200’e yakın AK Parti ilçe başkanı, 20’ye yakın il başkanı değiştirilmiştir. Bu bir nöbet değişimi ve bayrak yarışıdır” açıklamasından iki hafta sonra Kadir Topbaş, İBB Başkanlığı görevinden istifa ettiğini duyurdu.

“Her şey  affedilebilir, ama adam yerine konmamak asla” diyen Topbaş, 23 Eylül’de yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Bu emanet şehirde bu görevi yapmaya çalıştık. Hata yapmamaya özen gösterdik. Hata yaparsak telafisi zordur. Hata ile ihanet birbirine karıştırılmamalı. İhanet edenler asla affedilemez. Partimin her kademesiyle bir gönül bağı ile hizmet etmeye çalıştık. Sayın Kılıçdaroğlu 2009’da adaylığını denedi ama İstanbullular izin vermedi. 2010’da manipülasyonlara rağmen İstanbul bize güvendi. Güzel hizmetler bırakarak hayırla yad edilmek amacımız oldu. Borçlu bir belediye bırakmıyorum.”

“Başım dik, alnım açık ayrılıyorum”

Kadir Topbaş’ın istifası üzerinden geçen bir ay boyunca, kimi belediye başkanları hakkında ileri sürülen “İstifası istendi” iddiaları gündeme gelmeye devam etti. Niğde Belediye Başkanı Faruk Akdoğan, 18 Ekim’de bir basın toplantısı düzenleyerek istifa ettiğini açıkladı. “Makamından başı dik, alnı ak bir şekilde ayrıldığını” vurgulayan Akdoğan, şöyle konuştu:

“8.5 yıldır yürüttüğüm belediye başkanlığı görevimden başım dik alnım açık olarak ayrılıyorum. Bilinmesini isterim ki bana iki defa AK Parti İl Başkanlığı, 2 defada Belediye Başkan adaylığı görevini tevdi eden Sayın Cumhurbaşkanımızın ve partimin her zaman emrinde olacağım. Bu görev bana tevdi edilirken nasıl heyecanlandıysak bugün de aynı heyecanla görevimden ayrılıyorum. Bu kararımın ülkem, partim, şahsım ve özellikle de hizmet etmekten gurur duyduğum Niğde için hayırlara vesile olmasını diliyor, mesai arkadaşlarımdan ve Niğde halkımızdan haklarını helal etmesini istiyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.”

“Üç belediye başkanı direniyor” iddiası

İstanbul ve Niğde’de yaşanan istifaların ardından gözlerin çevrildiği Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur tarafından yapılan “İstifa yok” açıklamaları, “Üç başkan direniyor” yorumlarına neden oldu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise, direndiği iddia edilen belediye başkanlarına ilişkin olarak 20 Ekim’de yöneltilen soruyu şöyle yanıtladı:

“Üç belediye başkanımızın istifalarını en kısa zamanda vereceklerine inanıyorum. İlgili arkadaşlarımız görüşmelerini yaptılar ve şu anda da zannediyorum bu istifayı vermenin hazırlığı içindeler. Aksi takdirde gereği neyse yapılacaktır.”

“Liderimizle ters düşmeyeceğiz”

“Direndiği” iddia edilen isimlerden biri olan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, 23 Ekim’de görevini bıraktığını duyurdu. İstifa açıklamasında büyükşehir belediye başkanlığı koltuğuna oturduğu 2009 yılından bu yana yaptıkları işleri anlatan Altepe, “Liderimizle ters düşmeyeceğiz” dedi. Bursa’ya hizmet imkânının kalmadığını belirten Altepe, sözlerini şöyle noktaladı:

“Böyle bir teşkilat terbiyesi olan, ömrünü davaya adamış biri olarak, 24 yıldır belediye görevlerinde hep hizmet konusunda adımlar attık. Bu yolda kavgadan yana hiç olmadım. Kent kültürünü de en güzel şekilde ortaya koyduk. Bugüne kadar sürdürdüğümüz ‘kavga değil hizmet’ ilkesini sonuna kadar sürdüreceğiz, parti liderimiz ile ters düşmeyeceğiz, çatışmayacağız. Hasar da vermeyeceğiz. Bize yakışanı yapacağız. Kriz ortamı oluşturmaya hiç yanaşmayacağız. Bu şartlarda Bursa’mıza, hemşehrilerimize, ülkeme hizmet imkânının kalmadığı da ortadadır.  Bugün itibarıyla Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevimden istifa ediyorum. 

Ankara’da 23 yıllık ‘Gökçek’ dönemi sona erdi

Melih Gökçek hakkında ileri sürülen “istifa” iddiaları CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından da tepkiyle karşılandı.  Kılıçdaroğlu’nun “İnsanları zorla istifaya zorlamayı doğru bulmuyorum, demokratik de bulmuyorum, ahlaki de bulmuyorum” parti içinde tartışma yarattı. Kulislerde CHP’li vekillerin, “Melih Gökçek’i de savunmayalım” tepkisini gösterdiği belirtildi.

Tartışmaların odağında yer alan Gökçek, 28 Ekim’de 23 yıldır sürdürdüğü Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden istifa ettiğini açıkladı. “Başarısız olduğum için değil, liderimiz öyle istediği için istifa ediyorum” diyen Gökçek, 23 yıllık “başarılarını” sıraladı. Gökçek, sözlerinin devamında şu ifadeleri kullandı:

“Ben bu davanın adamıyım. Dava ahlakından geliyorum, benim davamda nefse uymak yoktur. Benim davamda şahsi çıkarlarla davaya zarar vermek yoktur. Benim davamda liderin kararlarına uymak gerekir. Emir, demiri keser. Ben bu vebalin altından kalkamam.”

“Aramızı açanları helak et ya Rab”

“Sözlerimi bir dua ile sonlandırmak istiyorum. Bizden görünüp bizden olmayan, görevleri liderimiz Erdoğan ile arasını açmak olan içimizdeki fitnecilere imkan verme, onları helak et ya Rabbim”

“Tehdit ve baskılar aileme kadar ulaştı, külli iradeye teslim oluyorum”

Altepe ve Gökçek’in istifalarının ardından gözler, direndiği iddia edilen son isim olan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur’a çevrildi. Uğur, bugün (30 Ekim 2017) yaptığı açıklamada “Yolsuzluğunuz yok, FETÖ bağlantınız yok fakat ailenize, evinize kadar ulaşan baskılar, hatta tehdide varan müdaleler var. Bu katlanılacak bir durum olmanın ötesine geçmiştir” dedi.

Topbaş, Akdoğan, Altepe ve Gökçek’in aksine “lidere ve davaya bağlılık” vurgusunda bulunmayan Uğur, hem AKP’den hem belediye başkanlığından istifa ettiğini duyurduğu açıklamasında şunları kaydetti:

“Kendi adıma şunu söylemeliyim. Yolsuzluğunuz yok, FETÖ bağlantınız yok fakat ailenize, evinize kadar ulaşan baskılar, hatta tehdide varan müdaleler var. Bu katlanılacak bir durum olmanın ötesine geçmiştir. AK Parti’de siyaset yapma imkanımız ortadan kalkmıştır. Külli iradeye teslim olarak cüzi irademle milletime vefa gösteriyorum. Partime ve başkanlık görevime burada veda ediyorum. Vicdan rahatlığı ile bu kararı almış buluyorum. Hepinize, bütün hemşehrilerime, uzun mesai yıllarımda bana destek olan aileme teşekkür ediyorum.”

Kaynak : http://t24.com.tr/

Yorum yazmak için Giriş yapmalısınız.