HDP, cezaevi önünden seslendi: Altın harflerle ‘Hayır’ yazacağız

Print Friendly, PDF & Email

Halkların Demokratik Partisi (HDP), referandum kampanyasının ikinci bölümünü eş başkanlarının tutuklu bulunduğu cezaevlerinden başlattı.

Referandumda ‘Hayır’ diyen HDP, 16 Nisan için kampanyasını 2 Mart’ta İstanbul, Diyarbakır ve İzmir’de eş zamanlı olarak başlatmıştı.

HDP’liler dün kampanyalarının ikinci bölümü için eş genel başkanlar Selahattin Demirtaş’ın tutulduğu Edirne Cezaevi ve Figen Yüksekdağ’ın tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevi önüne geldi.

‘Mutlaka kazanacağız’

Edirne Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi önünde toplanan HDP’liler ‘Mutlaka kazanacağız’ yazılı pankart açtı.

HDP heyetinde meclis başkan vekili Pervin Buldan, İstanbul milletvekili Erdal Ataş, eş genel başkan yardımcıları Serpil Kemalbay ve Sezai Temelli, MYK üyesi Çilem Öz, İstanbul İl Eş Genel Başkanı Esengül Demir ve Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Genel Başkanı Çiçek Otlu yer aldı.

Buldan, kendi başkanlarının ‘rehin tutulduğu bir süreç’te, başka parti başkanlarının özgürce kampanya yaptığından bahsetti.

Buldan, şunları söyledi: “Bunun adil ve eşit olmadığını düşünüyoruz. Zaten başkanlarımızın cezaevinde tutulduğu bir süreçte ne adil ne de eşit bir referandum seçiminden bahsedemeyiz. Onlar rehin alınmış olabilirler ancak onların yerine ‘Hayır’ı güçlü bir şekilde yürüteceğimize söz veriyoruz.”

Edirne’de yaşayan Pomak, Roman, Türk, Kürt, Alevi yurttaşlara seslenen Buldan, referandumun yapılacağı 16 Nisan’ın tarihi bir fırsat olduğunu kaydetti: “Aydınlık, demokratik bir Türkiye için 16 Nisan sabahı tercihinizi ‘Hayır’dan yana kullanınız. Biz inanıyoruz ki bu 18 maddelik anayasa taslağı Türkiye’ye hiçbir fayda getirmeyecektir. Retçi, inkarcı, milliyetçi ve faşist bir anayasa tercihine hiç kimse ‘Evet’ demeyecektir. Bizlerin tercihi elbette ki, daha çoğulcu bir anayasadan yanadır. Kocaman bir ‘Hayır’ı 16 Nisan’da altın harflerle yazacağımıza inanıyoruz. ‘Hayır’, Türkiye’nin hayrına olacaktır.”

Fotoğraflar: DHA

HDP’liler, eş genel başkan Figen Yüksekdağ’ın tutuklu bulunduğu Kocaeli’deki Kandıra Cezaevi önünde de toplandı.

Dihaber’in aktardığına göre cezaevi önünde yapılmak istenen açıklama, valilik tarafından engellendi. Bunun üzerine HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, MYK üyesi Gülsüm Ağaoğlu ve parti meclisi üyesi Hüseyin Göze, partinin il binasına geçti.

Paylan, cezaevi önünde basın açıklaması yapmalarının engellediğini hatırlatarak “Binlerce kamu görevlisiyle engellemeye çalışılması, nasıl korktuklarını gösteriyor. Korku dağlarının her yeri sardığını gösteriyor. Halkın iradesinden, halktan korkmalılar, çekinmemeliler. Halktan korkuyorlar ve korkmaya da devam etsinler” diye konuştu.

“Onlar yolumuzu kesmeye çalışırlar ama sesimizi, sözümüzü asla kesemeyecekler” diyen Paylan, eş genel başkanlar, siyasetçiler ve belediye başkanlarının ‘rehin alınmasına’ kuvvetli bir şekilde ‘Hayır’ diyeceklerini anlattı.

HDP’li vekil, AKP’ye sandıkta cevap verilmesi çağrısı yaptı: “Onlara, en net cevabı sandıkta verelim. Yüzde 51-52 ile değil yüzde 58 ile yüzde 60’la ‘Hayır’ diyelim ki bir daha bu uygulamalara cesaret edemesinler. Çok daha büyük bir ‘Hayır’la bu uygulamalara ‘Hayır’ diyeceğiz ve emin olun siyasette devran dönecek. Tekrar yeni bir demokrasi anlayışının, yeni bir müzakere anlayışının yeni bir barış anlayışının önü açılacaktır. Biz ne kadar kuvvetli bir ‘Hayır’ dersek, bir daha bu devlet içinde hiçbir aygıt ve mekanizma bu uygulamaları bize reva göremeyecek. Yüzde 51’in kazanacağı yüzde 49’un kaybedeceği duygusuyla değil hepimizin, yüzde 100’ün kazanacağı duygusuyla ‘Hayır’ diyelim.”

MYK üyesi Gülsüm Ağaoğlu da HDP’lilerin tutuklanmasını ‘partinin iradesini kırmak’ olarak değerlendirdi.

Ağaoğlu, “Kadın vekillerimiz, temsiliyetlerimizin birçoğu Kandıra’da rehin tutuluyor. Kadın temsiliyetine yönelik uygulama olduğunu biliyoruz. Bu devletin kararlarını tanımıyoruz” dedi.

Eş başkanlar dahil 13 vekil tutuklu

Eş başkanlar Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da aralarında olduğu HDP’li 12 vekil, 4 Kasım 2016’da sabaha karşı evlerine yapılan polis baskınıyla gözaltına alınmıştı.

Diyarbakır milletvekilleri Ziya Pir ve İmam Taşçıer ile Ankara milletvekili Sırrı Süreyya Önder adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Demirtaş ve Yüksekdağ’la birlikte grup başkan vekili İdris Baluken, Şırnak milletvekilleri Leyla Birlik ve Selma Irmak, Diyarbakır milletvekili Nursel Aydoğan, Hakkari milletvekili Abdullah Zeydan, Mardin milletvekili Gülser Yıldırım ve Şırnak milletvekili Ferhat Encü tutuklanmıştı. İki gün sonra da Hakkari Milletvekili Nihat Akdoğan tutuklanmıştı.

HDP Diyarbakır Milletvekili Çağlar Demirel ve Siirt Milletvekili Besime Konca da Ankara’da gözaltına alınmalarının ardından 12 Aralık 2016’da tutuklanmıştı. Böylece tutuklu vekil sayısı 12’ye yükselmişti.

Birlik’in ardından Baluken’in de tahliye edilmesiyle beraber tutuklu HDP’li vekillerin sayısı 10’a düşmüştü.

Buna karşılık Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş ve Kars Milletvekili Ayhan Bilgen’in tutuklanmasıyla sayı yeniden 12’ye yükselmişti.

Encü’nün salıverilmesiyle 11’e düşen HDP’li tutuklu vekil sayısı, Encü’nün tutuklanmasıyla yeniden 12’ye yükselmişti.

Baluken’in yeniden tutuklanmasıyla sayı 13’e çıkmıştı.

Kaynakhttp://www.diken.com.tr/

Yorum yazmak için Giriş yapmalısınız.